🇪🇸 Barselona, İspanya'dan Türkçe Haberler
Şehir

Barselona'da Kadınlar Geleneksel Erkek Mesleklerine Yöneliyor: "Aşağılanmaktan Bıktık!"

8 Mart 2026, Pazar
5 dk okuma
Kaynak: Betevé
Barselona'da Kadınlar Geleneksel Erkek Mesleklerine Yöneliyor: "Aşağılanmaktan Bıktık!"

Barselona'da, geleneksel olarak erkek egemenliğindeki mesleklere kadınların ve diğer cinsiyet kimliği farklı bireylerin katılımını teşvik etmek amacıyla önemli bir adım atıldı. "La Creatura" adlı sivil toplum kuruluşu tarafından dört yıl önce başlatılan "El Tastet d’oficis" (Meslek Tadımı) projesi, başlangıçtaki kaynak yetersizliklerine rağmen gösterdiği azimle bu yıl büyük bir genişleme kaydetti. Barselona Belediyesi'nin "Pla de barris" (Mahalleler Planı) finansmanıyla desteklenen bu girişim, kadınlara ve cinsiyet kimliği farklı bireylere kaynakçılık, marangozluk, elektrikçilik ve tesisatçılık gibi alanlarda ilk adımlarını atma fırsatı sunarak toplumsal cinsiyet eşitliğine yönelik güçlü bir mesaj veriyor.

Başlangıçta kısıtlı imkanlarla, düzensiz dersler ve az materyalle yürütülen proje, Barselona Belediyesi'nin "Pla de barris" programından aldığı finansman sayesinde bu yıl önemli ölçüde büyüdü. Bu destek sayesinde "El Tastet d’oficis", Haziran ayına kadar haftalık dersler sunabiliyor ve her hafta 10 katılımcıya erişim imkanı sağlıyor. Bu genişleme, projenin sürdürülebilirliğini artırırken, daha fazla kadına ve cinsiyet kimliği farklı bireye bu "erkek işi" olarak görülen alanlarda yetkinlik kazanma şansı tanıyor, böylece toplumsal cinsiyet rollerine meydan okunuyor.

La Creatura'nın meslek koordinatörü Arba Arellano'nun aktardığına göre, öğrenciler her hafta dönüşümlü olarak farklı bir mesleği deneyimliyorlar. Program kapsamında evdeki aletlerin kullanımı, marangozluk, elektrik, kaynakçılık ve tesisatçılık gibi konular işleniyor. Ücretsiz olarak sunulan ve yine kadınlar veya cinsiyet kimliği farklı eğitmenler tarafından verilen bu dersler, kadınların tarihsel olarak dışlandığı, "cis erkeklerin" (biyolojik cinsiyeti ve cinsiyet kimliği aynı olan erkekler) egemen olduğu alanlarda yeni bir alan açma amacı taşıyor. Arellano, nihai hedefin bu sektörlerde cinsiyet çeşitliliğini artırmak ve erkeklerin küçümseyici tavırlarına son vermek olduğunu vurgulayarak, "Aşağılanmaktan bıktık!" sözleriyle kadınların bu konudaki kararlılığını dile getiriyor.

Marangoz ve eğitmen Valentina Natal, sorunun kökeninin ergenlik döneminde sunulan imkanlarda yattığını belirtiyor. Natal, "Erkeklere bu kapılar doğrudan açılırken, kadınlar için bu, çoğu zaman hayal gücümüze bile girmiyor" diyerek, toplumsal cinsiyet kalıp yargılarının meslek seçimleri üzerindeki kritik etkisine dikkat çekiyor. Bu durum, kadınların belirli mesleklere yönelmesini engelleyen görünmez bariyerler oluşturuyor ve "El Tastet d’oficis" gibi projelerin bu bariyerleri yıkmadaki önemini ortaya koyuyor. Özellikle Barselona gibi büyük şehirlerde, kadınların işgücü piyasasında daha fazla görünürlük kazanması, ekonomik bağımsızlıkları açısından da hayati bir rol oynamaktadır.

Atölyelerin hedef kitlesi kadınlar, cinsiyet kimliği farklı bireyler ve ayrıca "belgesiz" (kayıt dışı, yasal evrakları olmayan) kişiler olarak belirlenmiş. Bu kapsayıcı yaklaşım, sistem tarafından genellikle dışlanan bireylere güvenli bir ortamda kendilerini geliştirme fırsatı sunuyor ve onların topluma entegrasyonuna katkıda bulunuyor. Ancak proje, yoğun taleple karşı karşıya. Arba Arellano, her yıl talebin arttığını ve neredeyse 70 kişinin bekleme listesinde olduğunu belirtiyor. Bu durum, daha fazla atölye açmak için hem ekonomik hem de mekânsal olarak daha fazla kaynağa ihtiyaç duyulduğunu gösteriyor. Projenin başarısı, mevcut kaynakların yetersiz kaldığını ve bu tür girişimlerin daha geniş çapta desteklenmesi gerektiğini açıkça ortaya koyuyor.

Arka Plan ve Toplumsal Bağlam

Geleneksel olarak, inşaat, imalat, elektrik ve tesisat gibi zanaat meslekleri Avrupa genelinde ve özellikle İspanya'da erkek egemen alanlar olmuştur. Eurostat verilerine göre, Avrupa Birliği'nde inşaat sektöründeki kadın çalışan oranı %10'un altında seyretmektedir. Bu durum, sadece mesleki ayrımcılığı değil, aynı zamanda kadınların kariyer seçeneklerini kısıtlayarak ekonomik bağımsızlıklarını da olumsuz etkilemektedir. İspanya'da da benzer bir tablo gözlemlenmekte; kadınlar genellikle daha düşük ücretli ve "kadın işi" olarak görülen hizmet sektörlerinde yoğunlaşmaktadır. "El Tastet d’oficis" gibi projeler, bu köklü eşitsizlikle mücadele ederek, kadınların geleneksel kalıpların dışına çıkarak farklı alanlarda yetkinlik kazanmalarına olanak tanımaktadır.

Barselona Belediyesi'nin "Pla de barris" (Mahalleler Planı), şehrin en dezavantajlı mahallelerindeki sosyal, ekonomik ve kentsel eşitsizlikleri gidermeyi amaçlayan kapsamlı bir programdır. Bu plan, eğitim, istihdam, konut ve kültürel gelişim gibi alanlarda yerel girişimleri destekleyerek toplumsal kapsayıcılığı artırmayı hedefler. "El Tastet d’oficis" projesine sağlanan finansman, bu planın istihdam ve sosyal uyum bileşenleriyle doğrudan örtüşmektedir. Bu tür belediye destekleri, sivil toplum kuruluşlarının yenilikçi projelerini hayata geçirmeleri ve toplumsal dönüşüme katkıda bulunmaları için hayati önem taşımaktadır. İspanya genelinde de hükümet, cinsiyet eşitliğini teşvik eden ve kadınların işgücü piyasasındaki konumunu güçlendiren çeşitli politikalar yürütmektedir.

Kadınların ve cinsiyet kimliği farklı bireylerin bu mesleklere yönlendirilmesi, sadece bireysel düzeyde değil, toplumsal düzeyde de önemli etkiler yaratmaktadır. Bu tür projeler, çocukluktan itibaren yerleşen cinsiyet stereotiplerini kırmanın yanı sıra, işgücü piyasasında çeşitliliği artırarak daha kapsayıcı ve adil bir toplum inşa etmeye yardımcı olur. Türkiye'de de benzer şekilde, kadınların mühendislik, teknik ve zanaat mesleklerine katılımını artırmaya yönelik çabalar mevcuttur. Mesleki eğitim kurumları ve sivil toplum kuruluşları, kadınların geleneksel rollerin ötesine geçerek farklı mesleklerde başarılı olabileceğini göstermek için projeler yürütmektedir. Ancak her iki ülkede de bu alandaki ilerleme yavaş seyretmekte ve daha fazla farkındalık, eğitim ve destek gerekmektedir.

Gelecek Perspektifi ve Etki Analizi

"El Tastet d’oficis" projesi, Barselona'da kadınların ve cinsiyet kimliği farklı bireylerin mesleki güçlenmesine yönelik somut bir örnek teşkil etmektedir. Bu atölyeler, sadece teknik beceriler kazandırmakla kalmıyor, aynı zamanda katılımcılara özgüven aşılayarak ve onlara yeni kariyer yolları açarak kişisel gelişimlerini de destekliyor. Projenin sınırlı kapasiteye rağmen gördüğü yoğun talep, bu tür eğitimlere olan ihtiyacın ne denli büyük olduğunu gözler önüne sermektedir. Gelecekte, daha fazla finansman ve mekan sağlanmasıyla projenin daha geniş kitlelere ulaşması ve toplumsal cinsiyet eşitliği mücadelesinde daha büyük bir etki yaratması hedeflenmelidir. Bu sayede, kadınların işgücü piyasasında daha aktif ve eşit bir rol oynamasının önü açılacaktır.

Bu tür girişimlerin uzun vadeli etkisi, sadece katılımcıların istihdam edilebilirliğini artırmakla kalmayacak, aynı zamanda işyerlerindeki cinsiyetçi tutumları da dönüştürecektir. Kadınların geleneksel erkek mesleklerinde daha görünür hale gelmesi, toplumun genelinde cinsiyet rollerine dair algıları değiştirecek ve gelecek nesiller için daha çeşitli kariyer seçenekleri sunacaktır. Ancak bu yolculukta karşılaşılan zorluklar da göz ardı edilmemelidir: kaynak yetersizliği, toplumsal önyargılar ve işyerindeki ayrımcılık gibi engellerin aşılması için sürekli çaba ve kararlılık gerekmektedir. "El Tastet d’oficis", bu zorluklara rağmen umut veren ve ilham veren bir model sunarak, toplumsal cinsiyet eşitliği hedeflerine ulaşmada küçük ama kararlı adımların ne kadar değerli olabileceğini göstermektedir.

Etiketler:
#barselona#kadın#meslekler#cinsiyet-eşitliği#yerel-yönetim
Paylaş:
Kaynak: Betevé