İspanya'nın gözde şehirlerinden Barselona (Barcelona), kira artışları nedeniyle kapanma riskiyle karşı karşıya kalan "sembolik ve stratejik" ticari işletmelerini korumak amacıyla önemli bir adım attı. Barselona Belediye Başkanı Jaume Collboni, Ajuntament de Barcelona (Barselona Belediyesi) tarafından oluşturulacak yeni bir fon ile bu tür dükkanların belediye tarafından satın alınabileceğini duyurdu. Bu hamle, şehrin ticari dokusunu, kültürel kimliğini ve yerel istihdamı muhafaza etmeyi hedefliyor. Özellikle son aylarda artan tarihi dükkan kapanışları, belediyeyi bu konuda acil önlemler almaya sevk etmişti.
Belediye yetkilileri, yıl sonuna kadar bu fonun hayata geçirileceğini ve ilk satın alma işlemlerinin son çeyrekte gerçekleştirileceğini belirtti. Fon, sadece tarihi ve kültürel öneme sahip işletmeleri değil, aynı zamanda mahalleler için stratejik kabul edilen ve korunması gereken dükkanları da kapsayacak. Bu sayede, şehrin her köşesindeki yerel ticaretin canlılığı ve çeşitliliği desteklenerek, tek tip mağazaların yayılmasının önüne geçilmesi amaçlanıyor. Collboni, bu girişimin Barselona'nın ruhunu ve sosyal uyumunu korumak adına kritik olduğunu vurguladı.
Bu girişimin yanı sıra, Collboni, Generalitat (Katalonya Özerk Yönetimi) ile ortaklaşa bir çalışma grubu kurulduğunu da açıkladı. Bu grup, tüm belediyelerin ticari mülkler üzerinde "droit de tanteo y retracto" (ön alım ve geri alım hakkı) kullanabilmesi için gerekli yasal değişiklikleri inceleyecek ve teşvik edecek. Bu hukuki mekanizma, bir mülk satışa çıktığında belediyenin öncelikli satın alma hakkına sahip olmasını veya satıldıktan sonra belirli koşullar altında geri alabilmesini sağlıyor. Bu sayede belediyeler, korunması gerektiğine inandıkları sembolik veya stratejik ticari alanlara doğrudan müdahale edebilecek ve onların yok olmasını engelleyebilecek.
Barselona'nın Ticaret Mirası Tehlikede: Neden Bu Adım Gerekliydi?
Barselona, zengin tarihi ve mimari dokusuyla olduğu kadar, kendine özgü yerel dükkanları ve çarşılarıyla da ünlü bir şehir. Ancak son yıllarda, İspanya genelinde olduğu gibi Barselona'da da ticari kira fiyatlarında yaşanan fahiş artışlar, birçok geleneksel ve tarihi işletmeyi kapanma noktasına getirdi. Özellikle 2013'teki kira yasası değişiklikleri ve pandemi sonrası hızlanan e-ticaretin yükselişi, küçük esnafın rekabet gücünü ciddi şekilde zayıflattı. Yerel medyada yer alan haberlere göre, Barselona'da her dört tuhafiye, eczane veya balıkçı dükkanından biri kapanma tehlikesiyle karşı karşıya. Bu durum, sadece ekonomik bir kayıp değil, aynı zamanda şehrin kültürel mirası ve sosyal dokusu için de büyük bir tehdit oluşturuyor.
Belediye Başkanı Collboni, bu durumu "iş yerleri, sosyal uyum, insan ilişkileri ve şehirlerimizin kimliği" açısından değerlendirerek, sokaklarda yürürken kendimizi tanıyabileceğimiz, ülkelerimizin kimliklerini yansıtan mekanların korunmasının önemine dikkat çekti. Sembolik işletmeler (establecimientos emblemáticos), genellikle onlarca yıldır aynı yerde faaliyet gösteren, tarihi mimariye sahip veya belirli bir zanaatı yaşatan dükkanlardır. Bunlar, bir şehrin hafızasını oluşturan, turistler için cazibe merkezi olan ve yerel halk için aidiyet duygusu yaratan mekanlardır. Bu tür işletmelerin yok olması, Barselona'nın özgün karakterini ve cazibesini kaybetmesine neden olabilir.
Geleceğe Yönelik Umutlar ve Beklentiler
Barselona Belediyesi'nin bu girişimi, Avrupa genelinde yerel ticaretin korunması ve geliştirilmesi çabalarıyla da örtüşüyor. Bu önlemler, Avrupa Şehirleri ve Yerel Ticaret Forumu'nun açılışında duyuruldu. Barselona'nın "Yerel Ticaretin Avrupa Başkenti" unvanını taşıdığı bir dönemde yapılan bu duyuru, şehrin bu konudaki liderliğini pekiştiriyor. Forum, Avrupa'daki şehirlerin yerel ticaretin ekonomik, sosyal ve kentsel rolü üzerine düşünmeleri, deneyimlerini paylaşmaları ve ortak zorluklara çözümler üretmeleri için bir platform sunuyor. İspanya Ticaret Devlet Sekreteri Amparo López, Avrupa Parlamentosu Başkan Yardımcısı Javi López ve Katalonya İşletme Bakanı Miquel Sàmper gibi önemli isimlerin katılımıyla gerçekleşen bu toplantı, konunun uluslararası boyutunu da gözler önüne seriyor.
Türkiye'de de benzer sorunlar yaşanmaktadır. Büyük alışveriş merkezlerinin ve zincir mağazaların yaygınlaşması, e-ticaretin yükselişi ve kira artışları, tarihi çarşılarımızdaki ve mahallelerimizdeki küçük esnafı zor durumda bırakmaktadır. Barselona'nın attığı bu adım, Türkiye'deki belediyeler ve yerel yönetimler için de ilham verici bir model olabilir. Tarihi Kapalıçarşı, Mısır Çarşısı gibi sembolik mekanlarımızdaki esnafın korunması veya geleneksel zanaatların yaşatılması için benzer fonlar veya yasal mekanizmalar oluşturulması, kültürel mirasımızın korunması ve yerel ekonominin desteklenmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Barselona'nın bu "cerrahi" müdahale yaklaşımı, belirli ve değerli işletmeleri hedef alarak, piyasa dengelerini bozmadan stratejik bir koruma sağlamayı amaçlıyor.


