İspanya'nın kuzeydoğusundaki Catalunya (Katalonya) özerk bölgesine bağlı Barselona (Barcelona) ilinde bu yaz orman yangınları alarm verici boyutlara ulaştı. Bölge, ilkbaharda yaşanan olağanüstü yağışların ardından ormanlık alanların gür bitki örtüsüyle kaplanmasıyla yeşile bürünmüştü. Ancak, bu yoğun bitki örtüsü, yaz aylarında peş peşe gelen beş yoğun sıcak hava dalgasıyla kuruyarak alevler için ideal bir yakıt deposuna dönüştü. Barselona İl Meclisi'nin (Diputación de Barcelona) açıklamasına göre, bu durum, Haziran ortasından Eylül başına kadar süren yaz yangınları sezonunun, 2022'ye kıyasla hem yangın sayısında hem de yanan alan miktarında önemli bir artışla kapanmasına neden oldu.
İl Meclisi yetkililerinin gazetecilere yaptığı açıklamada, Barselona ilinde bu dönemde toplam 154 yangın meydana geldiği belirtildi. Bu sayı, geçen yıla göre %25'lik bir artışı temsil ediyor. Yanan alan miktarı ise daha da endişe verici bir tablo çiziyor; toplamda 1.200 hektarlık alanın kül olduğu ve bu rakamın bir önceki yıla göre yedi kat daha fazla olduğu kaydedildi. Bu büyük artışın önemli bir kısmı, iki büyük yangınla açıklanıyor: l'Anoia bölgesindeki Carme'de çıkan ve yaklaşık 450 hektarı yok eden yangın, ildeki en büyük yangın olarak kayıtlara geçti. Vallès Occidental'daki Sentmenat'ta meydana gelen diğer yangın ise yaklaşık 185 hektarlık alanı etkiledi. Bu iki yangın, yaz boyunca yanan toplam yüzeyin yaklaşık %54'ünü oluşturdu.
Yanan alanlardaki bu ciddi artışa rağmen, Yangın Önleme ve Orman Yönetimi Temsilcisi Jordi Fàbrega, yıl boyunca yürütülen önleme çalışmalarının birçok yangının çok daha büyük boyutlara ulaşmasını engellediğini savundu. Fàbrega, "Sıcak hava dalgaları ve bunların İspanya'nın diğer bölgelerindeki sonuçları göz önüne alındığında, iyimserim" diyerek, Ávila'da ülkenin tarihindeki en büyük yangınlardan birinin yaşandığı bir yazın ardından Barselona'daki durumun daha kötü olabileceğine dikkat çekti. Bu açıklama, önleyici tedbirlerin potansiyel felaketleri önlemedeki kritik rolünü vurgulamaktadır.
Barselona İl Meclisi, ormanlık alanlara sahip 285 belediyede geniş çaplı bir bilgilendirme ve gözetim mekanizması oluşturdu. Bu kampanya kapsamında, yaklaşık 40 mobil birim görev aldı ve bu birimlerdeki görevliler, 62.000'den fazla kişiye doğrudan bilgi verdi. Bu çalışmalar sadece riskli davranışlar konusunda uyarı yapmakla kalmadı, aynı zamanda doğal ortamda bir yangınla karşılaşılması durumunda nasıl hareket edileceği konusunda da eğitimler sağladı. Bu proaktif yaklaşım, yerel halkın yangın risklerine karşı bilinçlenmesini ve acil durumlarda doğru tepkiler vermesini hedefliyor.
İklim Değişikliği ve Akdeniz Ormanları Üzerindeki Etkisi
Akdeniz havzası, son yıllarda iklim değişikliğinin etkilerini en yoğun hisseden bölgelerden biri haline geldi. Artan sıcaklıklar, düzensiz yağış rejimleri ve uzun süreli kuraklık dönemleri, bölgedeki ormanları yangınlara karşı daha savunmasız kılıyor. Barselona'da bu yaz yaşananlar, bu küresel eğilimin yerel bir yansımasıdır. İlkbahardaki yoğun yağışlar, bitki örtüsünün hızla büyümesine neden olurken, ardından gelen aşırı sıcaklar bu "yakıtı" hızla kurutarak yangın riskini katlamıştır. Bu durum, sadece İspanya için değil, benzer iklim koşullarına sahip Türkiye gibi Akdeniz ülkeleri için de büyük bir endişe kaynağıdır. Türkiye de son yıllarda Muğla, Antalya ve İzmir gibi illerde yıkıcı orman yangınlarıyla mücadele etmek zorunda kalmış, bu da Akdeniz ekosistemlerinin kırılganlığını ve iklim değişikliğinin somut etkilerini gözler önüne sermiştir.
Orman yangınlarının artmasında, kırsal alanların terk edilmesi ve orman yönetimindeki aksaklıklar da önemli bir rol oynamaktadır. Jordi Fàbrega'nın "Ağaç kesmek, bu ormanları korumak ve hayatta kalmalarını sağlamak için bir zorunluluktur" şeklindeki ifadesi, bu bağlamda derin bir anlam taşımaktadır. Onlarca yıldır devam eden ormancılık faaliyetlerinin ihmali, ormanlarda aşırı yakıt birikimine yol açmıştır. Bu durum, giderek artan aşırı sıcaklıklarla birleştiğinde, yangınların potansiyelini ve yıkıcı gücünü artırmaktadır. Uzmanlar, ormanların sağlığını korumak ve yangın riskini azaltmak için kontrollü kesim, budama ve orman altı temizliği gibi aktif orman yönetimi uygulamalarının hayati önem taşıdığını belirtmektedir. Bu tür müdahaleler, orman yapısını seyrelterek yangınların yayılmasını yavaşlatabilir ve daha kolay kontrol altına alınmasını sağlayabilir.
Önleyici Tedbirler ve Gelecek Stratejileri
Barselona İl Meclisi, yangın önleme ve gözetim faaliyetlerine bu yıl yaklaşık 13 milyon € kaynak ayırdı. Bu bütçe, 2.600 kilometreden fazla orman yolunun bakımı, stratejik olarak belirlenen 1.250 hektarlık alanın yönetimi ve yerleşim yerleri ile kentleşmiş bölgeler çevresindeki koruma şeritlerindeki çalışmalar gibi önemli faaliyetlerde kullanıldı. Ayrıca, gözetim çalışmaları sırasında 2.600'e yakın yasa dışı çöp dökme alanı tespit edildi. Bu alanların çoğu, metropol çevresinde bulunuyor ve inşaat atıkları, lastikler ve yasa dışı esrar tarlalarından kalan atıklar gibi yangın için potansiyel yakıt olabilecek malzemeler içeriyordu. Bu tür atıkların temizlenmesi, yangın riskini azaltmanın önemli bir parçasıdır.
Operasyon, ildeki yaklaşık 4.800 gönüllüyü bir araya getiren 129 Orman Savunma Grupları'ndan (Agrupacions de Defensa Forestal - ADF) da destek aldı. Fàbrega'ya göre, bu gönüllüler hem gözetim hem de yangın başlangıçlarına hızlı müdahale açısından kilit rol oynadılar. Ayrıca, elektrik hatlarındaki 1.800'den fazla sorun da tespit edildi; bu sorunlar arasında hatlara yakın bitki örtüsü veya kötü durumdaki direkler gibi yeni yangınlara neden olabilecek potansiyel tehlikeler bulunuyordu. Bu kapsamlı önleyici tedbirler, yangın riskini çok yönlü bir şekilde ele alarak olası felaketlerin önüne geçmeyi amaçlamaktadır.
İl Meclisi, gelecekte orman, tarım ve yaygın hayvancılığı bir araya getiren daha "mozaik" bir peyzaj hedefliyor. Bu strateji, yangınlara karşı daha dirençli bir ekosistem yaratmayı amaçlıyor. Genişletilmesi düşünülen deneyimler arasında, koruma şeritlerini sürdürmek için sürülerden yararlanılması ve Maresme bölgesindeki eski üzüm bağlarının doğal yangın şeritleri olarak yeniden canlandırılması yer alıyor. Üzüm bağları, düşük yanıcılıkları ve açık alan yapıları nedeniyle yangınların yayılmasını engelleyebilecek etkili doğal bariyerler oluşturabilir. Ayrıca, Bages ve Moianès bölgelerinde gerçekleştirilen pilot bir denemenin ardından, tarım makinelerine hızlı söndürme sistemleri yerleştirilmesi de planlanıyor. Bu, özellikle tarımsal faaliyetler sırasında çıkan yangınların hızla kontrol altına alınmasına yardımcı olacak kritik bir adımdır.
Barselona'da bu yaz yaşanan yangınlar, iklim değişikliğinin Akdeniz ekosistemleri üzerindeki artan baskısını ve proaktif orman yönetiminin hayati önemini bir kez daha gözler önüne serdi. Artan yangın sayısı ve yanan alan miktarına rağmen, uygulanan önleyici tedbirlerin daha büyük felaketleri engellemedeki başarısı, doğru stratejilerin ve yatırımların ne kadar değerli olduğunu gösteriyor. Gelecekte, daha sıcak ve kurak yazların "yeni normal" haline geleceği Akdeniz bölgeleri için, entegre orman yönetimi, toplumsal bilinçlendirme ve teknolojik yeniliklerin birleşimi, yangınlarla mücadelede vazgeçilmez olacaktır. Bu çabalar, hem doğal varlıkları korumak hem de insan yaşamını güvence altına almak adına sürekli adaptasyon ve yatırım gerektirecektir.



