Barselona'nın Les Corts (Kortlar) bölgesindeki tarihi kent merkezi, kamusal alanların temizliği, düzeni ve doğru kullanımı konusunda önemli bir farkındalık kampanyasına ev sahipliği yapıyor. La de Cal Deu mahalle derneği ve Les Corts Bölge Belediyesi iş birliğiyle başlatılan bu "ortak sorumluluk" (corresponsabilitat) girişimi, bölge sakinleri ve yerel kuruluşlar tarafından tespit edilen kronik sorunlara çözüm bulmayı hedefliyor. Özellikle Plaça de Comas, Plaça de la Concòrdia ve Plaça de Can Rosés ile çevrili bu dar sokaklı bölgede, çöp konteynerlerinin eksikliği ve yanlış atık yönetimi gibi meseleler uzun süredir gündemdeydi.
Les Corts'un eski kent merkezinin kendine özgü yapısı, çöp toplama araçlarının geçişine elverişli olmayan dar sokaklara sahip olması nedeniyle bölgede çöp konteyneri bulunmamaktadır. Bu durum, mahalle sakinlerini çöplerini atmak için çevredeki ana caddelere gitmeye zorlamakta, ancak birçok kişi kolaylık sağlamak adına çöp poşetlerini sokaklardaki çöp kutularına bırakmayı tercih etmektedir. La de Cal Deu platformundan Toni Magán, "Başlangıçta daha fazla çöp kutusu talep ettik, ancak onlar da aynı şekilde dolup taşıyordu" diyerek sorunun boyutunu gözler önüne serdi. Bunun üzerine, bölge meclis üyesi David Escudé'nin önerisiyle, temizlik, düzen ve kamusal alanın doğru kullanımı konusunda farkındalık yaratmaya odaklanan kapsamlı bir kampanya başlatılması kararlaştırıldı.
Üç ay süren yoğun bir ortak çalışma sonucunda hayata geçirilen bu kampanya, kirliliği azaltmak ve konteynerlerin doğru kullanımını teşvik etmek amacıyla çeşitli duyarlılık artırıcı eylemleri içeriyor. İlk aşamada, tarihi merkezin bina girişlerine bilgilendirici afişler asıldı; bu afişlerde, bölgedeki tüm çöp konteyneri noktalarını gösteren detaylı bir harita yer alıyor. Bu sayede, sakinlerin çöplerini nereye bırakmaları gerektiği konusunda net bir bilgiye sahip olmaları amaçlanıyor.
Kampanya sadece çöp atıklarının doğru yönetimiyle sınırlı kalmayıp, aynı zamanda çöp kutularının taşması, kamuya açık alanlara mobilya ve hurda atılması, atıkların yanlış ayrıştırılması gibi sorunlara da çözüm arıyor. Özellikle teraslarda bırakılan yiyecek artıklarıyla bağlantılı olarak artan güvercin popülasyonu da ele alınan önemli bir problem. Magán, "Tüm restoran işletmecilerine, masaları mümkün olan en kısa sürede toplamaları ve güvercinlerin masaları istila etmemesi için yiyecek artığı bırakmamaları konusunda eğitim veriliyor" açıklamasını yaparak, soruna çok yönlü bir yaklaşımla yaklaşıldığını belirtti.
Temmuz ayında başlayacak bir sonraki aşama ise, kamuya açık alanlara bırakılan eski mobilya ve hurda eşyaların toplanmasına odaklanacak. Birçok kişinin sadece belirli bir günde mobilya bırakılabileceğini düşündüğünü belirten Magán, aslında bölge belediyesine telefon ederek özel bir toplama hizmeti talep edilebileceğini vurguladı. Bu hizmetin yaygınlaşmasıyla birlikte, özellikle perşembe günleri sokaklarda biriken mobilya yığınlarının yaratacağı rahatsızlığın önemli ölçüde azalacağı öngörülüyor. Kampanya ayrıca okullara ve toplum merkezlerine yönelik pedagojik faaliyetler, atık ayrıştırma üzerine hızlı atölye çalışmaları ve mahalledeki toplama noktalarının işleyişini tanıtıcı rehberli turları da kapsıyor.
Barselona'nın Tarihi Dokusu ve Çevre Sorunları
Barselona, hem tarihi zenginliği hem de modern kent yaşamıyla öne çıkan, yılda milyonlarca turisti ağırlayan bir metropol. Ancak bu yoğunluk, özellikle Les Corts gibi tarihi ve yerleşim bölgelerinde çevre yönetimi ve temizlik konusunda ciddi zorlukları da beraberinde getiriyor. Şehrin eski mahalleleri, dar sokakları ve geleneksel mimarisiyle karakterize olup, modern atık toplama altyapısının entegrasyonunu zorlaştırıyor. Bu durum, Ajuntament de Barcelona (Barselona Belediyesi) için sürekli bir meydan okuma oluşturuyor ve belediye, çevre temizliği için yıllık bütçesinden önemli bir pay ayırıyor. Örneğin, Barselona'nın temizlik ve atık yönetimi için harcadığı yıllık miktar yüz milyonlarca Euro'yu bulabilmektedir. Şehir genelinde kişi başına düşen atık miktarı ve geri dönüşüm oranları, Avrupa ortalamasının üzerinde olsa da, hedeflenen sürdürülebilirlik seviyelerine ulaşmak için daha fazla çaba gerekiyor. Bu tür yerel kampanyalar, merkezi yönetim politikalarını destekleyerek, halkın katılımıyla daha etkili çözümler üretmeyi amaçlıyor. Güvercin popülasyonu gibi sorunlar da sadece estetik bir kaygı olmaktan öte, halk sağlığı ve şehir altyapısının korunması açısından da önem taşıyor.
Ortak Sorumluluk Modeli ve Türkiye ile Karşılaştırma
Les Corts'ta başlatılan "ortak sorumluluk" kampanyası, modern şehir yönetiminde giderek daha fazla benimsenen bir yaklaşımı temsil ediyor. Bu model, çevre temizliği ve düzenin sadece belediyenin değil, aynı zamanda vatandaşların da aktif katılımıyla sağlanabileceği fikrine dayanıyor. İspanya ve özellikle Catalunya (Katalonya) bölgesinde mahalle dernekleri (associació veïnal), yerel yönetişimde çok önemli bir rol oynar ve bu tür kampanyaların başarılı olmasında kilit bir faktördür. Bu dernekler, yerel sorunları tespit eder, çözümler önerir ve belediye ile vatandaşlar arasında bir köprü görevi görür. Eğitim ve farkındalık çalışmaları, cezalandırıcı önlemlerden ziyade, davranış değişikliğini teşvik etme ve uzun vadeli sürdürülebilir alışkanlıklar kazandırma potansiyeline sahiptir.
Bu durum, Türkiye'deki tarihi kent merkezleri için de benzer dersler sunmaktadır. İstanbul'un Fatih veya Beyoğlu gibi tarihi semtleri, İzmir'in Kemeraltı Çarşısı veya Ankara'nın Hamamönü gibi bölgeleri de dar sokaklar, yoğun insan trafiği ve kültürel mirasın korunması gerekliliği nedeniyle benzer atık yönetimi zorluklarıyla karşı karşıyadır. Türkiye'de de son yıllarda belediyeler, sivil toplum kuruluşları ve vatandaş iş birliğiyle çevre temizliği ve geri dönüşüm konularında farkındalık kampanyaları düzenlemektedir. Ancak, Barselona örneğinde olduğu gibi, yerel yönetimlerin vatandaşlara özel toplama hizmetleri sunması ve bu hizmetleri etkili bir şekilde duyurması, atık sorunlarının çözümünde kritik bir rol oynayabilir. Ortak sorumluluk bilincinin geliştirilmesi, hem Türkiye hem de İspanya gibi kültürel mirası güçlü ülkelerde, şehirlerin yaşanabilirliğini ve sürdürülebilirliğini artırmanın temel anahtarlarından biridir.
Toni Magán'ın belirttiği üzere, kampanya mahalle sakinleri arasında çok olumlu bir karşılık buldu. Ağustos ayında tatil nedeniyle kısa bir ara verilecek olsa da, Eylül ayında yeniden başlayacak ve Les Corts Büyük Festivali'ne (Festa Major) kadar Ekim ayına kadar devam etmesi planlanıyor. Bu tür yerel inisiyatifler, sadece anlık temizlik sorunlarına çözüm bulmakla kalmayıp, aynı zamanda toplumsal katılımı teşvik ederek ve ortak yaşam alanlarına karşı sorumluluk bilincini artırarak daha yaşanabilir şehirler yaratma potansiyeli taşımaktadır. Barselona'nın bu girişimi, şehirlerin sürdürülebilir geleceği için vatandaş-belediye iş birliğinin ne kadar değerli olduğunu bir kez daha kanıtlamaktadır.


