Yapay zeka (YZ) teknolojisi, son yıllarda eşi benzeri görülmemiş bir gelişim ve ilgi odağı haline gelmiştir. Bu dönüştürücü teknoloji, kamu yönetiminin iç işleyişini iyileştirme ve vatandaşlarla olan etkileşimi hızlandırma potansiyeli taşırken, aynı zamanda uygunsuz kullanımı durumunda genel çıkarlar ve bireysel haklar için önemli riskler de barındırabilmektedir. Bu bağlamda, İspanya'nın önemli şehirlerinden Barselona, belediye hizmetlerinde yapay zekanın etik kullanımını sağlamak amacıyla iddialı bir adım atmıştır.
Barselona Belediyesi (Ajuntament de Barcelona), Belediye Başkanı Jaume Collboni'nin açıklamasına göre, önümüzdeki üç yıl içinde (2028 yılına kadar) belediye yönetimi ve vatandaşlara yönelik hizmetlerde yapay zekanın "kriterli" kullanımını teşvik etmek amacıyla tam 9,4 milyon avro yatırım yapacak. Bu büyük bütçeli hamle, şehrin teknolojik liderliğini yeniden kazanma ve yapay zekayı etik, demokratik ve sürdürülebilir ilkelerle entegre etme kararlılığını ortaya koyuyor. Belediye, 2021 yılında teknoloji bütçesinin %1,9'unu bu alana ayırmışken, bu yıl onaylanan bütçelerde bu oran %3,1'e yükselerek yapay zekaya verilen önemin altını çizmiştir.
Bu kapsamlı yatırım, 'L’Estratègia per a l’adopció ètica, democrática i sostenible de la intel·ligència artificial' (Yapay Zekanın Etik, Demokratik ve Sürdürülebilir Benimsenmesi Stratejisi) adı verilen yeni bir plan aracılığıyla hayata geçirilecek. Bu strateji, altı ana eksen ve yirmi bir hedef altında toplanan otuz yedi somut eylemi içeriyor. Bu eylemlerle, Barselona Belediyesi hem kendi iç işleyişini modernize etmeyi hem de vatandaşlara sunulan hizmetlerin kalitesini ve erişilebilirliğini artırmayı hedefliyor.
Yeni strateji çerçevesinde, belediye şimdiden vatandaşların en büyük endişelerinden biri olan konut mevzuatı hakkındaki soruları yanıtlamak üzere HATBOT adında bir yapay zeka asistanını devreye soktu. Ayrıca, sanal işlemlerin daha hızlı yapılabilmesi için bilgilendirici bir asistan üzerinde çalışılıyor. Bu asistan, vatandaşların hangi adımları izlemesi gerektiğini ve gerekli belgeleri öğrenmelerini sağlayacak. Özellikle belediye siciline kayıt (padrón municipal) ve yeşil alan kaydı gibi en çok talep gören işlemlerle ilgili olarak test edilen bu asistanın, önümüzdeki haftalarda hem belediye çalışanları hem de vatandaşlar için erişilebilir olması bekleniyor.
Barselona, çok kültürlü yapısıyla bilinen bir şehir olduğundan, dil bariyerleri de önemli bir sorun teşkil edebiliyor. Bu sorunu aşmak amacıyla belediye, vatandaş hizmetlerinde simultane çevirmenlerin kullanılmasını planlıyor. Belediye çalışanlarının farklı diller konuşan vatandaşlarla iki yönlü iletişim kurabilmesini sağlayacak bu çevirmenler, şu anda Belediye Sosyal Hizmetler Enstitüsü'nde test ediliyor. Yaklaşık 75.000 avro değerinde 180 adet cihazın satın alımı için ihale süreci tamamlandı ve bu cihazların yaz gelmeden faaliyete geçmesi öngörülüyor.
Yapay zeka yatırımları sadece vatandaşlara yönelik hizmetlerle sınırlı değil, aynı zamanda belediye içindeki operasyonel verimliliği artırmayı da hedefliyor. Yeni strateji kapsamında, belediye çalışanları için gelişmiş toplantı transkripsiyon sistemleri, anonimleştirme araçları, olay sınıflandırma sistemleri ve mali denetim, finansal kontrol ve iç yönetim için uzmanlaşmış asistanlar geliştiriliyor. Bu araçlar, bürokratik süreçleri hızlandırarak ve hata payını azaltarak belediyenin genel işleyişine önemli katkılar sağlayacak.
Barselona'nın Yapay Zeka Vizyonu ve Küresel Bağlam
Yapay zeka, son on yılda makine öğrenimi, derin öğrenme ve büyük veri analizi gibi alanlardaki ilerlemelerle hayatımızın her köşesine nüfuz etmeye başlamıştır. Bu hızlı gelişim, sağlık, eğitim, ulaşım ve kamu hizmetleri gibi pek çok sektörde devrim niteliğinde değişiklikler vaat ederken, aynı zamanda veri gizliliği, algoritmik ayrımcılık, şeffaflık eksikliği ve işsizlik gibi ciddi etik ve toplumsal endişeleri de beraberinde getirmiştir. Avrupa Birliği, bu endişeleri gidermek ve yapay zekanın güvenilir bir çerçevede geliştirilmesini sağlamak amacıyla "Yapay Zeka Yasası" (AI Act) gibi kapsamlı düzenlemeler üzerinde çalışarak, etik ve insan odaklı bir yaklaşımı benimsemektedir. Barselona'nın bu hamlesi de, AB'nin genel vizyonuyla uyumlu bir şekilde, yerel düzeyde etik bir YZ yönetişimi oluşturma çabasını yansıtmaktadır.
Barselona, uzun yıllardır "akıllı şehir" konseptinin öncülerinden biri olarak tanınmaktadır. Şehir, teknoloji ve inovasyonu kentsel yaşam kalitesini artırmak için kullanan projeleriyle uluslararası alanda birçok kez ödüllendirilmiştir. Belediye Başkanı Jaume Collboni'nin "şehrin teknoloji kullanımındaki lider konumunu geri kazanmak istiyoruz" ifadeleri, bu köklü geleneğe bir atıftır. Barselona, akıllı aydınlatma sistemlerinden, sensör tabanlı atık yönetimine kadar birçok alanda dijital çözümleri başarıyla uygulamış bir şehirdir. Şimdi ise bu deneyimini, yapay zekanın sunduğu yeni fırsatlarla birleştirerek, geleceğin belediyecilik modelini inşa etmeyi hedeflemektedir.
Barselona'nın bu yerel girişimi, İspanya'nın ulusal yapay zeka stratejisiyle de paralel ilerlemektedir. İspanya Hükümeti, yapay zeka alanında Ar-Ge'yi desteklemek, yetenek havuzunu geliştirmek ve kamu sektöründe YZ kullanımını teşvik etmek için Ulusal Yapay Zeka Stratejisi'ni (Estrategia Nacional de Inteligencia Artificial) yürürlüğe koymuştur. Benzer şekilde Türkiye de, 2021-2025 Ulusal Yapay Zeka Stratejisi ile bu alandaki küresel rekabette yerini almayı hedeflemektedir. Türkiye'nin stratejisi; insan kaynağını güçlendirme, Ar-Ge ve inovasyonu destekleme, veri altyapısını geliştirme ve etik ve yasal düzenlemeleri oluşturma gibi altı ana eksen üzerine kurulmuştur. Bu örnekler, yapay zekanın sadece teknolojik bir mesele olmaktan çıkıp, ulusal ve yerel yönetimlerin stratejik bir önceliği haline geldiğini göstermektedir.
Etik YZ'nin Geleceği ve Beklentiler
Barselona'nın bu iddialı yapay zeka stratejisi, belediyecilik hizmetlerinde önemli bir dönüşüm potansiyeli taşımaktadır. Vatandaşların bürokratik işlemleri daha hızlı ve kolay halletmesi, dil bariyerlerinin ortadan kalkması ve sosyal yardımlara erişimin artırılması gibi somut faydalar beklenmektedir. Belediye Başkanı Collboni'nin de belirttiği gibi, yapay zeka, mobilite verimliliğini artırabilir veya sosyal yardımlardan faydalanabilecek ancak bundan haberi olmayan nüfusun %30-40'ına ulaşarak sosyal destekleri genişletebilir. Ancak bu faydaların yanı sıra, yapay zekanın etik kullanımı konusunda sürekli dikkatli olunması gerekmektedir. Veri gizliliği, algoritmik önyargıların önlenmesi, şeffaflık ve hesap verebilirlik gibi konular, bu tür sistemlerin geliştirilmesi ve uygulanması sırasında sürekli olarak gözetilmesi gereken kritik unsurlardır. Barselona'nın "etik, demokrasi ve sürdürülebilirlik" değerlerine vurgu yapması, bu risklerin farkında olunduğunu ve proaktif bir yaklaşım sergilendiğini göstermektedir.
Barselona'nın bu kapsamlı ve etik odaklı yapay zeka stratejisi, dünya genelindeki diğer şehirler ve yerel yönetimler için önemli bir örnek teşkil edebilir. Kamu hizmetlerinde yapay zekanın nasıl sorumlu bir şekilde entegre edilebileceğine dair bir yol haritası sunarak, dijital dönüşümün sadece teknolojik bir süreç değil, aynı zamanda toplumsal değerlerle uyumlu olması gereken bir süreç olduğunu vurgulamaktadır. Gelecekte, daha fazla şehrin Barselona'nın izinden giderek, yapay zeka teknolojilerini vatandaşlarının refahı ve şehirlerinin sürdürülebilirliği için kullanırken, etik ilkeleri de ön planda tutması beklenmektedir. Bu, teknolojinin insanlığın hizmetine sunulduğu, daha adil ve verimli bir kamu yönetimi anlayışının kapılarını aralayabilir.



