Barselona İl Meclisi (Diputación de Barcelona), yaz aylarında artan orman yangını riskine karşı kapsamlı bir önleme ve gözetim kampanyası başlattığını duyurdu. 17 Haziran ile 31 Ağustos tarihleri arasında yürütülecek olan bu büyük ölçekli operasyon, 89 gözetmenle sahada aktif olarak görev yapacak ve olası yangın odaklarını tespit ederek vatandaşları ormanlık alanlarda izlenmesi gereken davranışlar konusunda bilgilendirecek. Toplamda 13 milyon avroyu aşan bir yatırımla hayata geçirilen bu kampanya, Orman Savunma Grupları'nın (ADF) güçlendirilmesi, yerleşim yerlerinin korunması ve il genelindeki 620.000 hektardan fazla alanda yangın önleme altyapısının kurulması gibi çeşitli önlemleri içeriyor. Bu girişim, özellikle iklim değişikliğinin etkileriyle mücadele eden ve yüksek nüfus yoğunluğuna sahip Barselona gibi bölgelerde hayati önem taşıyor.
Barselona İl Meclisi, Masquefa'da (Barselona) düzenlediği basın toplantısında kampanyanın detaylarını kamuoyuyla paylaştı. Toplantıya, yürütülen bazı saha çalışmalarını havadan göstermek amacıyla düzenlenen helikopter uçuşu da eşlik etti. Kampanyanın ana ayaklarından biri, 53 belediyede yaklaşık 2 milyon avroluk bir bütçeyle koruma şeritlerinin güçlendirilmesidir. Bu şeritler, yerleşim yerlerinin çevresinde oluşturulan, bitki örtüsünden arındırılmış geniş alanlardır. Amacı, olası bir yangın durumunda alevlerin şehir merkezlerine sıçramasını engellemek ve yangınla mücadele ekiplerine güvenli bir müdahale alanı sağlamaktır. Bu tür stratejik bariyerler, özellikle ormanlık alanlarla iç içe geçmiş kentsel bölgelerde can ve mal güvenliği için kritik bir rol oynamaktadır.
2024 yılı kampanyası kapsamında, Orman Savunma Grupları'na (ADF) da önemli bir destek ayrıldı. Bölgedeki bu gönüllü gruplara, yangın önleme ve söndürme çalışmalarına katılımları için 1,5 milyon avrodan fazla bir kaynak tahsis edildi. ADF'ler, özellikle yangın riskinin çok yüksek veya aşırı olduğu günlerde seferber edilmek üzere yeni araçlarla (hem kamyonetler hem de tankerli araçlar), destek makineleriyle ve 125 adetlik bir gözetim kamerası ağını sürdürmek için gerekli ekipmanlarla donatıldı. Bu gönüllü ağ, yerel halkın yangınla mücadeleye aktif katılımını sağlayarak, resmi ekiplerin yükünü hafifletmekte ve yangınlara ilk müdahale süresini kısaltarak büyük felaketlerin önüne geçilmesinde kilit bir rol oynamaktadır. Türkiye'de de benzer gönüllü yapılanmaların önemi, özellikle yaz aylarında artan yangınlarla birlikte daha da belirginleşmektedir.
Kampanya ayrıca, orman içindeki kırsal yolların iyileştirilmesi ve su noktalarının oluşturulması gibi altyapı çalışmalarına da odaklanıyor. 72 belediyede yaklaşık 2 milyon avroluk bir yatırımla gerçekleştirilen bu düzenlemeler, itfaiye ekiplerinin yangın bölgelerine daha hızlı ve etkin bir şekilde ulaşmasını, su kaynaklarına kolay erişimini ve böylece yangınlara müdahale kabiliyetini artırmayı hedefliyor. Ulaşılabilir ve bakımlı kırsal yollar, yangın söndürme araçlarının hareket kabiliyetini doğrudan etkilerken, stratejik noktalara yerleştirilen su depoları, uzun süreli söndürme operasyonlarında hayati bir lojistik destek sağlamaktadır. Bu tür önleyici altyapı yatırımları, yangınların büyümeden kontrol altına alınmasında temel bir unsurdur.
İklim Değişikliği ve İnsan Faktörünün Yarattığı "Radikal Durum"
Barselona İl Meclisi Yangın Önleme ve Orman Yönetimi Temsilcisi Jordi Fàbrega, basın toplantısında Barselona ilinin yangınların ortaya çıkması için özellikle elverişli "radikal" özelliklere sahip olduğu konusunda uyardı. Fàbrega, "Avrupa'da hem demografik yoğunluk hem de orman kütlesi açısından en yüksek konsantrasyona sahibiz" diyerek, bu durumun yangın riskini artırdığını belirtti. Çoğu yangının insan kaynaklı olduğunu ve küresel iklim değişikliği bağlamını göz önünde bulundurduğumuzda, ortaya çıkan tablonun "radikal" bir durum olduğunu vurguladı. İspanya, Akdeniz ikliminin etkisiyle her yaz ciddi orman yangınlarıyla mücadele eden bir ülke olup, son yıllarda yaşanan aşırı sıcak hava dalgaları ve kuraklıklar, bu riski daha da artırmıştır. Türkiye'nin de benzer iklim ve coğrafi koşullara sahip Ege ve Akdeniz bölgelerinde her yıl büyük yangınlarla mücadele etmesi, bu durumun küresel bir sorun olduğunun altını çizmektedir.
Fàbrega'nın vurguladığı gibi, bu "radikal durumla" başa çıkmanın yolu "önleme"den geçiyor. Bu bağlamda, Barselona İl Meclisi, orman ekosistemlerinin sürdürülebilir yönetimi konusunda halkı bilinçlendirmeye yönelik pedagojik yaklaşımları da benimsiyor. Fàbrega, "Orman kültürünü yeniden canlandırmalıyız" ve "kırsal sektörü teşvik etmeliyiz" çağrısında bulundu. Ayrıca, "Ağaç kesmek bir suç değildir, aksine Katalonya (Catalunya) ormanlarının hayatta kalması için en iyi garantidir" şeklindeki açıklama, orman yönetimi uzmanlarının sıkça dile getirdiği önemli bir gerçeği yansıtmaktadır. Özellikle Baix Llobregat gibi yerleşim yerlerini saran yoğun ormanlık alanlarda, planlı ağaç kesimi ve orman inceltme çalışmaları, kuru yakıt birikimini azaltarak yangınların yayılma hızını düşürmekte ve ormanların genel sağlığını iyileştirmektedir. Bu, yangınlara karşı pasif bir bekleme yerine, aktif ve bilinçli bir yönetim anlayışının benimsenmesi gerektiğini göstermektedir.
Domuz Vebası Alarmı ve Yangın Mücadelesinde Yeni Boyut
Bu yılki yangın önleme kampanyası, alışılmadık bir faktör nedeniyle özel bir düzenleme gerektiriyor: Afrika Domuz Vebası (ADV) alarm seviyeleri. İlin çeşitli belediyelerini etkileyen bu salgın hastalık, ekiplerin sahaya dağılımını ve koordinasyonunu geleneksel yangın riski değerlendirmelerinin ötesinde bir boyutta etkiliyor. Daha önce yangınla mücadele operasyonlarının sadece yangın riski faktörlerine göre organize edildiği göz önüne alındığında, ilk kez bu tür bir sağlık faktörünün konuşlandırmayı koşullandırması dikkat çekicidir. ADV, domuzlar için ölümcül olan ve hızla yayılan bir virüs hastalığıdır. Hastalığın yayılmasını önlemek amacıyla ormanlık alanlardaki insan hareketliliğinin kısıtlanması veya belirli bölgelere erişimin kontrol altına alınması, yangın gözetim ve müdahale ekiplerinin çalışma planlarını doğrudan etkileyebilmektedir. Bu durum, yangınla mücadele stratejilerinin, halk sağlığı ve hayvan sağlığı gibi diğer kritik faktörlerle entegre edilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.
1996 yılında Alt Penedès'te pilot bir proje olarak başlayan ve o zamandan bu yana otuz yıl süren bu kapsamlı yangın önleme programı, bugün Barselona ilinin savunmasız alanlarının %99'unu kapsamaktadır. Bu yaz planına toplamda 285 belediye ve 129 Orman Savunma Grubu (ADF) katılmaktadır. Programın uzun soluklu başarısı, yerel yönetimlerin, gönüllü kuruluşların ve halkın işbirliğinin ne kadar kritik olduğunu göstermektedir. Bu entegre yaklaşım, sadece yangınları söndürmekle kalmayıp, aynı zamanda yangınların çıkmasını önlemek ve orman ekosistemlerini daha dirençli hale getirmek için sürdürülebilir stratejiler geliştirmeyi hedeflemektedir. Türkiye'nin de Akdeniz ve Ege bölgelerinde benzer entegre yangın yönetim modellerini geliştirmesi, hem doğal varlıkların korunması hem de iklim değişikliğinin olumsuz etkileriyle mücadele açısından büyük önem taşımaktadır.



