Küresel iklim krizinin etkileri her geçen gün daha belirgin hale gelirken, termometreler yazdan yaza rekor seviyelere ulaşmaya devam ediyor. Bu durumun en acı sonuçlarından biri, İspanya'nın önemli şehirlerinden Barselona'da sıcaklığa bağlı ölümlerin geçen yıl %54 oranında artmasıyla kendini gösterdi. Kentte 2023 yılında 370 kişi aşırı sıcaklarla bağlantılı nedenlerle hayatını kaybederken, bu sayı bir önceki yıl (2022) 240 idi. Ölümlerin çoğu doğrudan sıcak çarpmasından değil, uzun süreli aşırı sıcaklara maruz kalma sonucu mevcut hastalıkların kötüleşmesinden kaynaklandı. Bu artış, iklim değişikliğinin insan sağlığı üzerindeki yıkıcı etkisini ve şehirlerin karşı karşıya kaldığı büyük zorluğu gözler önüne seriyor.
İspanya Sağlık Enstitüsü Carlos III'ün Günlük Ölüm İzleme Sistemi (MoMo) verilerine göre, bu yılın başından itibaren Catalunya (Katalonya) bölgesinde sadece 21-24 Haziran tarihleri arasında yaşanan ilk yaz sıcak hava dalgasında 42 kişi yüksek sıcaklıklar nedeniyle yaşamını yitirdi. Özellikle Lleida gibi bölgelerde sıcaklıkların 42 santigrat dereceye kadar yükseldiği bu dönem, yazın henüz başında olmamıza rağmen durumun ciddiyetini ortaya koydu. İspanya Devlet Meteoroloji Ajansı (AEMET), bu yazın "normalden daha sıcak" geçeceğini ve referans değerlerin üzerinde sıcaklıklarla birlikte, öngörülen sık fırtınaların bile aşırı sıcağı yalnızca anlık olarak hafifletebileceğini belirtiyor. Bu boğucu atmosfer, ne yazık ki her yıl özellikle en savunmasız nüfus kesiminde can almaya devam ediyor.
Barselona Halk Sağlığı Ajansı (ASPB) verilerine göre, 1992 ile 2015 yılları arasında aşırı sıcaklıklar 3.500'den fazla ölüme yol açtı. Ancak son on yılın en kötü yılı şüphesiz 2022 oldu; bu yılda yaklaşık 530 sıcaklığa bağlı ölüm kaydedildi. 2023'te 370, 2024'te ise (kaynak haberdeki 2024 rakamı 240 olsa da, muhtemelen 2023'ten önceki yılı ifade ediyor) ölümlerin devam ettiği göz önüne alındığında, son dört yılın verileri ve gelecek projeksiyonları ışığında toplamda 1.440 kişinin aşırı sıcaklar nedeniyle yaşamını yitirdiği alarm verici bir tablo ortaya çıkıyor. Bu rakamlar, iklim değişikliğinin artık uzak bir tehdit olmaktan çıkıp, günlük yaşamın bir parçası haline geldiğini ve acil önlemler alınması gerektiğini gösteriyor.
Risk Altındaki Gruplar: Kadınlar ve Yaşlılar
Sıcaklığa bağlı ölümler incelendiğinde, veriler yıldan yıla değişiklik gösterse de genel eğilim, kadınların ve 75 yaş üstü bireylerin sıcaktan en çok etkilenen gruplar olduğunu ortaya koyuyor. Geçen yıl kaydedilen 370 ölümün 307'sinin kadın, 297'sinin ise 75 yaş üstü kişiler olması bu eğilimi doğrular nitelikte. ASPB'nin geçen yılki raporunda belirtildiği üzere, "Sıcaklıklar yoğun ısı eşiğine ulaştığında ölüm riski önemli ölçüde artmaktadır. Bu artış, konforlu sıcaklıklara sahip günlerle karşılaştırıldığında %44'e ulaşmıştır. Kadınlarda bu oran %74 iken, erkeklerde %16, yaşlılarda ise %50'dir."
Barselona Belediyesi (Ajuntament de Barcelona) Sağlık Meclis Üyesi Marta Villanueva, bu durumun temel nedenlerinden birinin kadınların ortalama yaşam süresinin erkeklerden daha uzun olması olduğunu belirtiyor. Villanueva, "Yaşlı nüfusun çoğunluğunu kadınlar oluşturuyor" diyerek, yalnız yaşayan yaşlı kadınların sıcak hava dalgası sırasında hidrasyon gibi kişisel bakım tavsiyelerine uymakta zorlanmasının risk faktörünü artırdığını ekliyor. Bu nedenle Barselona Belediyesi, risk altındaki bu grupları belirleyerek, Evde Bakım Hizmeti (Servei d'Atenció Domiciliària) aracılığıyla aşırı sıcak günlerde rutin kontroller yapıyor. Bu ve benzeri önlemler, belediyenin vatandaşlarının güvenliğini sağlama çabasının bir parçası olarak artık "istisnai değil, yapısal" hale getirilmiş durumda.
İklim Krizi ve Şehirlerin Direnişi
Aşırı hava olayları ve beraberindeki yüksek sıcaklıklar ne yazık ki bir yıl önce 51 yaşındaki temizlik işçisi Montse Aguilar'ın 28 Haziran 2023'te hayatını kaybetmesine neden olmuştu. Benzer trajedileri önlemek ve temizlik, aydınlatma, bahçıvanlık gibi alanlarda çalışan belediye işçilerinin ve taşeron firmalardaki çalışanların güvenliğini sağlamak amacıyla Barselona Belediyesi, 1.400 adet sıcak çarpması bilekliği dağıttı. Bu bileklikler, aşırı sıcaklarda vücut ısısında bir değişiklik olduğunda sesli, ışıklı veya titreşimli bir sinyalle çalışanları uyararak mola vermelerini ve dinlenmelerini sağlıyor.
Belediye ayrıca 32.000 belediye çalışanını korumak için başka önlemler de aldı. Bunlar arasında, herhangi bir semptoma karşı dikkatli olmaları için eğitimler, nefes alabilen üniformalara geçiş, çalışma saatlerinde ayarlamalar (sabah erken başlama, akşam geç bitirme), hiçbir çalışanın yalnız görev yapmaması, her iki saatte bir 10-15 dakikalık mola verilmesi ve yöneticiler tarafından sürekli denetim yer alıyor. Meclis Üyesi Villanueva, sıcak hava dalgalarının giderek daha sık görüldüğünü ve bunun sadece Barselona'ya özgü bir sorun olmadığını, Avrupa'nın diğer bölgelerinde de gözlemlendiğini belirtiyor. "Şehirler hazırlanmak zorunda," diyen Villanueva, Barselona'nın yıllardır Katalan başkentini "yaşanabilir ve sağlıklı" hale getirmek için çalıştığını vurguluyor.
Sıcakla Mücadelede Yenilikçi Çözümler ve Gelecek Vizyonu
Barselona, iklim kriziyle mücadelede diğer Avrupa şehirlerine (Londra, Paris gibi coğrafi nedenlerle şimdiye kadar bu kadar sıcak hava dalgası yaşamayan şehirler) örnek teşkil ediyor. Villanueva, "Çoğu şehir bizi izliyor" diyerek, Barselona'nın aşırı sıcaklıklarla mücadelede "daha fazla deneyime" sahip olduğunu ve uygulanan önlemlerin diğer şehirler için bir model oluşturduğunu belirtiyor. Bu model, "sağlığı koruyan, ücretsiz, erişilebilir ve termal konforu garanti eden kamusal alanlara" dayanıyor. Bu doğrultuda, Jaume Collboni liderliğindeki belediye, kent genelindeki "iklim sığınaklarının" (refugios climáticos) sayısını yaklaşık 100 artırarak toplamda 500'e çıkardı. Kütüphaneler, müzeler, kültür merkezleri gibi kapalı alanların yanı sıra parklar, bahçeler, okul avluları gibi açık alanlar da bu sığınaklar arasında yer alıyor. Belediye havuzları hariç bu alanlar ücretsiz ve bu yılki kampanya 15 Eylül'e kadar uzatıldı.
Villanueva, Barselona'da yaşayan vatandaşların %91'inin 10 dakikadan az yürüme mesafesinde, %77'sinin ise 5 dakikadan az yürüme mesafesinde bir iklim sığınağına erişebildiğini vurguluyor. Ayrıca, İklim Planı (Pla Clima) kapsamında şehirdeki gölge alanlarını artırma stratejisi de yürütülüyor. 11 milyon € bütçeyle "40.000 metrekare gölge alanı yaratılması" hedefleniyor. Bu kapsamda, 38 çocuk parkı, 21 şehir bölgesi ve 16 okul avlusuna olmak üzere 75 yeni gölgelik kuruldu. Şehir, 2027 yılına kadar 200'den fazla yeni gölge alanına sahip olacak ve böylece vatandaşların güneşin en yoğun olduğu saatlerde bile dışarıda vakit geçirmelerine olanak tanınacak.
Katalan başkenti ayrıca, çocuklara yönelik su oyun alanları gibi termal konfor sağlayabilecek başka bölgelere de sahip. Bu yıl şehir genelinde 18 su oyun alanı bulunuyor, bu da bir önceki yıla göre iki kat artış anlamına geliyor. Ayrıca, Fonts BCN uygulaması üzerinden coğrafi olarak konumlandırılmış 1.740'tan fazla içme suyu çeşmesi de halkın kullanımına sunulmuş durumda. Tüm bu önlemler, aşırı sıcaklıkların yeni bir gerçeklik haline geldiği önümüzdeki sıcak yaz aylarıyla mücadele etmek için atılan adımlar. Meclis Üyesi Villanueva'nın da belirttiği gibi, "Bu olumsuz hava olaylarının giderek daha sık görüldüğünün tamamen farkındayız ve şehirler dönüşmek zorundadır." Bu dönüşüm, Barselona'nın iklim krizine karşı dirençli bir şehir olma yolundaki kararlılığını ve küresel çapta bir örnek teşkil etme potansiyelini gözler önüne seriyor.

