Barselona'nın tarihi ve kültürel simgelerinden biri olan El Molino'nun geleceği, Ajuntament de Barcelona (Barselona Belediyesi) Kültür Komisyonu'nda alınan kritik bir kararla yeniden şekilleniyor. Komisyon, Barcelona en Comú (Barselona Ortakları) partisinin sunduğu, El Molino'nun yönetimi için "daha fazla kamusal ortaklık" ve "kurumsal hedeflerini" yeniden canlandırmayı amaçlayan yeni bir kamu ihalesi başlatılması yönündeki öneriyi onayladı. Bu karar, kentin eğlence ve kültür hayatının kalbi Avinguda del Paral·lel (Paral·lel Caddesi) üzerindeki bu ikonik mekana yeni bir soluk getirmeyi hedeflerken, aynı zamanda El Molino'nun gelecekteki rolü üzerine süregelen tartışmaları da bir kez daha gündeme taşıdı.
Oylamada Junts (Katalonya İçin Birlik), BComú ve ERC (Katalonya Cumhuriyetçi Solu) partileri lehte oy kullanırken, PSC (Katalonya Sosyalist Partisi) çekimser kaldı. Sağ partiler PP (Halk Partisi) ve Vox ise öneriye karşı çıkarak, El Molino'nun geleceğine dair farklı vizyonlarını ortaya koydu. Bu siyasi uzlaşma, El Molino'nun sadece bir eğlence mekanı olmaktan öte, Barselona'nın kültürel kimliği ve mahalle yaşamıyla olan derin bağını yansıtan bir tartışma olduğunu gözler önüne seriyor. Yeni ihale süreci, El Molino'nun tarihi misyonunu modern bir bağlamda nasıl sürdüreceği sorusuna yanıt arayacak.
El Molino'nun Yeniden Konumlandırılması ve Tartışmalar
Barselona Belediyesi Kültür ve Yaratıcı Endüstriler Meclis Üyesi Xavier Marcé, El Molino'nun mevcut sorununu "kavramsal bir mesele" olarak görmediğini, aksine "projenin mükemmel çalıştığını" ancak "ciddi bir ses yalıtımı sorunu nedeniyle başarısız olduğunu" belirtti. Marcé'nin açıklamasına göre, El Molino'nun ses yalıtım çalışmaları Eylül ayında başlayacak ve mekanın Eylül 2027'de yeniden kapılarını açması planlanıyor. Marcé, yeni ihalede mevcut kriterlerin bir kısmının korunacağını ancak "daha büyük bir kamusal ortaklıkla" hareket edileceğini vurguladı. Bu, belediyenin aktif katılımıyla "anlaşmalı yönetimli bir kamu kültür merkezi" modeli anlamına geliyor. Marcé, bir kamu tesisinin zaten "içsel olarak toplumsal" olduğunu ve tek gerekenin "kuruluşların onu kullanması" olduğunu savundu.
Ancak muhalefet partileri, hükümetin bu yaklaşımına şüpheyle yaklaşıyor. Barcelona en Comú'dan Jess González, sosyalistlerin benimsediği ve El Molino'yu bir gece kulübü faaliyetine yönlendiren modelin komşuluk sorunlarına yol açabileceği konusunda daha önce uyardıklarını dile getirdi. González, "Bugün elimizde, seçilen modelin bölgenin ihtiyaçlarını, komşuluk uyumunu veya çevrenin kentsel özelliklerini dikkate almadığı için neredeyse bloke olmuş bir tesis var" diyerek mevcut durumu eleştirdi. Junts partisinden Joan Rodríguez ise, 2021'deki satın alma ile yaratılan beklentilerin ve sosyalist hükümetin "mahalleye sırtını dönen saf ticari işletme" mantığıyla yaptığı yönlendirme değişikliğinin hayal kırıklığı yarattığını belirtti. ERC'den Rosa Suriñach da, "Modelin çalışmadığını" vurgulayarak, sorunun sadece teknik bir problem ya da ihaleyi kimin kazanacağı değil, "modelin ne olduğu" olduğunu ifade etti.
Sağ kanattaki partiler de eleştirilerini dile getirdi. PP, El Molino'nun prestijini geri kazanması gerektiğini ancak "belirli kolektifler ve aktivistler tarafından ele geçirilmiş bir alan olmaması" gerektiğini savundu. Vox ise, tesisin "başarısız yönetimini" ve "akustik sorunlar nedeniyle kapanan bir 'ideolojik laboratuvara' dönüştürmek için harcanan paraları" vurgulayarak mevcut durumu kınadı. Bu farklı görüşler, El Molino'nun sadece bir bina olmaktan öte, Barselona'nın kültürel ve sosyal dokusunda nasıl bir yer edineceği üzerine derin bir ideolojik ayrımı da gözler önüne seriyor.
Tarihi Miras ve Kent Kimliği Bağlamında El Molino
El Molino, Barselona'nın Avinguda del Paral·lel (Paral·lel Caddesi) üzerindeki en eski ve en ikonik kabare ve müzikhollerinden biridir. 19. yüzyılın sonlarına doğru "La Pajarera Catalana" adıyla açılan bu mekan, 20. yüzyılın başlarında adını "El Molino" (Değirmen) olarak değiştirmiş ve Barselona'nın eğlence hayatının altın çağını yaşamıştır. Vaudeville, flamenko, kabare ve revü gösterileriyle ünlenen El Molino, kentin bohem ve özgür ruhlu atmosferinin sembolü haline gelmiştir. Franco diktatörlüğü döneminde bile sansüre rağmen varlığını sürdürmeyi başaran El Molino, Barselona'nın kültürel direnişinin ve sanatsal ifadesinin önemli bir merkezi olmuştur. Caddenin diğer tarihi tiyatroları ve müzikholleriyle birlikte, El Molino, Paral·lel'i "Barselona'nın Broadway'i" olarak anılmasına katkıda bulunmuştur.
2021 yılında Barselona Belediyesi'nin El Molino'yu satın alması, bu tarihi mekanı koruma ve kentin kültürel mirasına kazandırma yönünde önemli bir adım olarak değerlendirilmişti. Belediyenin başlangıçtaki vizyonu, El Molino'yu sadece ticari bir işletme olmaktan çıkarıp, "referans bir kültürel alan" ve "toplumsal bir boyut" taşıyan bir merkeze dönüştürmekti. Bu, yerel halkın ve sanat camiasının katılımıyla, mahalleyle entegre, çeşitli kültürel etkinliklere ev sahipliği yapan bir mekan yaratma hedefi taşıyordu. Ancak, mevcut yönetimin "gece kulübü" odaklı ticari işletme modeline geçmesiyle, bu hedeflerden sapıldığı ve özellikle ses yalıtımı sorunları nedeniyle komşuluk şikayetlerinin artmasıyla tesisin işlevsiz hale geldiği eleştirileri yükseldi. Bu durum, kültürel mirasın korunması ve işletilmesi konusunda kamusal hedefler ile ticari gerçekler arasındaki hassas dengeyi bir kez daha gözler önüne sermiştir.
El Molino örneği, Türkiye'deki benzer tarihi mekanların kaderiyle ilgili tartışmaları da akla getirmektedir. İstanbul'daki tarihi tiyatrolar, sinemalar veya Ankara'daki Ulus gibi bölgelerdeki kültürel miras yapıları da benzer şekilde kamusal kullanım, ticari işletme ve koruma arasında bir denge arayışındadır. Kültürel mirasın yalnızca bir binadan ibaret olmadığı, aynı zamanda bir kentin kolektif hafızasını, kimliğini ve toplumsal yaşamını yansıttığı gerçeği, El Molino'nun yeniden işlevlendirilmesi sürecini Barselona için hayati kılmaktadır. Bu tür mekanların yönetimi, sadece finansal sürdürülebilirliği değil, aynı zamanda toplumsal katılımı, sanatsal özgürlüğü ve mahalle yaşamıyla uyumu da gözetmek zorundadır. Barselona'nın El Molino için attığı bu yeni adım, kültürel mirasın kamusal fayda ve toplumsal entegrasyonla nasıl birleştirilebileceğine dair önemli bir model oluşturma potansiyeli taşımaktadır.
El Molino'nun geleceği için başlatılan bu yeni ihale süreci, Barselona'nın kültürel politikasında önemli bir dönüm noktası olabilir. Belediyenin "daha fazla kamusal ortaklık" ve "toplumsal boyut" vurgusu, kentin kültürel mirasın korunması ve sürdürülebilirliği konusundaki yaklaşımını yeniden tanımlayabilir. Eylül 2027'de yeniden açılması planlanan El Molino, sadece bir eğlence mekanı olmaktan öte, Barselona'nın kültürel ruhunu yansıtan, mahalleyle bütünleşen ve tüm kent sakinlerine açık bir referans noktası olma potansiyelini taşıyor. Bu süreç, kültürel mirasın sadece geçmişi değil, aynı zamanda geleceği de şekillendiren dinamik bir varlık olduğunu bir kez daha kanıtlayacak.

