Barselona'nın gözde yeşil alanlarından biri olan Parc del Centre del Poblenou (Poblenou Merkez Parkı), parkın büyük bir bölümüne köpek girişini yasaklayacak yeni bir düzenlemeye hazırlanıyor. Kentin Parcs i Jardins (Parklar ve Bahçeler) departmanı tarafından önerilen bu karar, özellikle tasmasız köpeklerin çim alanlara zarar vermesi ve diğer park kullanıcılarıyla yaşanan sürtüşmelerin artması üzerine alındı. Önümüzdeki aylarda yürürlüğe girmesi beklenen bu uygulama, hem hayvan sahipleri hem de parkın diğer ziyaretçileri arasında geniş çaplı bir tartışma başlattı.
Yeni düzenlemeye göre, parkın üç ana bölümünden ikisi olan Illa de la Sardana (Sardana Adası) ve Illa del Pou del Món (Dünya Kuyusu Adası) bölgelerine köpeklerin tasmalı dahi olsa girişi tamamen yasaklanacak. Bu kısıtlamaların temel nedeni, parkın bitki örtüsünün korunması ve kamusal alanın tüm kullanıcılar için daha güvenli ve hijyenik hale getirilmesi olarak belirtiliyor. Buna karşılık, parkın üçüncü bölümü olan Illa d'Oliva Artés (Oliva Artés Adası)'nda yaklaşık 10.000 metrekarelik bir alan, köpeklerin tasmasız dolaşabileceği "Zona d'Ús Compartit (ZUC) - Paylaşımlı Kullanım Alanı" olarak belirlenecek. Bu karar, Provençals del Poblenou (Poblenou'nun Provençals bölgesi) mahalle meclisinde sunuldu ve yakın zamanda hayata geçirilmesi planlanıyor.
Köpek sahipleri, bu karara büyük tepki gösteriyor. Laia isimli bir hayvan sahibi, "Bu kararı korkunç buluyorum çünkü onların da deşarj olmaya ihtiyaçları var" diyerek, uygulamanın "kurunun yanında yaşı da yakacağını" ifade ediyor. Gabriel ise parkın genişliğini ve kapalı bir alan olmasını, köpeklerle erişim için özellikle cazip kıldığını belirterek, "Bu bizim çok hoşumuza giden bir öneri değil" şeklinde görüşlerini dile getiriyor. Onlara göre, parkın bir bölümünün tamamen kapatılması yerine, daha iyi denetim ve eğitimle sorunların çözülmesi mümkün olmalıydı.
Barselona'nın Yeşil Alanları ve Köpek Politikaları
Barselona gibi yoğun nüfuslu bir şehirde yeşil alanlar, hem sakinlerin dinlenmesi hem de kentsel ekosistemin sürdürülebilirliği için hayati önem taşımaktadır. Ancak artan evcil hayvan sahiplenme oranları, bu alanların kullanımı konusunda çeşitli zorlukları da beraberinde getirmektedir. İspanya genelinde ve özellikle Katalonya'da, evcil hayvan sahiplerinin sorumluluklarını düzenleyen yasalar mevcuttur. Bu yasalar genellikle köpeklerin kamusal alanlarda tasmalı gezdirilmesini, tehlikeli ırkların ağızlık takmasını ve dışkıların toplanmasını zorunlu kılar. Ancak Prat del Llobregat gibi Barselona yakınlarındaki bazı belediyelerde de benzer tartışmalar yaşanmıştır; bu da sorunun yalnızca Poblenou'ya özgü olmadığını göstermektedir.
Parc del Centre del Poblenou örneği, şehirlerdeki kamusal alanların çoklu kullanımını dengeleme çabasının bir yansımasıdır. Parktaki bitki örtüsünün zarar görmesi, sadece estetik bir sorun değil, aynı zamanda parkın ekolojik dengesini de olumsuz etkileyen bir durumdur. Çim alanlarda sürekli dolaşan veya idrar yapan köpekler, toprağın sıkışmasına, bitki köklerinin zarar görmesine ve bazı hastalıkların yayılmasına neden olabilir. Bu durum, şehir planlamacıları ve çevre uzmanları için önemli bir endişe kaynağıdır. Barselona Belediyesi, bu tür sorunları çözmek için kent genelinde "Paylaşımlı Kullanım Alanları (ZUC)" konseptini geliştirmiş ve belirli park veya meydanlarda köpeklerin serbestçe dolaşabileceği özel bölgeler oluşturmuştur. Ancak bu alanların yetersiz kaldığı veya kurallara uyulmadığı durumlarda gerilimler kaçınılmaz olmaktadır.
Kamusal Alanlarda Denge ve Denetim Sorunu
Parkın diğer kullanıcıları ise köpeklerin serbest dolaşımından kaynaklanan rahatsızlıkları dile getiriyor. Özellikle çocuklu aileler, çocuk oyun alanlarında tasmasız dolaşan köpeklerden ve hijyen sorunlarından şikayetçi. Parkta küçük kızıyla vakit geçiren bir anne, "Çocuklar köpeklerden korkuyor ve çok sayıda dışkıyla karşılaşıyoruz" diyerek endişelerini dile getiriyor. 10 yaşındaki Dana, "Bazen üzerime atlıyorlar ve bu hoşuma gitmiyor" derken, bir keresinde köpeğin sandviçini alıp götürmesi nedeniyle yiyeceksiz kaldığını anlatıyor. Dana'nın babası Daniel ise, Guàrdia Urbana (Barselona Şehir Polisi)'nın bu tür durumlara müdahale etmemesinden yakınarak, Parcs i Jardins'in önerisinin hayata geçmesini umduğunu belirtiyor.
Mahalle meclisinde bazı komşular da bu önlemi desteklerken, uygulamanın ne kadar etkili olacağı konusunda şüphelerini dile getirdiler. Jonathan isimli bir köpek sahibi, "Tasmasız gezdirdiğim için ceza yemeyi tercih ederim, yeter ki köpeğim parkın tadını çıkarsın" diyerek, daha önce bu nedenle para cezasına çarptırıldığını ancak bunun caydırıcı olmadığını gösteriyor. Bu durum, kamusal alanlardaki kuralların uygulanmasında karşılaşılan denetim zorluklarına işaret ediyor. Şehir yönetimleri, yasaklamalar ve cezalarla caydırıcılık sağlamaya çalışırken, bazı vatandaşlar bu kuralları kendi özgürlük alanlarına müdahale olarak görüp ihlal etmeye devam edebiliyor. Bu noktada, sadece yasaklar getirmek yerine, hayvan sahiplerine yönelik bilinçlendirme kampanyaları ve yeterli sayıda alternatif alan sunmanın da önemli olduğu vurgulanıyor.
Parc del Centre del Poblenou'daki bu yeni düzenleme, Barselona'nın yeşil alanlarını tüm sakinleri için daha yaşanabilir hale getirme çabasının bir parçası olarak değerlendirilebilir. Ancak bu kararın, şehirdeki evcil hayvan sahipliği kültürünü ve kamusal alanların kullanım dinamiklerini nasıl etkileyeceği zamanla netleşecektir. Kent yetkililerinin, hayvan sahipleri ve diğer park kullanıcıları arasında bir denge kurarak, hem doğayı koruyan hem de sosyal uyumu destekleyen sürdürülebilir çözümler bulması büyük önem taşımaktadır.



