Barselona, dünya genelinde Filistin meselesine adanmış ilk ve tek kitapçıya ev sahipliği yaparak uluslararası dikkatleri üzerine çekti. Ferrer ilaç grubunun önde gelen iş insanı ve Ferrer Vakıfları'nın hamisi Sergi Ferrer-Salat tarafından kurulan bu özel mekân, Filistin halkının yaşadığı çatışmanın köklerini ve sonuçlarını derinlemesine inceleyen yayınlara odaklanacak. Ferrer-Salat, "Soru, neden bu kitapçıyı açtığımız değil, neden daha önce kimsenin açmadığı olmalıydı," diyerek, Filistin davasının emperyal-sömürgecilik, kapitalizm ve ırkçılık üçgeninin çağdaş bir tezahürü olduğunu ve günümüz dünyasındaki eşitsizlik ve adaletsizliğin sembolü haline geldiğini vurguladı.
Sergi Ferrer-Salat, üzerinde "Filistinliler özgür olacak" yazan tişörtü ve kollarına dövme yaptırdığı "SESSİZLİK SUÇ ORTAKLIĞIDIR" ifadeleriyle, bu projeye olan kişisel bağlılığını ve tutkusunu net bir şekilde ortaya koydu. Ferrer-Salat'ın vizyonu, sadece bir kitap satış noktası olmanın ötesinde, Filistin meselesinin karmaşık katmanlarını anlamak için bir merkez oluşturmak. Bu kitapçı, tarih, siyaset, sosyoloji, uluslararası hukuk ve kişisel anlatılar gibi çeşitli disiplinlerden eserleri bir araya getirerek, okuyuculara kapsamlı bir bakış açısı sunmayı hedefliyor. Amacı, bu konudaki bilgi eksikliğini gidermek ve derinlemesine bir farkındalık yaratmak.
Kitapçının raflarında, Filistin-İsrail çatışmasının tarihsel gelişimini, uluslararası hukuktaki yerini, insan hakları ihlallerini ve Filistin halkının direnişini anlatan yüzlerce eser bulunacak. Bu eserler arasında, önde gelen akademisyenlerin araştırmaları, gazetecilerin saha çalışmaları, aktivistlerin gözlemleri ve Filistinli yazarların edebi ürünleri yer alacak. Ferrer-Salat, bu kitapçının, "sömürgecilik, kapitalizm ve ırkçılığın ölümcül üçgeni" olarak tanımladığı küresel adaletsizlik sorunlarına karşı bir duruş sergilediğini ve Filistin davasının bu üçgenin en şiddetli tezahürlerinden biri olduğunu savundu.
Barselona'nın bu girişime ev sahipliği yapması tesadüf değil. Şehir, uzun yıllardır ilerici politikaları ve insan hakları savunuculuğuyla tanınıyor. Özellikle Catalunya (Katalonya) bölgesinde, Filistin davasına yönelik güçlü bir sivil toplum desteği ve farkındalık mevcut. Bu kitapçı, Barselona'nın kültürel ve siyasi atmosferiyle uyumlu bir şekilde, küresel vicdanın sesi olmayı hedefliyor. Açılış, sadece bir ticari işletmenin kapılarını aralaması değil, aynı zamanda bir kültürel ve politik açıklama niteliği taşıyor.
Filistin Meselesinin Küresel Bağlamı ve İspanya'nın Rolü
Filistin-İsrail çatışması, 20. yüzyılın başlarından itibaren Orta Doğu'nun ve dünya siyasetinin en karmaşık ve sürekli gündem maddelerinden biri olmuştur. Britanya mandası döneminden günümüze uzanan bu süreç, toprak anlaşmazlıkları, etnik-dini gerilimler, yerleşim politikaları ve uluslararası hukuk ihlalleriyle karakterize edilmiştir. Milyonlarca Filistinlinin yerinden edilmesi ve mülteci durumuna düşmesi, uluslararası toplumun vicdanını sürekli meşgul eden bir insanlık dramına dönüşmüştür. Birleşmiş Milletler kararlarına rağmen, iki devletli çözüm vizyonu hala belirsizliğini korumaktadır.
İspanya, son dönemde Filistin meselesine yönelik duruşunu daha da netleştirmiş bir ülke olarak öne çıkıyor. İspanya Hükümeti, geçtiğimiz haftalarda İrlanda ve Norveç ile birlikte Filistin devletini resmen tanıma kararı alarak uluslararası arenada önemli bir adım atmıştır. Bu karar, İspanya'nın Filistin halkının kendi kaderini tayin etme hakkına verdiği desteği açıkça göstermektedir. Barselona'daki bu kitapçının açılışı, İspanya'nın bu resmi politikasının sivil toplum düzeyindeki bir yansıması olarak da görülebilir. Türkiye de Filistin davasına tarihsel olarak güçlü bir destek veren ülkelerden biridir ve bu tür kültürel girişimler, Türkiye'deki kamuoyunun da ilgisini çekmektedir.
Kitapçının Misyonu ve Etkisi
Bu benzersiz kitapçı, Filistin meselesine dair tek taraflı veya yüzeysel anlatıların ötesine geçerek, çok sesli bir platform sunma misyonunu üstleniyor. Okuyucuların, farklı perspektiflerden bilgi edinerek kendi eleştirel düşüncelerini oluşturmalarına olanak tanıyacak. Sergi Ferrer-Salat'ın da belirttiği gibi, "Sessizlik suç ortaklığıdır" ilkesi, bilgiye erişimin ve farkındalığın önemini vurgulamaktadır. Kitaplar, tarih boyunca toplumsal değişimlerin ve adalet arayışlarının önemli araçlarından biri olmuştur. Bu kitapçı da, Filistin davası için bir bilgi ve farkındalık merkezi olarak, uluslararası dayanışma hareketine önemli bir katkı sağlamayı amaçlamaktadır.
Kitapçının, sadece İspanya'da değil, dünya genelinde Filistin meselesine dair akademik ve aktivist çevreler için bir buluşma noktası haline gelmesi bekleniyor. Düzenlenecek söyleşiler, paneller ve imza günleri ile konuyla ilgili uzmanlar, yazarlar ve aktivistler bir araya gelerek tartışmaları zenginleştirecek ve yeni nesillerin bu önemli davaya ilgisini canlı tutacaktır. Bu kültürel girişim, Filistin halkının maruz kaldığı adaletsizliklere karşı küresel vicdanı harekete geçirme potansiyeli taşımakta ve bilgiye dayalı bir direnişin sembolü olmayı hedeflemektedir.


