Barselona (Barcelona) ve genel olarak Catalunya (Katalonya) bölgesinde, 2026 ilkbahar dönemi, özellikle alerji hastaları için zorlu geçiyor. Kış aylarında düşen yoğun yağışların toprağı suyla doyurması, ilkbaharda bitki örtüsünün beklenenden daha gür bir şekilde gelişmesine ve dolayısıyla polen seviyelerinin rekor seviyelere yaklaşmasına neden oldu. Katalonya Aerobiyoloji Ağı (Xarxa Aerobiològica de Catalunya - XAC) tarafından açıklanan verilere göre, Mart sonu ve Nisan başında genel polen konsantrasyonları, 1994'ten bu yana kaydedilen en yüksek seviyelere ulaştı.
Bu yılki polen sezonunun karakteristiği, kış yağışlarının ardından gelen yeşillenme ile şekillendi. Nisan ayında yağışların kesilmesine rağmen, ağaç ve otsu bitkilerin çiçeklenmesi güçlü bir şekilde devam etti. Catalunya'da alerjilere en sık neden olan bitki türleri arasında selvi (xiprer), çınar (plàtan d’ombra), zeytin ağacı (olivera) ve özellikle çimenler (gramínies) bulunuyor. Bu türlerin polenleri, bölge halkının önemli bir kısmını etkileyerek solunum yolu rahatsızlıklarına yol açıyor.
Mevcut durumda, 11-17 Mayıs haftası itibarıyla, Barcelona'da meşe (roure) ve palamut (alzina) polen seviyeleri maksimum düzeyde (4 üzerinden 4) seyrediyor. Özellikle şehrin yakınındaki Collserola (Kollserola) bölgesinde meşe ve palamut ağaçlarının yoğun çiçeklenmesi bu duruma katkıda bulunuyor. Palamut ağacının, Collserola'da 300.000'den fazla örneğiyle Barcelona'nın en baskın ağaç türlerinden biri olduğu göz önüne alındığında, bu polen konsantrasyonlarının önemi daha iyi anlaşılıyor. XAC verilerine göre, bu türlerin mevcut polen konsantrasyonları tarihi ortalamaların üzerinde olsa da, henüz mutlak rekor seviyelere ulaşmış değil.
Ancak, Mayıs ayının ortaları itibarıyla, alerji hastaları için asıl endişe kaynağı olan graminiler (çimen polenleri) sezonu başlıyor. Halihazırda yüksek (3 üzerinden 3) seviyelerde seyreden gramini polenlerinin önümüzdeki günlerde daha da artması bekleniyor. Bu durum, çimen polenine alerjisi olan bireyler için yılın en zorlu günlerinin yaklaştığına işaret ediyor. XAC'ın gramini polen konsantrasyonlarına ilişkin grafikleri, mevcut konsantrasyonların tarihi ortalamalara yaklaştığını ve yükseliş trendinde olduğunu gösteriyor.
Polen Alerjisinin Arka Planı ve İklim Değişikliği İlişkisi
Polen alerjisi, bağışıklık sisteminin havada uçuşan polen taneciklerine aşırı tepki vermesi sonucu ortaya çıkan yaygın bir sağlık sorunudur. Hapşırma, burun akıntısı, gözlerde kaşıntı ve sulanma, nefes darlığı gibi belirtilerle kendini gösterir. İspanya'da ve özellikle Akdeniz iklimine sahip bölgelerde, zeytin, çınar, selvi ve çimen gibi bitki türleri yaygın olduğu için polen alerjisi oldukça sık görülür. Türkiye'de de benzer iklim koşullarına sahip bölgelerde, özellikle ilkbahar aylarında, çimen, zeytin ve çeşitli ağaç polenleri alerjik reaksiyonlara neden olmaktadır.
Son yıllarda iklim değişikliği, polen sezonlarının süresi ve yoğunluğu üzerinde önemli etkilere sahip olmuştur. Artan sıcaklıklar bitkilerin daha erken çiçek açmasına ve daha uzun süre polen üretmesine neden olabilmektedir. Düzensiz yağış rejimleri ise, bu yılki Catalunya örneğinde olduğu gibi, kışın bol yağışın ardından ilkbaharda ani bir yeşillenme ve yüksek polen üretimine yol açabilir. Uzmanlar, küresel ısınmanın polen alerjisi prevalansını (yaygınlığını) ve şiddetini artırdığına dair güçlü kanıtlar bulunduğunu belirtmektedir. Bu durum, halk sağlığı açısından önemli bir endişe kaynağı oluşturmakta ve alerji ilaçlarına olan talebi artırmaktadır.
Halk Sağlığı Üzerindeki Etkileri ve Korunma Yolları
Yüksek polen konsantrasyonları, alerjisi olan bireylerin yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürmekle kalmaz, aynı zamanda sağlık sistemleri üzerinde de ek bir yük oluşturur. Acil servis başvurularında artış, reçeteli ve reçetesiz alerji ilaçlarının tüketiminde yükseliş gibi sonuçlar doğurur. Barselona Belediyesi (Ajuntament de Barcelona) ve yerel sağlık otoriteleri, alerji hastalarını düzenli olarak bilgilendirerek ve gerekli önlemleri almalarını tavsiye ederek bu durumun etkilerini azaltmaya çalışmaktadır.
Alerji hastalarının, özellikle polen seviyelerinin yüksek olduğu günlerde, dışarı çıkarken maske takmaları, pencereleri kapalı tutarak ev ve araç içindeki polen maruziyetini azaltmaları, dışarıdan eve geldiklerinde kıyafetlerini değiştirmeleri ve duş almaları önerilmektedir. Ayrıca, doktor kontrolünde alerji ilaçlarını düzenli kullanmak ve polen seviyelerini takip eden XAC gibi resmi kaynaklardan güncel bilgileri almak da büyük önem taşımaktadır. Gelecek dönemde, iklim değişikliğinin etkileriyle birlikte polen sezonlarının daha da öngörülemez hale gelmesi beklendiğinden, bu tür izleme ve bilgilendirme sistemlerinin önemi daha da artacaktır.



