Barselona'da cinsel sağlık alanında faaliyet gösteren Centre Jove d’Atenció a les Sexualitats (CJAS – Gençlerin Cinselliklere Yönelik Dikkat Merkezi) Direktörü Jordi Baroja, son yıllarda tüm yaş gruplarında, özellikle de ergenler arasında cinsel yolla bulaşan enfeksiyonların (CYBE/ITS) artışına dikkat çekerek önemli uyarılarda bulundu. betevé kanalındaki "bàsics" programına verdiği röportajda Baroja, bu enfeksiyonların önlenmesinde eğitimin ve doğru bilginin temel direkler olduğunu vurgulayarak, "Cinsellik eğitimi ilk çocukluktan itibaren verilmelidir" dedi. Bu çağrı, gençlerin cinsel sağlık konusundaki bilgi eksikliklerini giderme ve sağlıklı cinsel gelişimlerini destekleme hedefi taşıyor.
Baroja, günümüz gençlerinin cinsel konularda oldukça bilgili göründüğünü ancak gerçekte durumun böyle olmadığını, bu yanılgının temelinde yetersiz cinsel eğitimin yattığını belirtti. "Pornografiyi veya cinsel içerikli sosyal ağları kriminalize etmek kolay, ki belki de bunu hak ediyorlar. Ancak toplumsal ikiyüzlülüğün gençlere yansıttığı şeylerden gençleri sorumlu tutamayız" ifadeleriyle, toplumsal sorumluluğun altını çizdi. Uzman, gençlerin en yaygın cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlardan bazıları, örneğin klamidya gibi konularda bile yeterli bilgiye sahip olmadığını ekledi.
CJAS Direktörü, günümüzde en yaygın CYBE türlerinin birçoğunun kolayca tedavi edilebilir olduğunu ancak bunun, enfeksiyonların tekrar bulaşamayacağı anlamına gelmediğini hatırlattı. Bu nedenle, düzenli kontrol testlerinin önemine vurgu yaparak, "Uzman merkezlere başvurmalı ve CYBE kontrol testleri talep etmeliyiz. Kendimizi korumak her zaman kolay olmasa da, tespitlerin daha yaygın hale gelmesine katkıda bulunmalıyız" şeklinde konuştu. Baroja, bu bilgileri gençlere sunma sorumluluğunun gençlerde değil, yetişkinlerde olduğunu özellikle vurgulayarak, ebeveynlere, eğitimcilere ve kamu kurumlarına önemli görevler düştüğünü belirtti.
Cinsel Yolla Bulaşan Enfeksiyonlarda Artış ve Küresel Bağlam
Cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlardaki artış, Barselona veya İspanya'ya özgü bir sorun olmaktan ziyade, küresel bir trendin parçasıdır. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre, her yıl 374 milyon yeni CYBE vakası kaydedilmekte olup, klamidya, bel soğukluğu, sifiliz ve trikomoniyaz en yaygın olanlarıdır. Özellikle genç nüfus, cinsel aktivitenin artması, korunma yöntemleri konusundaki bilgi eksiklikleri ve riskli davranışlar nedeniyle bu enfeksiyonlara karşı daha savunmasızdır. İspanya'da da, özellikle son on yılda, klamidya ve bel soğukluğu gibi bakteriyel CYBE'lerde ciddi artışlar gözlemlenmiştir. Catalunya (Katalonya) bölgesindeki sağlık otoriteleri, bu artışın önüne geçmek için farkındalık kampanyaları ve eğitim programları düzenlemeye çalışmaktadır.
Bu artışın arkasındaki nedenler arasında, internetin ve sosyal medyanın cinsel içeriklere kolay erişim sağlaması, prezervatif kullanımında düşüş, çoklu partner ilişkilerinin yaygınlaşması ve düzenli test yaptırma alışkanlığının eksikliği gösterilmektedir. Uzmanlar, gençlerin cinsel bilgiyi genellikle güvenilir olmayan kaynaklardan, özellikle de pornografik içeriklerden edinme eğiliminde olduğunu belirtiyor. Bu durum, cinsel sağlık, rıza ve sağlıklı ilişkiler hakkında yanlış algıların oluşmasına yol açabilmektedir. Türkiye'de de benzer sorunlar yaşanmakta olup, gençlerde CYBE farkındalığı ve düzenli test yaptırma oranları düşük seviyelerde seyretmektedir. Türkiye'de cinsel sağlık eğitimleri genellikle müfredatta yeterince yer almamakta veya kültürel hassasiyetler nedeniyle kısıtlı kalmaktadır, bu da gençlerin doğru ve kapsamlı bilgiye erişimini zorlaştırmaktadır.
Rıza (Onay) Kavramı ve Toplumsal Sorumluluk
Jordi Baroja'nın vurguladığı bir diğer kritik nokta ise rıza (onay) kavramıdır. CJAS Direktörü, cinsel yolla bulaşan enfeksiyonların önlenmesi kadar, rızaya dayalı, sağlıklı ve saygılı cinsel ilişkilerin kurulmasının da büyük önem taşıdığını belirtti. "Bu, ataerkil ve maço bir toplumun bakış açısıdır ve bunu temelden ele almalıyız" diyerek, toplumsal cinsiyet eşitliği ve rıza eğitiminin erken yaşlardan itibaren verilmesi gerektiğini savundu. İspanya, özellikle son yıllarda "solo sí es sí" (sadece evet, evettir) yasası gibi düzenlemelerle cinsel rıza konusunu yasal zeminde güçlendirmeye çalışmış ve bu konuda Avrupa'da öncü adımlar atmıştır. Bu yasa, cinsel eylemlerde açık rızanın önemini vurgulayarak, rızanın yokluğunda her türlü cinsel eylemi cinsel saldırı olarak tanımlamaktadır.
Rıza eğitimi, sadece cinsel eylemlerle sınırlı kalmayıp, bireylerin kendi bedenleri üzerindeki özerkliğini, başkalarının sınırlarına saygı duymayı ve sağlıklı iletişim kurmayı da içermelidir. Bu, çocukluktan itibaren kişisel alan, hayır deme hakkı ve başkalarının 'hayır'ına saygı duyma gibi temel kavramlarla başlamalıdır. Türkiye'de de, cinsel istismar ve şiddet vakalarının önlenmesi bağlamında rıza kavramının önemi giderek daha fazla tartışılmaktadır. Ancak, toplumsal normlar ve kültürel hassasiyetler nedeniyle bu tür eğitimlerin yaygınlaştırılması ve derinlemesine işlenmesi konusunda zorluklar yaşanmaktadır. CJAS gibi merkezlerin Barselona'daki çalışmaları, bu alandaki bilgi boşluğunu doldurmak ve gençlere güvenli bir ortamda danışmanlık hizmeti sunmak açısından hayati bir rol oynamaktadır.
Sonuç olarak, Barselona'dan yükselen bu çağrı, cinsel sağlık eğitiminin sadece enfeksiyonları önlemekle kalmayıp, aynı zamanda sağlıklı ilişkiler kurma, rıza ve toplumsal cinsiyet eşitliği konularında da gençleri bilinçlendirme potansiyeline sahip olduğunu göstermektedir. Jordi Baroja'nın da belirttiği gibi, bu sorumluluk gençlerin omuzlarında değil, yetişkinlerin ve toplumun genelindedir. Kapsamlı ve yaşa uygun cinsel eğitim programlarının ilk çocukluktan itibaren müfredata entegre edilmesi, hem İspanya hem de Türkiye gibi ülkelerde gençlerin fiziksel ve psikolojik sağlığı için vazgeçilmez bir adımdır. Bu sayede, gençler doğru bilgiye ulaşarak kendilerini ve partnerlerini koruyabilecek, daha bilinçli ve sorumlu cinsel kararlar alabileceklerdir.
