Avrupa Komisyonu (AK) İspanya Temsilciliği Direktörü Daniel Calleja, Barselona'nın (Barcelona) yapay zeka (YA) alanında "olağanüstü bir fırsata" sahip olduğuna inanıyor. Calleja, Forward Tech Zirvesi'nde yaptığı açıklamada, "Barselona, daha fazla rekabet gücü sağlamaya ve şirketlerin bu teknolojiye erişimini kolaylaştırmaya odaklanırsa çok faydalı olabilecek bir dizi varlığa sahip" ifadelerini kullandı. Bu açıklama, şehrin teknoloji ve inovasyon ekosistemindeki potansiyeli bir kez daha gözler önüne serdi.
Bu yıl ilk kez düzenlenen ve tüm biletleri tükenen Forward Tech Zirvesi, Catalunya (Katalonya) iş dünyasının önde gelen kuruluşlarından Foment del Treball tarafından organize edildi. Zirvenin temel amacı, küçük ve orta ölçekli işletmelerin (KOBİ'ler) yapay zeka uzmanlarına erişimini sağlamak, konferanslar ve kişiselleştirilmiş danışmanlık hizmetleri aracılığıyla bu teknolojiye daha iyi ve daha fazla yatırım yapmalarını teşvik etmekti. Zira küresel yapay zeka sahnesinde liderliği ABD ve Çin üstlenirken, Avrupa'nın bu alandaki konumunu güçlendirmesi kritik bir önem taşıyor.
Calleja'nın vurguladığı gibi, Barselona'nın sahip olduğu "varlıklar" arasında güçlü bir girişimcilik kültürü, uluslararası yetenek havuzu, prestijli araştırma merkezleri ve yenilikçi altyapılar bulunuyor. Şehir, Mobile World Congress (MWC) gibi dünya çapında etkinliklere ev sahipliği yaparak ve 22@ inovasyon bölgesini geliştirerek zaten bir teknoloji merkezi olarak ün kazanmış durumda. Bu dinamik ekosistem, yapay zeka gibi hızla gelişen bir alanda büyüme ve liderlik için sağlam bir zemin sunuyor.
KOBİ'ler ve Yapay Zeka Arasındaki Uçurum
Daniel Calleja'nın dikkat çektiği önemli bir nokta, KOBİ'ler ile büyük şirketler arasında yapay zeka kullanımı konusunda ciddi bir uçurumun bulunmasıydı. Calleja'ya göre, küçük ve orta ölçekli işletmelerin yalnızca %19'u yapay zekayı kullanırken, bu oran büyük şirketlerde %57'ye kadar çıkıyor; yani neredeyse üç katı. Bu durum, Katalonya'nın ve genel olarak İspanya'nın iş dünyasının büyük çoğunluğunu oluşturan KOBİ'lerin dijital dönüşüm yolculuğunda önemli bir engelle karşı karşıya olduğunu gösteriyor.
Bu bağlamda Calleja, KOBİ'lerin yapay zekanın getirdiği tüm yenilikler konusunda "okuryazarlık" seviyelerinin artırılması gerektiğini belirtti. Yani, sadece teknolojiye erişim değil, aynı zamanda bu teknolojiyi anlama, uygulama ve stratejik olarak kullanma becerilerinin geliştirilmesi büyük önem taşıyor. Ayrıca, KOBİ'lerin yapay zekaya yatırım yapabilmeleri için daha fazla finansmana ihtiyaç duyduklarını da ekledi. Avrupa Birliği (AB) politikalarında 30 yılı aşkın deneyime sahip olan Calleja, yapay zekanın "çok daha fazla üretkenlik ve rekabet gücü" sağlayacağını ve iş dünyasını "daha verimli" hale getireceğini vurguladı. Bu nedenle, yapay zeka gelişimine devam etmek ve bu alanda yatırımları artırmak, uzun vadeli ekonomik büyüme için vazgeçilmez bir strateji olarak öne çıkıyor.
Yapay Zeka Stratejileri ve Küresel Bağlam
Barselona'nın yapay zeka potansiyeli, Avrupa Birliği'nin daha geniş yapay zeka stratejisinin bir parçası olarak değerlendirilmelidir. AB, yapay zeka alanında etik, insan odaklı ve güvenilir bir yaklaşımı benimseyerek, ABD ve Çin'in veri güdümlü modellerinden farklı bir yol çizmeye çalışıyor. Bu kapsamda, yakın zamanda kabul edilen ve yapay zeka sistemlerini risk seviyelerine göre sınıflandıran Yapay Zeka Yasası (AI Act), dünya çapında bir ilk olma özelliği taşıyor. İspanya da kendi ulusal yapay zeka stratejisi olan "Estrategia Nacional de Inteligencia Artificial (ENIA)" ile bu küresel rekabette yerini almaya çalışıyor. Bu strateji, araştırma ve geliştirme, yetenek eğitimi, etik çerçeveler ve KOBİ'lerin dijitalleşmesi gibi alanlara odaklanarak ülkenin yapay zeka ekosistemini güçlendirmeyi hedefliyor.
Barselona gibi şehirler, bu ulusal ve bölgesel stratejilerin uygulanmasında kilit rol oynamaktadır. Şehrin teknoloji parkları, üniversiteleri ve start-up ekosistemi, yapay zeka araştırmaları için verimli bir ortam sunarken, Forward Tech Zirvesi gibi etkinlikler de bilgi paylaşımını ve iş birliğini teşvik ediyor. Ancak, Daniel Calleja'nın da altını çizdiği gibi, KOBİ'lerin bu dönüşüme dahil edilmesi olmadan, potansiyelin tam olarak gerçekleştirilmesi mümkün değildir. KOBİ'ler, ekonomik büyümenin ve istihdamın temel direkleri olduğundan, onların dijital yetkinliklerini artırmak ve yapay zeka çözümlerini benimsemelerine yardımcı olmak, Avrupa ekonomisinin genel rekabet gücü için hayati öneme sahiptir.
Türkiye İçin Dersler ve Gelecek Perspektifi
Barselona örneği, Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeler için de önemli dersler barındırıyor. Türkiye de kendi Ulusal Yapay Zeka Stratejisi ile bu alanda iddialı hedefler belirlemiş durumda. Ancak, İspanya'da gözlemlenen KOBİ'ler ve büyük şirketler arasındaki yapay zeka kullanım farkı, Türkiye'de de benzer veya daha büyük boyutlarda mevcut olabilir. Türkiye'deki KOBİ'lerin yapay zekaya adaptasyonu için finansal destekler, eğitim programları ve farkındalık kampanyaları büyük önem taşıyor. Üniversite-sanayi iş birliğinin güçlendirilmesi, yapay zeka alanında nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesi ve etik ilkelerin belirlenmesi, Türkiye'nin bu alandaki başarısı için kritik faktörler arasında yer alıyor.
Sonuç olarak, Daniel Calleja'nın Barselona hakkındaki yorumları, yapay zekanın sadece teknolojik bir yenilik olmanın ötesinde, şehirler ve ülkeler için ekonomik büyüme, verimlilik ve rekabet gücü sağlayan stratejik bir araç olduğunu vurguluyor. Barselona'nın mevcut varlıklarını doğru bir şekilde yönlendirmesi, KOBİ'leri bu dönüşüme dahil etmesi ve AB'nin etik çerçevesi içinde hareket etmesi, şehri küresel yapay zeka sahnesinde önemli bir oyuncu haline getirebilir. Bu süreçte atılacak adımlar, sadece Barselona'nın değil, tüm Avrupa'nın ve benzer potansiyele sahip diğer bölgelerin geleceğini şekillendirecek nitelikte olacaktır.


