Barselona'nın kalbinde, yoğun kullanılan Parc de l’Estació del Nord (Kuzey İstasyonu Parkı) içinde yer alan köpek alanı (pipicà), son dönemde hem hayvan sahipleri hem de yerel yönetim için ciddi bir endişe kaynağı haline geldi. İki yıldır evsizlerin barınma ve geceleme yeri olarak kullanıldığı bilinen bu alan, son aylarda giderek artan bir kirlilik, insan dışkısı ve hatta uyuşturucu şırıngalarıyla dolu bulunuyor. Bu durum, parkı kullanan vatandaşlar ve onların evcil hayvanları arasında büyük bir rahatsızlık ve güvenlik endişesi yaratıyor.
Parkın düzenli kullanıcılarından Elisabet Gómez'in ifadesine göre, her sabah 07:00-07:45 saatleri arasında köpek parkı, evsizlerin gece boyunca bıraktığı çöpler, kirli eşyalar ve insan dışkılarıyla dolu oluyor. Gündüz saatlerinde temizleniyor olsa da, sabah erken saatlerdeki bu durum, özellikle evcil hayvanlar için ciddi riskler taşıyor. Kullanıcılar, evsizlerin kendi atıklarını toplamamalarının yanı sıra, köpek dışkılarını da temizlemediklerini belirtiyor. Bu durum, parkın hijyen standartlarını ciddi şekilde düşürerek halk sağlığı için tehdit oluşturuyor.
Durumun vahametini gözler önüne seren en çarpıcı olaylardan biri, geçen yıl yaşandı. İnsan dışkısı yiyen iki yavru köpeğin uyuşturucu zehirlenmesi sonucu hayatını kaybetmesi, bölgedeki tehlikenin boyutunu açıkça ortaya koydu. Benzer nedenlerle hastaneye kaldırılan başka vakaların da olduğu belirtiliyor. Bu hafta bulunan şırıngalar ise, hayvanların yanı sıra, özellikle yaz aylarında açık ayakkabılarla parka gelen çocuklar ve yetişkinler için de büyük bir enfeksiyon ve yaralanma riski oluşturuyor. Anna Queixalós gibi kullanıcılar, bu durumun kabul edilemez olduğunu ve acil önlem alınması gerektiğini vurguluyor.
Park kullanıcıları, Ajuntament de Barcelona (Barselona Belediyesi) yetkililerine BCN a la Butxaca uygulaması ve 010 hattı üzerinden defalarca şikayette bulunmalarına rağmen, somut bir çözüm üretilemediğini ifade ediyor. Eixample (Eixample) bölge yönetimi ise, durumdan haberdar olduklarını ve güvenlik, bakım, temizlik ve sosyal müdahale eylemleri başlattıklarını belirtiyor. Ayrıca, Guàrdia Urbana'nın (Belediye Polisi) parktaki varlığını artırarak önleyici çalışmalar yaptığını iddia etse de, park sakinleri bu artırılmış varlığa tanık olmadıklarını dile getiriyor. Bu çelişki, yerel yönetim ile vatandaşlar arasındaki güveni sarsıyor ve sorunun çözümünü zorlaştırıyor.
Barselona'da Evsizlik Sorunu ve Kamusal Alanların Çatışması
Barselona, İspanya'nın en büyük ikinci şehri ve turistik cazibesiyle öne çıksa da, evsizlik sorunuyla mücadele eden birçok Avrupa metropolünden biri. Ajuntament de Barcelona'nın verilerine göre, şehirde 2023 yılında yaklaşık 1.000'i sokaklarda olmak üzere 3.000'den fazla evsiz birey bulunmaktaydı. Bu sayı, özellikle ekonomik krizler, işsizlik, konut fiyatlarındaki artış ve sosyal destek sistemlerindeki yetersizlikler nedeniyle son yıllarda artış gösteriyor. Parc de l’Estació del Nord gibi merkezi konumdaki parklar, evsizler için geceyi geçirebilecekleri, nispeten güvenli ve gözden uzak yerler haline geliyor. Ancak bu durum, parkların asli kullanım amacından sapmasına ve halk sağlığı risklerinin artmasına yol açıyor.
Belediye, evsizlik sorununa yönelik olarak SASSEP (Servei d’Atenció Social al Sensellarisme a l’Espai Públic – Kamusal Alanda Evsizlere Yönelik Sosyal Yardım Hizmeti) gibi birimler aracılığıyla düzenli müdahaleler gerçekleştirdiğini belirtiyor. Bu hizmetler, evsiz bireylerle güven bağları kurmayı ve onları mevcut sosyal kaynaklar hakkında bilgilendirmeyi amaçlıyor. Ancak, uyuşturucu bağımlılığı ve akıl sağlığı sorunları gibi karmaşık alt nedenler, bu bireylerin barınma ve rehabilitasyon hizmetlerine erişimini ve bu hizmetlere uyum sağlamasını zorlaştırıyor. Bu nedenle, sadece geçici çözümler yerine, kapsamlı ve sürdürülebilir sosyal politikaların geliştirilmesi büyük önem taşıyor.
Bu tür sorunlar sadece Barselona'ya özgü değil; İstanbul, Ankara gibi büyük şehirlerimizde de benzer evsizlik ve kamusal alanların kötüye kullanımı sorunları yaşanabiliyor. Türkiye'de de evsiz bireylerin sayısı resmi olarak tam tespit edilemese de, sivil toplum kuruluşlarının tahminleri binlerle ifade ediliyor. Özellikle parklar, alt geçitler ve metruk binalar, bu bireyler için geçici barınma alanları haline geliyor. Bu durum, hem evsizlerin insan onuruna yakışır bir yaşam sürme hakkını hem de diğer vatandaşların kamusal alanları güvenle kullanma hakkını dengelemeyi gerektiren karmaşık bir sosyal meydan okumayı ortaya koyuyor.
Halk Sağlığı ve Sosyal Adalet Arasında Bir Denge
Parc de l’Estació del Nord'daki bu üzücü durum, Barselona'nın karşı karşıya olduğu sosyal ve halk sağlığı sorunlarının bir yansımasıdır. Sorunun çözümü, sadece parkı temizlemekten veya evsizleri uzaklaştırmaktan ibaret değildir. Ajuntament de Barcelona'nın, evsiz bireylere yönelik daha etkili barınma ve rehabilitasyon programları sunarken, aynı zamanda kamusal alanların güvenliğini ve hijyenini sağlamak için daha kararlı adımlar atması gerekmektedir. Uzmanlar, bu tür durumların ancak sosyal yardım, güvenlik ve çevre düzenlemesi birimlerinin entegre ve koordineli çalışmasıyla aşılabileceğini belirtiyor. Aksi takdirde, bu tür alanlar hem insanlar hem de hayvanlar için sürekli bir tehlike kaynağı olmaya devam edecektir. Bu karmaşık sorun, yalnızca yerel yönetimlerin değil, tüm toplumun ortak çabasıyla çözülebilecek derinlemesine bir sosyal adalet meselesidir.



