FC Barcelona'nın eski başkanı Josep Maria Bartomeu, kulüpteki tartışmalı görev süresine ilişkin sessizliğini bozdu. 2014'te Sandro Rosell'in istifasıyla göreve gelip, 2015 seçimlerini kazanarak 2020'ye kadar başkanlık yapan Bartomeu, görevden ayrılmasının üzerinden beş buçuk yıl geçtikten sonra ARA gazetesine verdiği röportajda kendisini savundu. Kulüp tarihinin en kötü başkanı olarak anılmasına sert tepki gösteren Bartomeu, bu iddiayı hangi parametrelerle değerlendirdiklerini sorgulayarak kendi dönemindeki sportif ve ekonomik başarıları ön plana çıkardı. Bu açıklamalar, Katalan devinin yakın geçmişindeki çalkantılı dönemi yeniden gündeme getirdi.
Bartomeu, eleştirilere karşı yaptığı savunmada somut verilerle konuştu. Kendi altı yıllık görev süresi boyunca FC Barcelona'nın tam on üç kupa kazandığını belirterek, "Eğer sportif parametrelerden bahsediyorsak, benim dönemimde on üç kupa kazandık" dedi. Ekonomik açıdan da kulübe yüz milyonlarca Euro kazandırdığını iddia eden eski başkan, "Ekonomik parametrelerden bahsedeceksek, altı yılda Barça'ya 100 milyon Euro'dan fazla gelir sağladım" ifadelerini kullandı. Ayrıca, Camp Nou'nun modernizasyonunu içeren Espai Barça projesinin de pandemi nedeniyle ertelendiğini, aksi takdirde stadyum reformunun çoktan başlamış olacağını vurguladı. Bartomeu'nun bu açıklamaları, onun döneminde yaşanan büyük borçlanma ve sportif düşüş eleştirileriyle keskin bir tezat oluşturuyor.
Bartomeu Döneminin Çelişkili Mirası: Kupalar ve Krizler
Josep Maria Bartomeu'nun başkanlık dönemi, bir yandan kazanılan kupalarla (dört La Liga şampiyonluğu, bir UEFA Şampiyonlar Ligi kupası ve dört Copa del Rey) parlarken, diğer yandan kulübün finansal yapısında derin yaralar açması ve sportif prestijini zedelemesiyle hatırlanıyor. Özellikle 2015'teki üçlü kupa (La Liga, Şampiyonlar Ligi, Copa del Rey) zaferi, Bartomeu'nun ilk yıllarındaki başarıları arasında öne çıksa da, sonraki yıllarda Şampiyonlar Ligi'nde alınan ağır yenilgiler (Roma'ya 3-0, Liverpool'a 4-0, Bayern Münih'e 8-2) kulübün Avrupa'daki hegemonyasını ciddi şekilde sarstı. Bu yenilgiler, takımın yaşlanan kadrosu ve transfer politikasındaki hatalar nedeniyle Bartomeu yönetimine yönelik eleştirilerin dozunu artırdı.
Ekonomik cephede ise Bartomeu'nun "100 milyon Euro'dan fazla gelir sağladık" savunması, kulübün o dönemde biriken devasa borçlarıyla çelişiyor. Bartomeu'nun ayrıldığı 2020 yılında FC Barcelona'nın net borcunun 1,2 milyar Euro'yu aştığı iddia edilmişti. Bu borç yükünün temelinde, astronomik bonservis bedelleriyle yapılan ancak beklenen performansı gösteremeyen transferler (Ousmane Dembélé, Philippe Coutinho, Antoine Griezmann gibi oyunculara harcanan yüz milyonlarca Euro), yüksek maaş bütçesi ve pandemi öncesinde zaten gergin olan finansal yapı yatıyordu. Ayrıca, "Barçagate" skandalı olarak bilinen, kulübün sosyal medyada kendi oyuncularını ve rakiplerini kötüleyen içerikler üretmek için bir şirketle anlaşması iddiaları da Bartomeu'nun itibarını zedeleyen önemli olaylardan biriydi.
Pandeminin Gölgesinde Espai Barça ve Kulübün Geleceği
Bartomeu'nun bahsettiği Espai Barça projesi, kulübün uzun vadeli stratejisinin önemli bir parçasıydı. Camp Nou'nun modernize edilmesi, yeni bir Palau Blaugrana (basketbol ve diğer salon sporları için arena) inşa edilmesi ve çevresindeki tesislerin yenilenmesini öngören bu proje, yaklaşık 1,5 milyar Euro'luk bir yatırım gerektiriyordu. Bartomeu, projenin pandemi nedeniyle ertelendiğini belirtse de, projenin finansmanı ve uygulanması zaten tartışma konusuydu. Covid-19 pandemisinin küresel ekonomiye ve özellikle futbol kulüplerinin gelirlerine vurduğu darbe, FC Barcelona gibi maç günü gelirlerine, müze ziyaretlerine ve turizme büyük ölçüde bağımlı kulüpleri çok daha derinden etkiledi. Pandemi, zaten kırılgan olan finansal yapıyı adeta çöküşün eşiğine getirdi ve Bartomeu'nun istifasını hızlandıran faktörlerden biri oldu.
Josep Maria Bartomeu'nun dönemi, FC Barcelona'nın altın çağının sonunu ve yeni bir kriz döneminin başlangıcını temsil ediyor. Onun başkanlığı, kulübün efsanevi oyuncusu Lionel Messi'nin ayrılık isteğiyle doruk noktasına ulaşan sportif ve kurumsal bir çalkantıyla sona erdi. Bartomeu'nun kendisini savunma çabaları, kulübün karmaşık tarihine ve taraftarların farklı beklentilerine işaret ediyor. Kimi taraftarlar ve analistler onun dönemindeki kupa sayısını vurgularken, büyük çoğunluk kulübün finansal çöküşünü, transfer hatalarını ve sportif prestij kaybını onun hanesine yazıyor. Bartomeu'nun mirası, FC Barcelona'nın gelecekteki yönetimleri için ders niteliğinde olup, kulübün sürdürülebilir başarıyı ve finansal istikrarı nasıl yeniden yakalayacağı sorusu hala güncelliğini koruyor.
