Barselona'nın Sarrià-Sant Gervasi bölgesinde, Collserola (Kollserola) Doğal Parkı'nın eteklerinde yer alan Peu del Funicular (Füniküler Eteği) mahallesinde, telefon ve elektrik kablolarının yıllardır süregelen bakımsızlığı ve karmaşası, bölge sakinlerini canından bezdirdi. Sallanan, kopmuş ve kesilmiş kabloların oluşturduğu görüntü kirliliği ve tehlike, Palafolls, Pau Feu, Comandant Llança ve Carroç sokaklarında yaşayanların günlük hayatını olumsuz etkiliyor. Mahalle sakinleri, sık sık yaşanan elektrik kesintileri ve internet bağlantı sorunları nedeniyle yetkililerden acil çözüm ve altyapının yer altına alınmasını talep ediyor. Bu sorun, Collserola'nın ortasında yer alan Mas Guimbau – Can Castellví gibi diğer bölgelerde de benzer şikayetlere yol açıyor, bu da Barselona'nın çeper mahallelerindeki altyapı eksikliklerinin genel bir göstergesi olarak öne çıkıyor.
Bölge halkı, kabloların kamyonlar ve diğer araçlar geçerken kopmasından şikayetçi. Bu durum, hem fiziksel tehlike yaratıyor hem de iletişim ve elektrik altyapısında sürekli aksaklıklara neden oluyor. Peu del Funicular sakinleri, sorunun çözümü için defalarca yetkililere başvurduklarını ancak kalıcı bir çözüm bulunamadığını belirtiyor. Yerel yönetim ve ilgili şirketlerin duyarsızlığı karşısında, bazı mahalle sakinleri kabloları kendi imkanlarıyla keserek veya bağlayarak "ev yapımı" çözümler üretmek zorunda kalıyor. Bu durum, hem güvenlik risklerini artırıyor hem de resmi altyapı hizmetlerinin yetersizliğini gözler önüne seriyor.
Gökyüzünü Saran Kablo Ağları: Peu del Funicular'ın Çilesi
Peu del Funicular, Barselona'nın Sarrià semtine bağlı olmasına rağmen, hem mesafe hem de altyapı hizmetleri açısından merkeze oldukça uzak bir konumda bulunuyor. Collserola Dağı'nın eteklerinde, yamaç boyunca uzanan dik ve dar sokaklardan oluşan bu mahallede, yukarı bakıldığında çoğu yerde yıllar içinde birikmiş telefon ve elektrik kablolarından oluşan devasa bir "örümcek ağı" ile karşılaşılıyor. Bu kablo karmaşası, sadece görsel bir kirlilik yaratmakla kalmıyor, aynı zamanda rüzgarlı havalarda, şiddetli yağmurlarda veya büyük araçların geçişi sırasında kopmalara ve arızalara davetiye çıkarıyor. Mahalle sakinleri, bu durumun hem can güvenliğini tehdit ettiğini hem de bölgenin estetik görünümünü bozduğunu ifade ediyor.
Özellikle Palafolls, Pau Feu, Comandant Llança ve Carroç sokakları, bu kablo karmaşasının en belirgin olduğu yerler arasında. Sokaklarda sarkan, yer yer kopmuş veya gelişi güzel bağlanmış kablolar, yayaların ve araçların geçişini zorlaştırıyor. Bölge sakinleri, bu kabloların zaman zaman araçların altında kalarak ezildiğini veya koparak tehlikeli durumlar yarattığını belirtiyor. Bu durum, özellikle yaşlılar ve çocuklar için büyük bir risk oluşturuyor. Yetkililerin bu duruma uzun süredir müdahale etmemesi, mahalle halkının sabrını taşırmış durumda. Collserola'nın kalbinde yer alan Mas Guimbau – Can Castellví gibi bölgelerde de benzer kablo sorunları ve bununla bağlantılı elektrik ve internet kesintileri yaşanması, Barselona'nın doğal parklara yakın yerleşim yerlerindeki altyapı sorunlarının yaygınlığını ortaya koyuyor.
Geçici Çözümler ve Süregelen Bakımsızlık
Palafolls Sokağı, bölgedeki bakım eksikliğinin en çarpıcı örneklerinden biri. Peu del Funicular Mahalle Derneği Başkan Yardımcısı Francis Delmenara, bu sokakta yaşayan bir sakin olarak durumu şöyle açıklıyor: "Bu kablo yerde sarkıyordu, arabalar üzerinden geçip duruyordu." Şirket yetkilileri gelmeyince, sonunda kabloyu kendilerinin kesmek zorunda kaldıklarını belirten Delmenara, bu "ev yapımı" çözümlerin ne kadar yaygın olduğunu gözler önüne seriyor. "Kabloların düzgün bir şekilde düzenlenmesini istiyoruz, çünkü her şey aylardır böyle sallanıyor," diyerek şikayetini dile getiriyor. Birkaç metre ileride ise çürümeye yüz tutmuş eğik bir direk gösteren Delmenara, durumu belediyeye bildirdiklerini ancak henüz bir çözüm bulunamadığını ekliyor. Bu durum, Barselona gibi gelişmiş bir şehirde bile, bazı mahallelerin temel altyapı hizmetlerinden mahrum kaldığını ve vatandaşların kendi başlarının çaresine bakmak zorunda bırakıldığını gösteriyor.
Bu tür "ev yapımı" çözümler, uzun vadede daha büyük güvenlik riskleri taşıyor. Elektrik ve iletişim kablolarının uzman olmayan kişilerce kesilmesi veya bağlanması, kısa devrelere, yangınlara veya elektrik çarpmalarına yol açabilir. Ayrıca, bu durum, altyapının daha da bozulmasına ve gelecekteki onarımların daha karmaşık hale gelmesine neden olabilir. Barselona Belediyesi (Ajuntament de Barcelona) ve ilgili telekomünikasyon ve elektrik şirketlerinin (örneğin Telefónica ve Endesa gibi) bu duruma acilen müdahale etmesi, hem mahalle sakinlerinin güvenliğini sağlamak hem de bölgedeki hizmet kalitesini artırmak için hayati önem taşıyor. Altyapının yer altına alınması, bu tür sorunları kökten çözecek kalıcı bir çözüm olarak öne sürülüyor.
Türkiye Bağlantısı ve Küresel Altyapı Sorunları
Barselona'nın Peu del Funicular mahallesinde yaşanan bu kablo karmaşası, aslında dünya genelinde birçok şehirde, özellikle de gelişmekte olan ülkelerde veya şehirlerin çeper mahallelerinde karşılaşılan bir altyapı sorunudur. Türkiye'de de büyük şehirlerin eski mahallelerinde veya kırsal bölgelerde benzer havai kablo ağları ve bunların yol açtığı sorunlar gözlemlenebilir. Özellikle plansız kentleşmenin yaşandığı bölgelerde, elektrik, telefon ve internet kablolarının düzensiz bir şekilde havadan çekilmesi, hem görsel kirlilik yaratır hem de bakım ve onarım süreçlerini zorlaştırır. Türkiye'de de zaman zaman kopan veya sarkan kablolar nedeniyle yaşanan elektrik kesintileri, internet erişim sorunları ve hatta güvenlik riskleri haberlere konu olmaktadır.
Bu durum, altyapı yatırımlarının sadece şehir merkezleriyle sınırlı kalmaması, aynı zamanda çeper mahalleleri ve kırsal alanları da kapsaması gerektiğini göstermektedir. Yer altına alma projeleri, başlangıçta yüksek maliyetli gibi görünse de, uzun vadede bakım maliyetlerini düşürmesi, hizmet kalitesini artırması ve şehir estetiğine katkıda bulunması açısından önemli faydalar sunar. Barselona örneği, yerel yönetimlerin ve ilgili şirketlerin vatandaşların yaşam kalitesini artırmak için altyapı iyileştirmelerine öncelik vermesi gerektiğini bir kez daha ortaya koymaktadır. Türkiye'deki yerel yönetimler ve altyapı sağlayıcıları da, benzer sorunları yaşayan bölgelerde kalıcı çözümler üretmek adına bu tür deneyimlerden ders çıkarabilir.
