🇪🇸 Barselona, İspanya'dan Türkçe Haberler
Şehir

Barselona'da Tek Seviyeli Sokaklar Tartışması: Erişilebilirlik Yeniden Gündemde

9 Mart 2026, Pazartesi
4 dk okuma
Barselona'da Tek Seviyeli Sokaklar Tartışması: Erişilebilirlik Yeniden Gündemde

Barselona'da kent yaşamının önemli bir parçası haline gelen ve yaya önceliğini hedefleyen tek seviyeli sokaklar, görme engelli bireyler için oluşturduğu potansiyel tehlikeler nedeniyle yeniden siyasi tartışmaların odağına oturdu. Partido Popular (PP - Halk Partisi) Barselona Belediye Meclisi Başkanı Daniel Sirera, sosyalist Jaume Collboni liderliğindeki mevcut belediye hükümetine çağrıda bulunarak, bu tür sokakların gözden geçirilmesini ve görme engelli veya görme bozukluğu olan kişiler için engel teşkil etmeyecek şekilde yeniden tasarlanmasını talep etti. Bu çağrı, modern şehir planlamasının estetik ve işlevsellik dengesini, tüm vatandaşların erişilebilirlik haklarıyla nasıl uzlaştırabileceği sorusunu bir kez daha gündeme getirdi.

Sirera'nın açıklamalarına göre, Barselona'da yaygınlaşan tek seviyeli sokaklar, kaldırımlar ve yol arasında fiziksel bir ayrım olmaması nedeniyle görme engelli bireyler için yön bulma ve güvenlik sorunları yaratıyor. Geleneksel kaldırımların sunduğu yükselti farkı, görme engelliler için önemli bir rehber görevi görürken, tek seviyeli tasarımlar bu doğal sınırı ortadan kaldırıyor. PP, bu durumun sadece güvenlik riski oluşturmakla kalmayıp, aynı zamanda engelli bireylerin kent yaşamına tam katılımını kısıtladığını ve yasal erişilebilirlik standartlarına aykırı olduğunu savunuyor. Parti, belediyeyi bu konuda somut adımlar atmaya ve ilgili engelli dernekleriyle işbirliği yapmaya davet ediyor.

Barselona'nın kent dokusunda son yıllarda sıkça rastlanan tek seviyeli sokaklar, özellikle yayaların ve bisikletlilerin önceliğini artırmak, araç trafiğini yavaşlatmak ve kamusal alanları daha yaşanabilir kılmak amacıyla tasarlanmıştı. Ancak bu yenilikçi yaklaşım, beraberinde erişilebilirlik sorunlarını da getirdi. Görme engelli bireyler için kaldırımların kenar taşları, trafik akışını ve güvenli yürüyüş alanını belirleyen hayati işaretlerken, tek seviyeli tasarımlarda bu ayrımların eksikliği, kaza riskini artırıyor ve bağımsız hareket etme özgürlüklerini kısıtlıyor. Bu durum, şehir planlamacılarının ve yerel yönetimlerin, tasarım estetiği ile evrensel erişilebilirlik ilkeleri arasında hassas bir denge kurması gerektiğini bir kez daha ortaya koyuyor.

Tek Seviyeli Kaldırımlar ve Kentsel Tasarım Felsefesi

Tek seviyeli kaldırımlar veya "shared space" (paylaşımlı alan) konsepti, 2000'li yılların başından itibaren Avrupa şehirlerinde popülerlik kazanmış bir kentsel tasarım yaklaşımıdır. Bu felsefe, araç trafiği ile yaya trafiği arasındaki geleneksel ayrımı ortadan kaldırarak, tüm kullanıcıların alanı eşit şekilde paylaşmasını teşvik eder. Amaç, sürücülerin daha dikkatli olmasını sağlayarak hızları düşürmek, yayalara daha fazla özgürlük tanımak ve kentsel alanları daha sosyal ve etkileşimli hale getirmektir. Barselona, özellikle "süper blok" (superilles) projeleri kapsamında bu tür tasarımları yaygın olarak uygulamış, kent merkezindeki bazı caddeleri tamamen yayalaştırarak veya tek seviyeli hale getirerek kamusal alanları geri kazanma hedefi gütmüştür.

Ancak, bu modern tasarım anlayışı, özellikle görme engelli bireyler için ciddi zorluklar yaratmaktadır. İspanya'da yürürlükte olan "Engelli Kişilerin Hakları ve Sosyal İçermeleri Genel Yasası" (Ley General de derechos de las personas con discapacidad y de su inclusión social) ve Avrupa Birliği direktifleri, kamusal alanların herkes için erişilebilir olmasını şart koşmaktadır. Bu bağlamda, PP'nin talebi, sadece siyasi bir eleştiri olmanın ötesinde, yasal ve etik bir zorunluluğu da işaret etmektedir. Uzmanlar, tek seviyeli alanlarda hissedilebilir yüzey (tactile paving) şeritleri, farklı malzeme dokuları veya görsel kontrast sağlayan işaretlemeler gibi çözümlerin uygulanması gerektiğini belirtmektedir. Örneğin, İspanya'da 2021 yılı itibarıyla yaklaşık 700.000 görme engelli veya ciddi görme bozukluğu olan birey bulunmaktadır ve bu kişilerin kent yaşamına bağımsız katılımı, erişilebilir altyapı ile doğrudan ilişkilidir.

Erişilebilirlik Sorunu: Küresel Perspektif ve Türkiye Bağlantısı

Erişilebilirlik sorunu, Barselona veya İspanya'ya özgü bir durum olmayıp, dünya genelindeki birçok büyük şehirde benzer tartışmaları tetiklemektedir. Türkiye'de de son yıllarda kentsel dönüşüm ve altyapı projeleri kapsamında birçok cadde ve meydan yeniden düzenlenirken, erişilebilirlik konusu sıkça gündeme gelmektedir. Özellikle yayalaştırılmış bölgelerde veya kaldırımların araç yoluyla aynı seviyede olduğu alanlarda, görme engelli vatandaşlar için yön bulma ve güvenlik sorunları yaşanabilmektedir. Türkiye'de "Engelliler Hakkında Kanun" ve ilgili yönetmelikler, kamusal alanların erişilebilirliğini zorunlu kılsa da, uygulamada hala eksiklikler bulunmaktadır. Örneğin, hissedilebilir yürüme yüzeylerinin (kılavuz iz ve uyarı yüzeyleri) yetersizliği veya yanlış uygulanması, engelli bireylerin hareket kabiliyetini olumsuz etkilemektedir.

Barselona'daki bu siyasi tartışma, şehirlerin sadece estetik veya trafik akışı gibi faktörleri değil, aynı zamanda tüm vatandaşların haklarını ve ihtiyaçlarını gözeten kapsayıcı bir tasarım anlayışını benimsemesi gerektiğinin altını çizmektedir. Türkiye'deki belediyeler de benzer projeleri hayata geçirirken, uluslararası iyi uygulama örneklerini incelemeli ve engelli dernekleriyle yakın işbirliği içinde olmalıdır. Aksi takdirde, modern ve estetik görünen kentsel alanlar, toplumun belirli kesimleri için aşılamaz engellere dönüşebilir. Kapsayıcı şehirler, sadece fiziksel engelleri ortadan kaldırmakla kalmaz, aynı zamanda sosyal içermeyi ve yaşam kalitesini de artırır.

Etiketler:
#barselona#erişilebilirlik#kent-planlama#görme-engelli#belediye
Paylaş: