Barselona Şehir Meclisi, kentin yerel kolluk kuvveti olan Guàrdia Urbana'yı elektroşok silahlarıyla (genellikle Taser olarak bilinen) donatma konusunda önemli bir adım atmaya hazırlanıyor. PSC (Katalonya Sosyalist Partisi), Junts (Katalonya İçin Birlikte), PP (Halk Partisi) ve Vox partileri, Haziran ayı belediye meclisi toplantısında bu yönde bir taahhütte bulunarak, geçen yıl başarısız olan bir girişimi yeniden canlandırdı. Bu ittifak, Barselona'nın güvenlik stratejilerinde potansiyel bir değişimin sinyallerini verirken, Taser kullanımının etik ve güvenlik boyutları üzerine süregelen tartışmaları da yeniden alevlendirdi.
PP (Halk Partisi) tarafından sunulan teklif, en geç Temmuz ayı meclis toplantısında Guàrdia Urbana'nın Taser kullanımına ilişkin yönetmeliğin oylamaya sunulmasını ve devriye ekiplerine 150 adet elektroşok cihazının entegre edilmesini talep ediyor. PP temsilcisi Daniel Sirera, "Uzatılabilir coplar ve ateşli silahlar arasında etkili, operasyonel ve güvenli ara silahlar olmalıdır" diyerek bu ihtiyacın altını çizdi. Bu talep, Barselona'da son zamanlarda artan güvenlik endişeleri ve kolluk kuvvetlerinin daha geniş bir müdahale yelpazesine sahip olması gerektiği yönündeki kamuoyu beklentileriyle de örtüşüyor.
Bu gelişme, Barselona Belediye Başkanı Jaume Collboni'nin (PSC) elektroşok cihazları hakkındaki tartışmayı yeniden açmasından sadece dört gün sonra gerçekleşmesiyle dikkat çekiyor. Collboni, bu konuyu Junts partisi lideri Jordi Martí'nin 2027 belediye seçimleri için adaylığının ilan edildiği dönemde gündeme getirmişti. İlginç bir şekilde, Junts partisi bir yıl önce, sendikalarla yeterli diyalog eksikliğini gerekçe göstererek Guàrdia Urbana'nın Taser'larla donatılması olasılığını reddetmişti.
Jordi Martí (Junts), meclis toplantısında hükümetin "geç ve yanlış" hareket ettiğini belirterek, "Bir yıl önce onlardan istediğimiz şeyi şimdi yapıyorlar" eleştirisinde bulundu. Güvenlikten Sorumlu Belediye Başkan Yardımcısı Albert Batlle ise bu eleştirilere yanıt olarak, "Taser konusunda ağzını dolduranların, yönetmeliği oylamaya sunduğumuzda lehte oy kullanmasını umuyorum" dedi. Vox partisinden Gonzalo de Oro da, "Taser'lar bir kapris değil, komşuların ve polis memurlarının hayatını kurtaran güvenlik mesafesidir. Barselona'da yaşanan tüm olaylarla birlikte, bu yolu açmak asgari bir yükümlülüktür" diyerek, şehrin güvenlik sorunlarına atıfta bulundu. Özellikle Sant Gervasi bölgesinde bir adamın bıçakla yayaları tehdit etmesi gibi son olaylar, bu tartışmanın aciliyetini artırmış durumda.
Barselona'da Güvenlik Algısı ve Taser Tartışmasının Arka Planı
Barselona, son yıllarda suç oranlarındaki artış ve özellikle turistik bölgelerde yankı bulan yankesicilik, hırsızlık gibi olaylarla güvenlik algısında önemli bir değişim yaşadı. Bu durum, yerel seçim kampanyalarında güvenlik meselesini en üst sıralara taşımış ve kolluk kuvvetlerinin yetkilerini artırma yönündeki talepleri güçlendirmiştir. Taser olarak bilinen elektroşok silahları, ateşli silahların ölümcül gücü ile cop gibi fiziksel müdahale araçları arasındaki boşluğu dolduran "ara silahlar" kategorisinde değerlendirilmektedir. Bu cihazlar, genellikle yüksek gerilimli ancak düşük akımlı elektrik şokları göndererek geçici kas felci yaratır ve şüphelileri etkisiz hale getirmeyi amaçlar.
İspanya genelinde, özellikle Catalunya (Katalonya) bölgesinde Mossos d'Esquadra (Katalonya Bölgesel Polisi) gibi bazı kolluk kuvvetleri Taser kullanmaktadır. Ancak bu kullanım, uluslararası insan hakları örgütleri ve sivil toplum kuruluşları tarafından sıkça eleştirilmektedir. Amnesty International gibi kuruluşlar, Taser'ların işkence aracı olarak kullanılabileceği ve özellikle hassas durumdaki kişilerde (kalp rahatsızlığı olanlar, uyuşturucu etkisi altındakiler vb.) ölümcül sonuçlara yol açabileceği konusunda uyarılarda bulunmaktadır. Nitekim, Katalonya'da ve İspanya'nın diğer bölgelerinde Taser kullanımı sonrası ölüm vakaları yaşanmış, bu durum cihazların "ölümcül olmayan" tanımını sorgulatmıştır. Barselona'da da BComú (Barselona Ortak) partisinden Marc Serra, elektroşok silahlarının "oyuncak veya su tabancası olmadığını, aksine ölümcül silahlar olduğunu" ve Katalonya'da zaten ölümlere yol açtığını vurgulayarak bu endişeleri dile getirmiştir.
Siyasi Dinamikler ve Gelecek Etkileri
Barselona Şehir Meclisi'ndeki mevcut siyasi tablo, Taser'ların Guàrdia Urbana'ya kazandırılması yönündeki kararın alınmasında belirleyici rol oynuyor. PSC'nin Belediye Başkanı Collboni'nin bu konuyu yeniden gündeme getirmesi, Junts ile olası bir koalisyon veya işbirliği arayışlarının bir parçası olarak da yorumlanabilir. Junts'un bir yıl önceki ret tavrından vazgeçerek şimdi bu öneriyi desteklemesi, partinin güvenlik politikalarına bakış açısındaki değişimi veya siyasi pazarlıkların bir sonucunu işaret edebilir. PP ve Vox gibi sağ partilerin ise güvenlik konularında sert bir duruş sergilemesi ve kolluk kuvvetlerinin yetkilerini artırma yönündeki talepleri, bu ittifakın doğal bir parçasıdır.
Öte yandan, BComú ve ERC (Katalonya Cumhuriyetçi Solu) gibi sol partilerin Taser kullanımına karşı çıkması, polisin şiddet kullanımını tırmandıracağı ve insan hakları ihlallerine yol açabileceği endişelerini yansıtıyor. ERC meclis üyesi Jordi Coronas, "Polis müdahalesinde şiddetin azaltılması yerine, bir tırmanış söz konusu" diyerek bu kaygıyı dile getirdi. Türkiye'de de benzer elektroşok cihazlarının kolluk kuvvetleri tarafından kullanımı mevcut olup, zaman zaman bu cihazların kötüye kullanımı veya yol açtığı sağlık sorunları tartışma konusu olabilmektedir. Barselona'da alınacak bu karar, kentin güvenlik stratejilerini derinden etkileyecek, polis güçlerinin yetkilerini genişletecek ve potansiyel olarak polis-vatandaş ilişkilerinde yeni bir dönemi başlatacaktır. Bu kararın, suçla mücadelede ne denli etkili olacağı ve insan hakları açısından ne gibi sonuçlar doğuracağı ise zamanla ortaya çıkacaktır.

