Barselona'daki bar ve restoran terasları, sigara dumanından nasibini almaya devam ediyor. Yasalara göre sigara içmenin yasak olduğu alanlarda bile durum farklı değil. Barselona Halk Sağlığı Ajansı (ASPB) tarafından yapılan çarpıcı bir araştırmaya göre, şehirdeki kısmen kapalı terasların, yani sigara içilmesinin yasak olduğu alanların yüzde 90'ında kurallara uyulmuyor. Dahası, bu kapalı veya yarı kapalı alanlarda tespit edilen nikotin konsantrasyonu, tamamen açık teraslara kıyasla iki kat daha yüksek seviyelere ulaşıyor, bu da pasif içicilik riskinin boyutunu gözler önüne seriyor.
Mevcut İspanya yasalarına göre, bar ve restoran teraslarında sigara içilmesine, bu alanların tamamen açık olması koşuluyla izin veriliyor. Ancak, bir çatısı veya üç ya da daha fazla rüzgar paneli (paraván) bulunan teraslarda sigara içmek kesinlikle yasak. ASPB'nin yürüttüğü bu kapsamlı çalışma, yasanın uygulanmasındaki yüksek düzeydeki uyumsuzluğun yanı sıra, mevzuatın yorumlanması ve sahada uygulanması konusunda da ciddi zorluklar yaşandığını ortaya koyuyor. Özellikle yarı kapalı alanların tanımı ve denetimi, hem işletmeciler hem de yetkililer için gri bir alan oluşturuyor.
ASPB, Barselona genelinde 180 farklı yeme-içme terasında gerçekleştirdiği örneklem çalışmalarıyla dikkat çekici verilere ulaştı. Araştırma sonuçlarına göre, şehrin teraslarının yüzde 85'inde çevresel nikotin tespit edildi. Bu oran, özellikle sosyoekonomik durumu daha düşük olan mahallelerdeki teraslarda ve sigara içilmesinin yasak olduğu yarı kapalı teraslarda daha da yükseliyor. Bu durum, pasif içiciliğin sadece sigara içilen alanlarla sınırlı kalmayıp, kamusal alanların genelinde yaygın bir sorun olduğunu gösteriyor.
Çalışma ayrıca, incelenen terasların yüzde 93'ünde en az bir kişinin sigara içtiğini ve yüzde 25'inde ise elektronik sigara (vape) kullanıldığını ortaya koydu. Elektronik sigaraların kullanımı, son yıllarda özellikle gençler arasında artış gösteren bir eğilim olup, sağlık uzmanları bu cihazların uzun vadeli etkileri konusunda endişelerini dile getiriyor. Teraslardaki bu yaygın kullanım, hem geleneksel sigaranın hem de elektronik sigaraların dumanına maruz kalma riskini artırıyor.
İspanya'da Sigara Karşıtı Mücadele ve Toplumsal Tepkiler
İspanya, 2006 ve 2010 yıllarında yürürlüğe koyduğu sert sigara karşıtı yasalarla Avrupa'da bu alanda öncü ülkelerden biri olmuştur. 2006 yasası işyerleri ve kapalı kamusal alanlarda sigarayı yasaklarken, 2010'daki düzenleme yasağı bar, restoran ve eğlence mekanlarına kadar genişletmiştir. Teraslardaki mevcut düzenleme de bu 2010 yasasının bir parçasıdır. Ancak, COVID-19 pandemisi sırasında sağlık nedenleriyle tüm teraslarda sigara içilmesi geçici olarak yasaklanmış, bu durum birçok sağlık örgütü tarafından kalıcı hale getirilmesi için bir fırsat olarak görülmüştür. Barselona'daki restoran ve bar sektörü temsilcileri (Barcelona Restauració) ise, teraslarda tam bir sigara yasağına karşı çıkarak, bunun işletmeleri olumsuz etkileyeceğini savunmaktadır.
Türkiye'de de benzer şekilde kapalı alanlarda sigara yasağı oldukça katı bir şekilde uygulanmaktadır. Ancak, açık alanlar ve teraslar konusunda tartışmalar devam etmektedir. İspanya'daki bu çalışma, Türkiye gibi ülkeler için de teraslardaki sigara yasağının etkinliği ve denetimi konusunda önemli dersler sunmaktadır. Pasif içiciliğin sağlık üzerindeki olumsuz etkileri, dünya genelinde kamu sağlığı politikalarının ana gündem maddelerinden biridir. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre, her yıl milyonlarca insan pasif içicilik nedeniyle hayatını kaybetmektedir. Bu nedenle, Barselona'daki bulgular, sadece yerel bir sorun olmanın ötesinde, küresel bir sağlık sorununa işaret etmektedir.
Halkın Görüşü ve Gelecek Politikalar
ASPB'nin teras kullanıcılarıyla gerçekleştirdiği 451 anket de dikkat çekici sonuçlar ortaya koydu. Ankete katılanların yüzde 94'ü bir terasta sigara dumanına maruz kaldığını, yüzde 68'i ise elektronik sigara aerosollerine maruz kaldığını belirtti. En önemlisi, katılımcıların yüzde 57'si teraslarda sigara içmenin tamamen yasaklanması gerektiğini düşünüyor. Bu oran, kamuoyunun daha sıkı düzenlemelerden yana olduğunu ve pasif içicilik sorununa karşı artan bir hassasiyet taşıdığını gösteriyor.
Barselona'daki bu durum, İspanya genelinde ve hatta Avrupa Birliği (AB) çapında sigara karşıtı politikaların geleceği hakkında önemli sinyaller veriyor. Kamuoyunun büyük bir kısmının tam yasağı desteklemesi, yasa koyucular üzerinde daha sıkı önlemler alma yönünde bir baskı oluşturabilir. Ancak, yasağın uygulanması ve denetimi, özellikle turizm ve yeme-içme sektörünün yoğun olduğu şehirlerde ciddi zorluklar barındırıyor. Barselona gibi önemli bir turizm merkezinde, bu tür düzenlemelerin ekonomik etkileri de göz önünde bulundurulmak zorunda. Gelecekte, Barselona'nın teraslarında sigara içme alışkanlıklarının ve yasal düzenlemelerin ne yönde evrileceği, hem halk sağlığı hem de şehir yaşamı açısından merakla bekleniyor.
