Küresel çapta hızla artan miyopi (uzağı görememe) vakaları, dünya genelinde ciddi bir halk sağlığı sorunu haline gelmekte. Bu endişe verici tablo karşısında, İspanya'nın önemli sağlık merkezlerinden biri olan Barselona'daki Hospital Universitari Vall d'Hebron (Vall d'Hebron Üniversite Hastanesi), miyopiye özel bir yaklaşım sunarak dikkatleri üzerine çekiyor. Eylül 2024'te faaliyete geçen Hastane Miyopi Birimi, kısa sürede önemli bir başarıya imza atarak, altı diyoptriden (göz derecesi) daha yüksek miyopisi olan 200'den fazla hastaya kapsamlı hizmet verdi. Bu birim, yüksek miyopinin teşhis ve tedavisinde multidisipliner bir yaklaşım benimseyerek, hastaların yaşam kalitesini artırmayı hedefliyor.
Miyopi, gözün yakındaki nesneleri net, uzaktaki nesneleri ise bulanık görmesine neden olan yaygın bir refraksiyon (kırma) kusurudur. Görüntülerin retinanın (ağ tabaka) önünde odaklanmasıyla ortaya çıkan bu durum, özellikle yüksek diyoptrili hastalarda ciddi komplikasyon riskleri taşır. Uluslararası Optisyenler Birliği verilerine göre, 2000 yılında dünya nüfusunun yalnızca %20'si miyop iken, bu oranın 2050 yılına gelindiğinde %50'ye ulaşması bekleniyor. Bu çarpıcı artışın temelinde, dijital cihaz kullanımının yaygınlaşması, kapalı alanlarda geçirilen sürenin artması ve genetik faktörler gibi birçok etken yatıyor. Vall d'Hebron'daki bu yeni birim, özellikle "miyopi magna" olarak adlandırılan, altı diyoptrinin üzerindeki yüksek miyopi vakalarına odaklanarak, bu hastalarda ortaya çıkabilecek retina yırtılması, glokom ve makula dejenerasyonu gibi ciddi göz hastalıklarının erken teşhis ve tedavisine büyük önem veriyor.
Miyopi, derecesine göre farklı kategorilere ayrılır: 0.5 ile 3 diyoptri arası hafif miyopi, 3 ile 6 diyoptri arası orta miyopi ve 6 diyoptrinin üzeri ise yüksek miyopi veya miyopi magna olarak tanımlanır. Yüksek miyopi, sadece görme keskinliğinde azalmaya değil, aynı zamanda göz küresinin uzamasına bağlı olarak retinanın incelmesi ve gerilmesi gibi yapısal değişikliklere yol açar. Bu durum, retina dekolmanı (ağ tabaka ayrılması) ve glokom gibi körlüğe yol açabilecek hastalıkların riskini önemli ölçüde artırır. Bu nedenle, yüksek miyopisi olan hastaların düzenli ve detaylı göz muayenelerinden geçmesi hayati önem taşımaktadır. Barselona'daki bu öncü birim, bu riskleri en aza indirmek ve hastaların görme sağlığını korumak için en güncel teşhis ve tedavi yöntemlerini bir araya getiriyor.
Tek Ziyarette Kapsamlı ve Yüksek Çözünürlüklü Konsültasyonlar
Vall d'Hebron Oftalmoloji Servisi'nin yüksek miyopisi olan hastalar için geliştirdiği yeni Miyopi Birimi, teşhis ve takip süreçlerini devrim niteliğinde bir yaklaşımla iyileştiriyor. Birim, "tek ziyarette yüksek çözünürlüklü konsültasyon" modelini benimseyerek, hastalara zaman kazandırırken, aynı zamanda en doğru teşhis ve prognoz değerlendirmesini sunmayı amaçlıyor. Hastane yetkilileri, bu birimin yüksek miyoplara multidisipliner bir yaklaşım sunduğunu ve yüksek teknik karmaşıklığa sahip testlerle daha doğru teşhisler ve daha iyi prognostik değerlendirmeler yapmalarını sağladığını belirtiyor. Bu model sayesinde, hastaların farklı testler için birden fazla randevu almasına gerek kalmıyor, tüm süreç tek bir kapsamlı ziyaret içinde tamamlanıyor.
Yüksek çözünürlüklü konsültasyonlar, deneyimli optometristler ve hemşireler tarafından yürütülüyor. Bu süreçte göz derecesi ölçümü (refraksiyon), biyometri (göz içi yapıların ölçümü), pakimetri (kornea kalınlığı ölçümü), kampimetri (görüş alanı testi), OCT (Optik Koherens Tomografi) ve geniş alan retinografi gibi ileri düzey testler uygulanıyor. Özellikle OCT, retinanın ve optik sinirin detaylı görüntülenmesini sağlayarak, glokom ve makula dejenerasyonu gibi hastalıkların erken evrelerinde bile tespit edilmesine olanak tanıyor. Geniş alan retinografi ise retinanın geniş bir bölümünün tek seferde görüntülenmesini sağlayarak, periferik retina lezyonlarının ve potansiyel yırtıkların belirlenmesinde kritik rol oynuyor. Ayrıca, gerektiğinde kornea veya şaşılık uzmanlarıyla çapraz konsültasyonlar yapılarak, hastaların bütüncül bir yaklaşımla tedavi edilmesi sağlanıyor.
Sinsi Glokom Tehdidi ve Miyopinin Diğer Retinal Komplikasyonları
Yüksek miyoplarda körlük riskinin ve ciddi komplikasyonların en yaygın nedeni, retinal patolojilerdir. Göz küresinin uzaması, retinanın incelmesine ve gerilmesine yol açarak retina dekolmanı, miyopik makula dejenerasyonu ve glokom gibi hastalıkların gelişme riskini artırır. Glokom, optik sinire zarar veren ve genellikle belirti vermeden ilerleyerek "sinsi görme hırsızı" olarak bilinen ciddi bir göz hastalığıdır. Yüksek miyopisi olan bireylerde, göz yapısındaki değişiklikler nedeniyle glokom gelişme riski genel popülasyona göre daha yüksektir ve hastalığın teşhisi de daha zor olabilir. Bu nedenle, Vall d'Hebron Miyopi Birimi, glokomun erken tespiti ve yönetimine özel bir önem atfetmektedir.
Türkiye'de de miyopi prevalansı, özellikle çocuklar ve gençler arasında artış göstermektedir. Dijital eğitim ve eğlence alışkanlıklarının yaygınlaşmasıyla birlikte, açık havada geçirilen sürenin azalması, miyopi gelişimini tetikleyen önemli faktörler arasında yer almaktadır. Uzmanlar, çocukların günde en az iki saat açık havada vakit geçirmesinin miyopi riskini azalttığını belirtiyor. Barselona'daki Vall d'Hebron gibi özelleşmiş birimler, sadece mevcut vakaları tedavi etmekle kalmayıp, aynı zamanda bu konuda farkındalık yaratma ve önleyici stratejiler geliştirme açısından da büyük bir ilham kaynağıdır. Bu tür multidisipliner merkezlerin yaygınlaşması, küresel miyopi salgınıyla mücadelede kilit bir rol oynayacak ve dünya genelindeki milyonlarca insanın görme sağlığını korumaya yardımcı olacaktır.

