Barselona'nın (Barcelona) Sant Antoni bölgesinde, kent yaşamını dönüştürmeyi hedefleyen "Superilla" (Süper Blok) projesinin kalıcı hale getirilme çalışmaları resmen başladı. Bu önemli kentsel dönüşüm hamlesi, Comte Borrell Caddesi'nin Manso ile Paral·lel arasındaki bölümünü, Parlament Caddesi'nin Viladomat ile Ronda de Sant Pau arasındaki kesimini ve Borrell-Parlament kavşağını kapsıyor. Barselona Belediyesi (Ajuntament de Barcelona) tarafından yürütülen proje, bölgeyi daha yeşil, güvenli ve yayalar için daha erişilebilir bir yaşam alanına dönüştürmeyi amaçlıyor. Ancak, bir yıl sürmesi beklenen inşaat sürecinin yerel esnaf üzerindeki olası etkileri şimdiden endişe yaratıyor.
Başlayan çalışmalarla birlikte, Sant Antoni çevresindeki Rocafort yeşil aksının tamamlanması ve bölgenin Sant Antoni Pazarı (Mercat de Sant Antoni) etrafındaki mevcut kentsel tasarımla uyumlu hale getirilmesi hedefleniyor. Bu konsolidasyon, on yıldır geçici "taktiksel şehircilik" uygulamalarıyla sakinleştirilmiş olan bu süper bloğun nihai tasarımına kavuşmasını sağlayacak. İnşaat süresince trafik akışında ve kamusal alan kullanımında bazı aksaklıklar yaşanması bekleniyor olsa da, konutlara, iş yerlerine ve temel hizmetlere erişimin her zaman garanti edileceği belirtiliyor. Çalışmaların Haziran 2026'da tamamlanması planlanıyor.
Barselona'nın Superilla Vizyonu ve Tarihçesi
Barselona'nın "Superilla" (Süper Blok) projesi, şehirde araç trafiğini azaltarak yaya ve bisikletliler için daha fazla alan yaratmayı, yeşil alanları artırmayı, gürültü ve hava kirliliğini düşürmeyi hedefleyen iddialı bir kentsel planlama stratejisidir. İlk olarak 2016 yılında Poblenou bölgesinde pilot uygulama olarak başlatılan bu konsept, daha sonra şehrin ikonik Eixample bölgesine ve diğer semtlere yayılmıştır. Superilla'lar, genellikle dokuz blokluk bir alanı kapsayan ve içindeki sokaklarda araç trafiğini kısıtlayarak veya tamamen kaldırarak, bu alanları parklara, oyun alanlarına, topluluk bahçelerine ve dinlenme alanlarına dönüştüren bir yapıdır. Barselona Belediyesi, bu projeyle iklim değişikliğiyle mücadele, kentlilerin yaşam kalitesini artırma ve daha güçlü topluluk bağları oluşturma hedeflerini birleştirmektedir.
Sant Antoni'deki bu konsolidasyon projesi de Superilla felsefesinin bir parçasıdır. Proje kapsamında, bölgedeki ağaç sayısı artırılarak daha fazla gölgelik alan yaratılacak, sulama ve aydınlatma sistemleri yenilenecek. Ayrıca, özellikle Comte Borrell ve Parlament caddelerinin kesişiminde yer alan meydanda yeni oyun alanları ve modern kent mobilyaları yerleştirilecek. Bu meydan, bölge sakinleri için merkezi bir buluşma ve dinlenme noktası haline gelecek. Bu tür projeler, Barselona'yı Avrupa'nın en yeşil ve yaşanabilir şehirlerinden biri yapma vizyonunun temel taşlarından birini oluşturmaktadır. Şehir planlamacıları, bu modelin sadece çevresel faydalar sağlamakla kalmayıp, aynı zamanda yerel ekonomiyi ve toplumsal etkileşimi de güçlendireceğine inanmaktadır.
Esnafın Endişeleri ve Projenin Ticari Etkileri
Barselona'daki Superilla projeleri, başlangıcından bu yana hem büyük destek görmüş hem de tartışmalara yol açmıştır. Özellikle Sant Antoni gibi köklü ticaret ve yaşam alanlarında, uzun soluklu inşaat süreçleri yerel esnafın en büyük endişe kaynağı olmaya devam ediyor. Esnaf, projenin uzun vadede bölgeye değer katacağına inansa da, bir yıl sürecek çalışmaların günlük satışlar ve müşteri erişimi üzerindeki kısa vadeli olumsuz etkilerinden kaygı duyuyor. Bölgedeki Conservas Latorre'den M. Rosa Latorre, "Satışların nasıl gideceğini, insanların gelip alışveriş yapıp yapamayacağını bilmiyoruz" diyerek bu belirsizliği dile getiriyor. Latorre, projenin sonucunun güzel olacağına inansa da, "bir muamma" ile karşı karşıya olduklarını ekliyor.
Benzer şekilde, La Crema büfesinden Lidia Martínez de projenin vizyonunu desteklediğini, ancak "bir yıl boyunca hayatta kalma konusunda endişeli olduklarını" belirtiyor. Frutería la Caloreña'dan Antonio Roig ise, bölgenin sakinleştirilmesinin genel olarak iyileşme getirdiğini, ancak "beklemediğimiz birçok şeyi de beraberinde getirdiğini" ifade ederek karmaşık duygularını dile getiriyor. Bu ifadeler, kentsel dönüşüm projelerinin sadece fiziksel bir değişimden ibaret olmadığını, aynı zamanda sosyo-ekonomik dinamikler üzerinde de derin etkileri olduğunu gözler önüne seriyor. Uzmanlar, bu tür projelerde yerel halkın ve esnafın katılımının ve geçiş sürecini kolaylaştıracak destek mekanizmalarının hayati önem taşıdığını vurguluyorlar. Türkiye'deki benzer kentsel dönüşüm projelerinde de sıklıkla karşılaşılan bu durum, Barselona'nın deneyiminden dersler çıkarılması gerektiğini gösteriyor.
