🇪🇸 Barselona, İspanya'dan Türkçe Haberler
Şehir

Barselona'nın Kalbindeki Gıda Çölü: Baró de Viver'de Taze Ürün Erişimi Krizi

18 Mayıs 2026, Pazartesi
4 dk okuma
Kaynak: Betevé
Barselona'nın Kalbindeki Gıda Çölü: Baró de Viver'de Taze Ürün Erişimi Krizi

Barselona (Barcelona), Akdeniz diyetinin küresel bir temsilcisi olarak taze ve sağlıklı gıda ürünlerine zengin ve çeşitli erişim olanaklarıyla tanınır. Şehrin 73 mahallesinin 70'inde bu durum geçerliyken, ne var ki Baró de Viver, Vallbona ve Torre Baró mahalleleri, bu genel tablonun dışında kalarak "gıda çölleri" olarak tanımlanmaktadır. Institut Metròpoli tarafından yapılan bu tanımlama, düşük gelirli bölgelerde taze ve sağlıklı gıdalara beş dakikalık yürüme mesafesinde erişimin yetersiz olduğu alanları işaret etmektedir. Bu durum, özellikle Baró de Viver gibi mahallelerde yaşayan binlerce sakin için günlük yaşamın temel bir ihtiyacını karşılamakta büyük zorluklara yol açmaktadır.

Baró de Viver mahallesinde durumun ciddiyeti, sadece "yetersiz erişim" tanımının ötesine geçmektedir. Mahalledeki 2.600'den fazla sakinin taze et, balık veya sebze satın alabileceği sıfır kuruluş bulunmaktadır. Mevcut tek seçenekler, genellikle ultra-işlenmiş ürünlerin hakim olduğu üç adet küçük markettir. Institut Metròpoli Sürdürülebilirlik Alanı Başkanı Elena Domene, bu durumu "en basit seçeneğin sağlıklı olmadığı zaman bir sorunumuz var demektir" sözleriyle özetliyor. Domene, taze gıdalara erişimdeki bu zorluğun obezite gibi ciddi sağlık risklerini beraberinde getirdiği konusunda da uyarıyor. Bu durum, Barselona gibi gelişmiş bir Avrupa şehrinde, temel bir insan hakkı olan sağlıklı beslenmeye erişimde eşitsizliklerin ne denli derinleşebileceğini gözler önüne sermektedir.

Bu "gıda çölü" durumu, özellikle Baró de Viver'in demografik yapısı göz önüne alındığında daha da vahim bir hal almaktadır. Şehrin en yaşlı mahallelerinden biri olan Baró de Viver'de, hareket kabiliyeti kısıtlı birçok yaşlı sakin bulunmaktadır. Bu kişiler için, taze ürün alışverişi yapmak adeta bir maratona dönüşmektedir. Mahalle sakinlerinden 90 yaşındaki Maruja Martínez, bacağındaki şiddetli ağrıya rağmen pazar arabasıyla Santa Coloma de Gramenet'e gitmek için 25 dakika yürüdüğünü belirtiyor. Bir başka mahalle sakini Josefa García ise, yerel esnafın kapanmasından şikayet ederek kendilerini "bir çölün ortasında, terk edilmiş" hissettiklerini dile getiriyor. Kısmi felçli olmasına rağmen komşu belediyeye alışverişe giden Dolores Alcaide de, boş dükkanlar varken neden bir süpermarket açılmadığını sorgulayarak yaşadıkları çaresizliği ifade ediyor.

Gıda Çölleri: Küresel Bir Kentleşme Sorunu ve Barselona Bağlamı

Gıda çölleri (food deserts) kavramı, özellikle Batı dünyasında, kentsel planlamanın ve sosyoekonomik eşitsizliklerin bir sonucu olarak ortaya çıkan önemli bir sorundur. Bu bölgelerde yaşayanlar, genellikle düşük gelirli ve/veya azınlık gruplarından oluşur ve sağlıklı, uygun fiyatlı gıdalara erişimde zorluk yaşarlar. Bu durum, sadece Barselona'ya özgü olmayıp, Avrupa ve Kuzey Amerika'daki birçok büyük şehirde gözlemlenmektedir. Türkiye'de de hızla kentleşen ve mahalle bazında sosyoekonomik farklılıkların belirginleştiği büyük şehirlerde benzer sorunların ortaya çıkabileceği, hatta bazı bölgelerde halihazırda yaşandığı düşünülmektedir. Geleneksel pazarların ve küçük esnafın yerini büyük zincir marketlerin alması, ancak bu marketlerin belirli bölgelerde yoğunlaşması, gıda çölleri oluşumunun temel nedenlerinden biridir.

Barselona gibi Akdeniz diyetiyle özdeşleşmiş bir şehirde, "gıda çölü" tanımının kullanılması ironik bir durumu ortaya koymaktadır. Akdeniz diyeti, taze sebze, meyve, baklagiller ve zeytinyağına dayalı sağlıklı beslenmenin bir sembolüyken, şehrin bazı sakinlerinin bu temel besinlere erişimde yaşadığı zorluklar, kentsel planlama ve sosyal politikaların gözden geçirilmesi gerektiğini göstermektedir. Bu durum, sadece bireysel sağlık sorunlarına yol açmakla kalmayıp, aynı zamanda mahalleler arası eşitsizlikleri derinleştirerek sosyal adaleti de zedelemektedir. Institut Metròpoli'nin vurguladığı gibi, bu durum obezite ve diğer kronik hastalıkların yaygınlaşmasına zemin hazırlayarak kamu sağlığı üzerinde de ciddi bir yük oluşturmaktadır.

Çözüm Arayışları ve Yerel Yönetimlerin Rolü

Baró de Viver'deki bu kronik soruna yönelik ilk somut adımlar atılmaya başlandı. Sant Andreu bölge meclisinin son genel kurul toplantısında, meclis üyesi Marta Villanueva liderliğindeki hükümet, muhalefetteki PP (Halk Partisi) tarafından sunulan bir öneriyi kabul etti. Bu öneri, Baró de Viver'de ticaretin teşvik edilmesine odaklanmaktadır. Kabul edilen plan kapsamında, bölgede bir seyyar ürün pazarı düzenlenmesi ve yeni yerel işletmelerin mahalleye çekilmesi hedeflenmektedir. Bu tür girişimler, kısa vadede taze gıdalara erişimi kolaylaştırabilir ve mahalle sakinlerinin mağduriyetini bir nebze olsun azaltabilir.

Ancak, bu tür çözümlerin uzun vadede ne kadar etkili ve sürdürülebilir olacağı önemli bir tartışma konusudur. Seyyar pazarlar ve yeni işletmelerin çekilmesi, yapısal sorunları kökten çözmek yerine geçici iyileştirmeler sunabilir. Uzmanlar, gıda çölleri sorununa kalıcı çözümler bulmak için daha kapsamlı kentsel planlama stratejilerine ihtiyaç duyulduğunu belirtmektedir. Bu stratejiler arasında, yerel yönetimlerin küçük ve orta ölçekli işletmeleri destekleyici politikalar geliştirmesi, boş dükkanların uygun koşullarla kiralanmasını teşvik etmesi ve toplu taşıma ağlarını taze gıda merkezlerine erişimi kolaylaştıracak şekilde düzenlemesi yer alabilir. Barselona Belediyesi'nin bu sorunu ciddiye alması ve bölge meclisi aracılığıyla çözüm arayışlarına girmesi olumlu bir gelişme olmakla birlikte, Baró de Viver sakinlerinin sağlıklı gıdaya erişim hakkının tam olarak sağlanması için daha kararlı ve bütüncül adımların atılması gerekmektedir.

Etiketler:
#barselona#gıda-çölü#baro-de-viver#sağlık#eşitsizlik
Paylaş:
Kaynak: Betevé