FC Barcelona'nın eski başkanı Josep Maria Bartomeu (Barselona, 1963), kulübün tarihinin en kötü başkanı olduğu yönündeki eleştirilere karşı sessizliğini bozdu. 2014 yılında Sandro Rosell'in istifasının ardından göreve gelen ve 2015'teki üçlü kupa (La Liga, Copa del Rey, UEFA Şampiyonlar Ligi) zaferiyle yeniden başkan seçilen Bartomeu, Ekim 2020'de, sportif başarısızlıklar ve koronavirüs pandemisinin tetiklediği ekonomik krizin ortasında istifa etmek zorunda kalmıştı. Beş buçuk yıl sonra, uzun süredir röportaj taleplerini reddeden Bartomeu, yönetim dönemindeki ekonomik kararlarını savunmak üzere belgelerle birlikte kamuoyunun karşısına çıktı. Bu çıkış, kulübün hala onun döneminden kalan finansal ve sportif sorunlarla boğuştuğu bir zamanda gerçekleşti.
Bartomeu'nun Yükselişi ve Görev Süresinin Zorlu Yılları
Josep Maria Bartomeu, FC Barcelona yönetiminde ilk olarak Joan Laporta döneminde, daha sonra Sandro Rosell'in başkanlığında asbaşkan olarak görev aldı. Rosell'in 2014 yılında Neymar transferindeki usulsüzlük iddiaları nedeniyle istifa etmesinin ardından başkanlık koltuğuna oturdu. Bir yıl sonra, Lionel Messi, Luis Suárez ve Neymar'dan oluşan efsanevi "MSN" üçlüsünün önderliğindeki takımın kazandığı tarihi üçlü kupa, Bartomeu'ya büyük bir kamuoyu desteği sağlayarak onu 2015 seçimlerinde ezici bir zaferle yeniden başkanlığa taşıdı. Bu dönem, kulübün sportif zirveye ulaştığı ve gelirlerinin rekor seviyelere çıktığı bir süreç olarak kayıtlara geçti. Ancak, bu parlak başlangıcın ardından kulüp için zorlu bir dönem başladı.
Bartomeu'nun başkanlığının sonraki yılları, sportif başarıların düşüşü ve giderek artan finansal sorunlarla gölgelendi. Özellikle UEFA Şampiyonlar Ligi'ndeki dramatik elenmeler (Roma'ya karşı 2018'de, Liverpool'a karşı 2019'da ve Bayern Münih'e karşı 8-2'lik tarihi yenilgiyle 2020'de) taraftarların sabrını taşırdı. Kulübün transfer politikasında yapılan yüksek maliyetli ve genellikle başarısız transferler (Ousmane Dembélé, Philippe Coutinho, Antoine Griezmann gibi oyunculara ödenen yüz milyonlarca Euro), kulübün borcunu katlayarak artırdı. Bartomeu yönetimi, Neymar'ın Paris Saint-Germain'e rekor bir bedelle transfer olmasının ardından kadro kalitesini korumakta zorlandı ve bu durum sportif düşüşü hızlandırdı.
Ekonomik Miras ve Tartışmaların Gölgesinde İstifa
Bartomeu'nun görev süresinin en tartışmalı yönlerinden biri, kulübün ekonomik yönetimiydi. Başkanlığı döneminde kulübün gelirleri artış gösterse de, aynı zamanda borçları da hızla yükseldi. Özellikle "Espai Barça" adı verilen Nou Camp'ın yenilenmesi ve çevresinin geliştirilmesi projesi, büyük bir mali yükümlülük getirirken, koronavirüs pandemisi bu yükü daha da ağırlaştırdı. Pandemiyle birlikte maç gelirleri, sponsorluk anlaşmaları ve müze ziyaretleri gibi önemli gelir kalemleri büyük darbe aldı. Bartomeu, bu süreçte kulübün gelirlerini artırmak için çeşitli yollar denese de, artan maaş yükü ve başarısız transferler nedeniyle kulübün finansal durumu kritik bir noktaya geldi.
Ekonomik sorunların yanı sıra, Bartomeu yönetimi "Barçagate" skandalıyla da sarsıldı. Bu skandal, yönetimin sosyal medyada kulüp muhaliflerini karalamak ve kendi imajını parlatmak için bir şirketle anlaştığı iddialarını içeriyordu. Bu iddialar, kulüp üyeleri arasında büyük tepkiye yol açtı ve Bartomeu'nun güvenilirliğini ciddi şekilde zedeledi. Nihayetinde, taraftarlar ve üyeler tarafından başlatılan bir güvensizlik oylaması girişimi, Bartomeu'nun Ekim 2020'de istifa etmesine neden oldu. Bu istifa, kulübün içinde bulunduğu sportif ve finansal krizin bir yansımasıydı ve Bartomeu'nun görev süresi, kulüp tarihinde en çalkantılı dönemlerden biri olarak hafızalara kazındı. Bartomeu'nun şimdi bu eleştirilere karşı kendini savunma çabası, kulübün geleceği ve geçmişi arasındaki karmaşık ilişkinin bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.


