Barselona kentinde, elektrikli scooterların toplu taşıma araçlarına yeniden kabul edilip edilmeyeceği konusu, şehir meclisinin (Ajuntament de Barcelona) gündemine geldi. Bu tartışma, 2023 yılının başında güvenlik endişeleri nedeniyle uygulanan yasağın ardından, İspanyol ulusal demiryolu şirketi Renfe'nin scooterları tekrar vagonlarına kabul etme kararıyla yeniden alevlendi. Barselona Belediyesi, bu önemli konuyu Metropolitan Ulaşım Otoritesi'ne (ATM - Autoritat del Transport Metropolità) taşıyarak, gelecekteki ulaşım politikaları için bir yol haritası belirlemeyi hedefliyor.
Tartışmanın fitilini ateşleyen olay, Kasım 2022'de bir FGC (Ferrocarrils de la Generalitat de Catalunya) tren vagonunda meydana gelen ve büyük bir hızla yayılan elektrikli scooter yangınıydı. Bu olay, toplu taşıma operatörleri arasında büyük bir alarm durumu yaratmış ve güvenlik önlemlerinin sıkılaştırılması çağrılarına yol açmıştı. Yangının ardından, Ocak 2023'te ATM, trenler, otobüsler, metrolar ve tramvaylardan elektrikli scooterların çıkarılması yönünde bir talimat yayınlamış ve bu yasak, Şubat 2023 itibarıyla yürürlüğe girmişti. Hatta bu yasak, kısa süre sonra devlet çapında bir düzenlemeye dönüşerek İspanya genelinde toplu taşıma araçlarında elektrikli scooter kullanımını yasaklamıştı.
Ancak geçtiğimiz hafta Renfe'nin aldığı karar, durumu değiştirdi. Şirket, Rodalies (Katalonya'daki banliyö trenleri) ve Cercanías Euskadi (Bask Ülkesi'ndeki banliyö trenleri) hariç olmak üzere, elektrikli scooterları vagonlarına yeniden kabul edeceğini duyurdu. Bu gelişme, Barselona'da da benzer bir esnekliğin uygulanıp uygulanamayacağı sorusunu gündeme getirdi. Barselona Belediyesi Kentsel Planlama ve Hareketlilik Komisyonu'nda, BComú (Barcelona en Comú) partisinin girişimiyle konu ele alındı ve mevcut PSC (Partit dels Socialistes de Catalunya) hükümeti, meselenin ATM'ye taşınması konusunda ikna edildi. Bu adım, yasağın gözden geçirilmesi ve potansiyel olarak kaldırılması için resmi bir sürecin başlangıcı anlamına geliyor.
Elektrikli Scooterlar ve Şehir İçi Ulaşım Tartışmaları
Elektrikli scooterlar, özellikle büyük şehirlerde "son mil" ulaşımında devrim yaratarak, toplu taşıma durakları ile nihai varış noktaları arasındaki mesafeyi kapatma konusunda önemli bir rol oynamaktadır. Çevre dostu olmaları, trafik sıkışıklığını azaltmaları ve bireysel hareketliliği artırmaları gibi avantajlarıyla öne çıkan bu araçlar, birçok şehirde popülerliğini hızla artırmıştır. Barselona gibi yoğun şehirlerde, scooterlar, vatandaşların daha hızlı ve esnek bir şekilde seyahat etmelerine olanak tanıyarak, toplu taşıma sistemlerini tamamlayıcı bir unsur haline gelmiştir.
Ancak, bu avantajların yanı sıra, elektrikli scooterlar ciddi güvenlik endişelerini de beraberinde getirmektedir. Özellikle lityum iyon bataryaların aşırı ısınması veya hasar görmesi sonucu meydana gelen yangınlar, kapalı ve kalabalık toplu taşıma ortamlarında büyük risk oluşturmaktadır. FGC trenindeki yangın olayı, bu riskin ne kadar ciddi olabileceğini acı bir şekilde göstermiştir. Bu tür olaylar, sadece yolcuların can güvenliğini tehdit etmekle kalmayıp, aynı zamanda toplu taşıma altyapısında da ciddi hasarlara yol açabilmektedir. Bu nedenle, scooterların toplu taşıma araçlarına entegrasyonu, batarya güvenliği standartları, taşıma kuralları ve kullanıcı eğitimi gibi konularda kapsamlı düzenlemeler gerektirmektedir.
Gelecek ve Olası Senaryolar
Metropolitan Ulaşım Otoritesi (ATM), Barselona metropol bölgesindeki toplu taşıma sisteminin koordinasyonundan sorumlu ana kurumdur ve bu konuda alacağı karar, şehrin ulaşım geleceği için belirleyici olacaktır. ATM, Renfe'nin kararı ve Barselona Belediyesi'nin talebi doğrultusunda, elektrikli scooterların toplu taşıma araçlarına dönüşü konusunu tüm yönleriyle değerlendirecektir. Olası senaryolar arasında, scooterların tamamen geri dönmesi, belirli saatlerde veya belirli koşullar altında (örneğin, katlanabilir modeller için, batarya sertifikasyonları ile) izin verilmesi veya mevcut yasağın sürdürülmesi yer almaktadır.
Bu karar sürecinde, yolcu güvenliği en üst öncelik olmaya devam ederken, aynı zamanda sürdürülebilir ulaşım hedefleri ve kentlilerin hareketlilik ihtiyaçları da göz önünde bulundurulacaktır. ATM'nin alacağı karar, sadece Barselona için değil, benzer sorunlarla boğuşan diğer İspanyol ve Avrupa şehirleri için de bir emsal teşkil edebilir. Türkiye'deki büyük şehirlerde de elektrikli scooter kullanımı yaygınlaşırken, bu tür güvenlik tartışmaları ve düzenleme ihtiyacı giderek daha fazla önem kazanmaktadır. Barselona'nın bu konudaki yaklaşımı, şehir içi ulaşımın geleceğini şekillendirme potansiyeline sahip kritik bir dönüm noktası olacaktır.

