Barselona'nın merkezinde, gönüllü itfaiyeciler, evlere servis yapan "rider" (kurye) şirketlerinin çalışanlarını taklit ederek dikkat çekici bir bisikletli protesto düzenledi. "Bombers Precaris en Lluita" (Mücadeledeki Güvencesiz İtfaiyeciler) platformu tarafından organize edilen bu eylemde, gönüllü itfaiyeciler, acil işçi hakları iyileştirmeleri talep ederek "sürdürülemez gizli bir profesyonelleşmeyi" kınadı. Platformun başkanı Daniel Sitjà, "Biz işçi hakları olmayan itfaiyecileriz ve Glovo kuryeleri gibi bir uygulama tarafından kontrol ediliyoruz" diyerek durumun vahametini vurguladı. Bu protesto, Katalonya (Catalunya) bölgesindeki gönüllü itfaiyecilerin uzun süredir devam eden hak arayışlarının yeni bir aşamasını temsil ediyor.
Protesto, sadece sembolik bir eylemden öte, gönüllü itfaiyecilerin karşı karşıya olduğu ciddi sorunlara dikkat çekmeyi amaçladı. Katalonya İçişleri Bakanlığı'ndan (Departament d'Interior) başlayan ve Katalonya Parlamentosu (Parlament de Catalunya) ile Sant Jaume Meydanı (Plaça de Sant Jaume) gibi önemli siyasi merkezlerden geçen bisikletli kortej, vatandaşlara bilgi dağıtarak ve taleplerini anlatarak ilerledi. Eylemciler, yüksek riskli mesleklerinin gerektirdiği sosyal güvenlik, iş sağlığı ve güvenliği ile iş kazası sigortası gibi temel haklardan mahrum bırakılmalarını eleştirdi. Bu durum, Avrupa genelinde yükselen "gig ekonomisi" ve güvencesiz çalışma koşulları tartışmalarıyla da yakından ilişkilendiriliyor.
Daniel Sitjà'nın da belirttiği gibi, gönüllü itfaiyeciler, bu durumun sona erdirilmesinin tamamen "siyasi irade" meselesi olduğuna inanıyor. Onlara göre, Katalonya hükümeti (Generalitat de Catalunya) bu sorunu çözmek için gerekli adımları atmaktan imtina ediyor. Gönüllü itfaiyecilik, İspanya'da ve özellikle Katalonya'da, profesyonel itfaiye teşkilatlarının yükünü hafifleten ve kırsal bölgelerde hayati öneme sahip olan bir sistem. Ancak bu sistemin sürdürülebilirliği, gönüllülerin haklarının göz ardı edilmesiyle giderek tehlikeye giriyor. Talepler, sadece bireysel hakların ötesinde, kamu hizmetlerinin kalitesi ve güvenliği açısından da büyük önem taşıyor.
Gönüllülükten Profesyonelliğe Geçişin Zorlukları ve Hukuki Süreç
İspanya'da gönüllü itfaiyecilik, özellikle kırsal ve yarı kırsal bölgelerde, acil durumlara müdahale konusunda kritik bir rol oynamaktadır. Katalonya'da yaklaşık 2.000 gönüllü itfaiyeci bulunmakta olup, bu sayı 2.700 civarındaki profesyonel itfaiyeciyi tamamlayıcı niteliktedir. Ancak bu "gönüllülük" statüsü altında, aslında profesyonel düzeyde, yüksek riskli ve zaman alıcı görevler üstlenilmektedir. Bu durum, idareler için önemli bir maliyet avantajı sağlarken, gönüllülerin herhangi bir işçi hakkı veya sosyal güvenceye sahip olmaması büyük bir adaletsizlik yaratmaktadır. "Gizli profesyonelleşme" terimi, tam da bu durumu, yani gönüllülerin fiilen profesyonel iş yaparken yasal olarak gönüllü muamelesi görmesini ifade etmektedir. Bu, hem itfaiyecilerin güvenliği hem de motivasyonları açısından ciddi sorunlar doğurmaktadır.
Bu güvencesiz çalışma koşullarına karşı hukuki mücadele de hız kesmeden devam ediyor. Bombers Precaris en Lluita platformu, 2025 yılı sonunda Katalonya genelinde açtığı on iki toplu davadan yedisinin kabul edildiğini duyurdu. Bu davalar, toplamda 410 gönüllü itfaiyeciyi kapsıyor ve önümüzdeki dönemde daha fazla itfaiyecinin de katılması bekleniyor. Yargılama tarihlerinin ise önümüzdeki sonbahar ve kış ayları arasında belirlendiği belirtiliyor. Bu hukuki süreç, İspanya'da "gig ekonomisi" çalışanlarının hakları konusunda çıkarılan "Rider Yasası" gibi düzenlemelerin ardından, kamu hizmetlerinde gönüllü statüsünde çalışanların haklarının da mercek altına alınması gerektiğini gösteriyor.
Siyasi İrade ve Hak Talepleri
Gönüllü itfaiyecilerin talepleri, sadece kendi meslek grupları için değil, genel olarak kamu hizmetlerinde "gönüllülük" adı altında yürütülen tehlikeli ve sorumluluk gerektiren işlerin yeniden tanımlanması açısından da emsal teşkil edebilir. Sosyal güvenlik primlerinin ödenmesi, iş sağlığı ve güvenliği eğitimleri ile ekipmanlarının sağlanması ve iş kazası durumunda tazminat haklarının güvence altına alınması, bu yüksek riskli mesleği icra eden herkes için temel bir beklentidir. Bu hakların tanınması, itfaiyecilerin motivasyonunu artıracak, mesleki standartları yükseltecek ve en önemlisi, onların ve ailelerinin geleceğini güvence altına alacaktır. Türkiye'de de benzer şekilde AFAD gönüllüleri veya belediyelere bağlı gönüllü itfaiye ekipleri gibi yapılar bulunmakta olup, bu tür gönüllülerin yasal statüleri ve hakları konusu zaman zaman gündeme gelmektedir. Barselona'daki bu mücadele, benzer durumdaki diğer ülkelerdeki tartışmalara da ışık tutabilir.
Bu davanın sonuçları, Katalonya hükümeti için önemli mali ve idari yükümlülükler getirebilirken, aynı zamanda gönüllü itfaiyecilik sisteminin geleceğini de şekillendirecektir. Hukuki zafer, gönüllülerin profesyonel statüye geçişini veya en azından profesyonel haklara sahip olmasını sağlayabilir. Bu durum, kamu hizmetlerinde maliyet tasarrufu ile çalışan hakları arasındaki gerilimi bir kez daha gözler önüne sermektedir. Uzmanlar, bu tür davaların, modern çalışma yaşamında "gönüllülük" ve "profesyonellik" arasındaki sınırların yeniden çizilmesi gerektiğini gösterdiğini ve devletlerin, hayati kamu hizmetlerini yürüten kişilerin haklarını güvence altına almakla yükümlü olduğunu belirtiyor. Barselona'daki "rider" protestosu, bu çağdaş işgücü sorunlarına dikkat çeken güçlü bir sembol haline gelmiştir.



