🇪🇸 Barselona, İspanya'dan Türkçe Haberler
Şehir

Barselona'nın Unutulmuş Romanesk Hazinesi: Valldonzella Manastırı Yıkılma Tehdidinde

29 Haziran 2026, Pazartesi
5 dk okuma
Kaynak: Betevé
Barselona'nın Unutulmuş Romanesk Hazinesi: Valldonzella Manastırı Yıkılma Tehdidinde

İspanya'nın kültürel zenginlikleriyle ünlü Barselona şehri, sekiz asırlık tarihiyle göz kamaştıran ancak günümüzde harabeye dönmek üzere olan Valldonzella Manastırı'nın kaderini tartışıyor. Collserola (Barselona yakınındaki dağ silsilesi) bölgesinin kalbinde, 13. yüzyılda inşa edilen bu Romanesk hazinesi, Barselona, Sant Feliu de Llobregat ve Sant Just Desvern'den yedi sivil toplum kuruluşunun çağrısıyla yeniden gündeme geldi. Kuruluşlar, 40 yılı aşkın süredir kamu yönetiminin ihmali altında çürümeye terk edilen manastırın acilen restore edilmesini ve kurtarılmasını talep ediyor.

Valldonzella'nın (Vallvidrera) yerel sakinleri, neredeyse yirmi yıldır manastırın giderek artan bozulmasını durdurmak için mücadele ediyor ancak şimdiye kadar somut bir başarı elde edilemedi. Son iki yıldır ise, bu eşsiz tarihi yapının tamamen haritadan silinmesini engellemek amacıyla mücadelelerini daha da yoğunlaştırdılar. Bu çabalar, Barselona'nın zengin kültürel mirasının korunması ve gelecek nesillere aktarılması konusundaki toplumsal hassasiyeti de bir kez daha ortaya koyuyor.

Belediyeden Hesap Verme Çağrısı ve Yasal Sorumluluklar

Som Collserola derneğinin başkanı Salva Ferran, bu mücadelenin ön saflarında yer alıyor ve durumun vahametini dile getiriyor. Ferran, Infobarris'e yaptığı açıklamada, "Bu, Yerel Kültürel Miras Varlığı (Bé Cultural d'Interès Local) olarak kabul edilen bir yapı ve Barselona'da Romanesk mimarinin örnekleri konusunda çok da zengin sayılmayız," diyerek tepkisini dile getirdi. Ayrıca, Barselona'nın 2026 yılında "Dünya Mimarlık Başkenti" unvanını taşıyacağını hatırlatarak, "Belediyenin, bu kadar önemli bir mirası bu denli bakımsız bırakmasından utanmasını istiyoruz," diye ekledi. Ferran ve yedi kuruluş, Mart 2026'da Sarrià – Sant Gervasi bölgesinin belediye meclisine, manastırın korunması talebiyle ikinci bir başvuru sundu. İlk başvuru 2024 yılında yapılmıştı ancak iki yıldır idareden hiçbir yanıt alınamadı. Ferran, "Kanunlar mirasın korunmasını emrederken, iki yıldır kimsenin bize cevap vermemesi kabul edilemez," diyerek yasal sorumluluklara dikkat çekti.

Bu sessizlik, kamu yönetiminin kültürel mirasın korunmasındaki rolü ve hesap verebilirliği konusunda ciddi soru işaretleri doğuruyor. İspanya'da tarihi ve sanatsal mirasın korunması, hem ulusal hem de bölgesel düzeyde yasal düzenlemelerle güvence altına alınmıştır. Örneğin, 1985 tarihli İspanyol Tarihi Miras Yasası (Ley de Patrimonio Histórico Español), bu tür varlıkların korunması, muhafazası ve zenginleştirilmesi için devletin ve yerel yönetimlerin sorumluluklarını açıkça belirtir. Valldonzella örneği, bu yasal çerçeveye rağmen, yerel idarelerin bazen görevlerini ihmal edebildiğini gösteren çarpıcı bir vakadır.

Çok Yönlü Bir Mücadele ve Gelecek Adımlar

Manastırın ayakta kalan yapılarının stabilize edilmesi için kuruluşlar, farklı cephelerden bir mücadele yürütüyor. Bu kapsamda, Katalonya Ombudsmanı (Sindic de Greuges) David Bondia ve şu anda Císter Caddesi'nde bulunan Santa Maria de Valldonzella Manastırı'nın başrahibesi Maria Àngels Cornellà ile bir araya gelindi. Ayrıca, 10 Temmuz'da Sarrià – Sant Gervasi bölgesinin belediye meclis üyesi Maria Eugènia Gay ile bir toplantı yapılması planlanıyor. Öte yandan, Valldonzella'nın korunması ve restore edilmesi için bölge genel kurulunda bir karar alınmasını sağlamak amacıyla muhalefet partileriyle de görüşmeler düzenlenecek.

Romanesk mimarisi uzmanı mimar Joan Albert Adell, kuruluşlara destek vererek, mevcut kalıntıları stabilize etmek ve tamamen çökmesini engellemek için düşük bütçeli temel bir proje hazırladı. Ancak kuruluşlar, sadece yapıyı stabilize etmenin yeterli olmadığını, aynı zamanda manastıra yeni bir işlev kazandırılması gerektiğini savunuyor. Salva Ferran, "Valldonzella'yı onarıp sonra kapatmanın hiçbir anlamı yok. Biraz daha kaynak ayırarak, yapıyı ayakta tutacak, ona bakacak ve hikayesini anlatacak projeleri hayata geçirmek önemlidir, çünkü mirası tanımak, onu sevmenin de bir yoludur," diyerek çağrıda bulunuyor. Kuruluşlar, Collserola'da biyoçeşitliliği ve tarımsal-orman mozağini restore etmeyi amaçlayan "Alimentem Collserola" gibi projelerin bu alan için ideal olabileceğini öne sürüyorlar. Bu tür bir entegrasyon, tarihi yapının doğal çevreyle uyumlu bir şekilde yeniden canlandırılmasına olanak sağlayabilir.

Valldonzella Manastırı'nın Sekiz Asırlık Tarihi

Valldonzella Manastırı, 1237 yılında Collserola'nın ortasında inşa edildi. Ancak Cistercians rahibeleri burada uzun süre yaşamadı. Bölgedeki savaşlar ve güvenlik sorunları nedeniyle Barselona ovasına taşınmak zorunda kaldılar. Daha sonra, 20. yüzyılın başlarında, Tibidabo Dağı eteklerinde hala ayakta olan Cistercians manastırına yerleştiler. Orijinal manastırın şapelinde ise ibadetler 1865 yılına kadar devam etti, ancak bu tarihten sonra yapısal sorunlar baş göstermeye başladı.

1980'lerde Barselona Metropoliten Şirketi (Corporació Metropolitana de Barcelona), manastırı restore etmek amacıyla kamulaştırdı. Ancak bu proje, kısa bir süre sonra, 1987'de Catalunya (Katalonya) Parlamentosu'nun şirketi feshetmesiyle birlikte unutulup gitti. Böylece Valldonzella projesi rafa kalktı ve manastırın bozulması hızla arttı. Kamu yönetiminin 40 yılı aşkın süredir devam eden ihmali, sekiz asırlık bir mirasın günümüzde harabeye dönüşmesine yol açtı. Bu durum, sadece Barselona için değil, tüm İspanya ve hatta dünya kültürel mirası için büyük bir kayıp tehdidi oluşturuyor.

Uzun Soluklu Bir Mücadele ve Mirasın Geleceği

Manastırın yok olmasını engellemek için yürütülen mahalle mücadelesi yeni değil. İlk şikayetler, Vallvidrera'daki Mont d'Orsà derneği tarafından 2008 yılında yapıldı ve o zamandan beri birçok kez tekrarlandı. Hatta 2013 yılında, manastırın korunması çağrısında bulunan kısa bir film bile çekildi. Ancak Valldonzella, Collserola'da tehlikede olan tek miras değil. Manastıra çok yakın olan Torre del Bisbe (Piskopos Kulesi) de birkaç yıl önce yıkılma tehlikesiyle karşı karşıya kalmış, ancak mahalle baskısı sayesinde yapısı sağlamlaştırılmıştı. Ne var ki, bu kule de hala bir işlevden yoksun durumda.

Valldonzella Manastırı'nın durumu, kültürel mirasın korunması ve sürdürülebilir bir şekilde yaşatılması konusundaki küresel zorlukları yansıtmaktadır. Türkiye'de de benzer şekilde, özellikle kırsal veya şehir merkezlerinden uzak bölgelerde, yüzlerce yıllık tarihi yapıların kaderine terk edildiği örnekler mevcuttur. Bu yapılar, sadece eski taş yığınları değil, aynı zamanda geçmişin hikayelerini, mimari dehalarını ve kültürel kimliğin önemli parçalarını barındırır. Barselona'nın "Dünya Mimarlık Başkenti" olduğu bir yılda, Valldonzella Manastırı'nın kurtarılması, şehrin ve ülkenin kültürel mirasa verdiği değeri göstermesi açısından kritik bir öneme sahiptir. Manastırın onarılması ve işlevsel bir hale getirilmesi, hem yerel halk için bir gurur kaynağı olacak hem de gelecek nesillere aktarılacak değerli bir mirasın kurtarılmasını sağlayacaktır.

Etiketler:
#barcelona#tarihi-miras#manastr#yerel-ynetim#restorasyon
Paylaş:
Kaynak: Betevé