Barselona, kentsel yaşam kalitesini artırma ve iklim değişikliğine karşı dirençli bir şehir olma hedefi doğrultusunda önemli bir adım atıyor. Şehrin Nou Barris bölgesindeki Porta mahallesinde yer alan Can Dragó Parkı, Ajuntament de Barcelona (Barselona Belediyesi) tarafından yürütülen kapsamlı bir dönüşüm projesiyle yenilenecek. Toplamda 3,42 milyon Euro bütçeli bu proje, parkın yeşil alanlarını genişletmeyi, çocuk oyun alanlarını üç katına çıkarmayı, yeni spor ve dinlenme alanları eklemeyi ve mevcut köpek parkı alanını yeniden konumlandırmayı hedefliyor. Proje, şehrin İklim Planı çerçevesinde, Can Dragó Parkı'nı yoğun sıcaklarda bir "iklim sığınağına" dönüştürme vizyonuyla hayata geçiriliyor.
Dönüşüm projesinin ana odak noktalarından biri, parkın ekolojik ayak izini artırmak ve vatandaşlar için daha fonksiyonel alanlar yaratmak. Bu kapsamda, mevcut çocuk oyun alanı önemli ölçüde büyütülerek, farklı yaş gruplarından çocukların güvenli ve eğlenceli vakit geçirebileceği modern bir alan haline getirilecek. Ayrıca, gençlerin ve yetişkinlerin fiziksel aktivite yapabileceği bir calisthenics (vücut ağırlığı antrenmanı) alanı ile yaşlılar için özel olarak tasarlanmış spor aletleri de parka entegre edilecek. Bu yenilikler, parkı her yaştan Barselona sakini için daha çekici ve erişilebilir kılmayı amaçlıyor.
Barselona Belediyesi, 10.600 metrekareden fazla bir alanda gerçekleştirilecek bu müdahalenin, mahalle sakinlerinin talepleri doğrultusunda şekillendiğini belirtiyor. 2024 yılında düzenlenen katılımcı bütçeleme süreçlerinde (presupuestos participativos) dile getirilen istekler arasında, spor kompleksini çevreleyen koşu ve yürüyüş parkurlarının iyileştirilmesi de bulunuyordu. Proje, bu talepleri karşılamanın yanı sıra, hareket kabiliyeti kısıtlı bireylerin parka tam erişimini sağlayacak düzenlemeleri de içeriyor. Yaklaşık bir yıl sürmesi beklenen inşaat çalışmaları sırasında yayaların park çevresinde, mevcut tesislerde ve ticari işletmelerde dolaşımına izin verilecek.
Barselona'nın Yeşil Alan Stratejisi ve İklim Direnci
Can Dragó Parkı'ndaki bu dönüşüm, Barselona'nın daha geniş kentsel gelişim ve iklim stratejisinin bir parçasıdır. Şehir, son yıllarda "süper blok" (superilla) projeleri ve yeni yeşil koridorlar oluşturarak kentsel ısı adası etkisini azaltmayı ve hava kalitesini iyileştirmeyi hedefliyor. Özellikle Akdeniz iklimine sahip Barselona gibi şehirler, yaz aylarında giderek artan aşırı sıcaklarla mücadele ediyor. Yeşil alanlar, gölge sağlayarak, buharlaşma yoluyla serinleterek ve biyolojik çeşitliliği artırarak bu mücadelede kritik bir rol oynamaktadır. Can Dragó Parkı'nın bir "iklim sığınağı" olarak tasarlanması, bu stratejinin somut bir örneğidir ve vatandaşlara sıcak hava dalgaları sırasında sığınabilecekleri, daha serin ve konforlu bir ortam sunmayı amaçlamaktadır.
Bu tür projeler, sadece çevresel faydalar sağlamakla kalmaz, aynı zamanda sosyal uyumu ve topluluk sağlığını da destekler. Artan yeşil alanlar, fiziksel aktiviteyi teşvik eder, stres seviyelerini azaltır ve komşuluk ilişkilerini güçlendirir. Barselona Belediyesi'nin katılımcı bütçeleme süreçleri aracılığıyla vatandaşları projelere dahil etmesi, yerel halkın ihtiyaçlarına daha iyi yanıt veren ve sahiplenilen kamusal alanların yaratılmasına olanak tanır. Bu demokratik yaklaşım, şehir yönetiminin şeffaflığını ve hesap verebilirliğini de pekiştirir.
Köpek Parkı Alanının Yeniden Konumlandırılması ve Toplumsal Katılım
Projenin dikkat çeken bir diğer unsuru ise mevcut köpek parkı alanının taşınmasıdır. 2019 yılının Temmuz ayında Avenida de Rio de Janeiro ile Paseo de Andreu Nin caddelerinin kesişiminde açılan bu alan, o dönemde tartışmalara yol açmıştı. Köpek sahipleri daha geniş ve iyi düzenlenmiş bir alana kavuştukları için memnuniyetlerini dile getirirken, çevredeki bazı sakinler konumundan ve potansiyel rahatsızlıklardan şikayetçi olmuştu. Bu yeniden konumlandırma, hem köpek sahiplerinin ihtiyaçlarını karşılayacak daha uygun bir çözüm bulmayı hem de parkın genel kullanım dengesini optimize etmeyi hedefliyor. Bu durum, Barselona gibi yoğun nüfuslu şehirlerde farklı kullanıcı gruplarının (çocuklar, yaşlılar, evcil hayvan sahipleri vb.) ihtiyaçlarını dengelemenin ve kamusal alanları herkes için en verimli şekilde kullanmanın ne kadar karmaşık bir süreç olabileceğini göstermektedir.
Türkiye'deki büyükşehir belediyeleri de benzer kentsel dönüşüm ve yeşil alan projeleri üzerinde çalışmaktadır. Barselona'nın bu entegre yaklaşımı, özellikle iklim değişikliğinin etkilerinin hissedildiği Akdeniz ve Ege kıyılarındaki şehirlerimiz için ilham verici olabilir. Katılımcı bütçeleme modelleri ve iklim dirençli kent tasarımları, Türkiye'deki yerel yönetimlerin de gündemine alabileceği önemli stratejiler sunmaktadır. Can Dragó Parkı'nın dönüşümü, sadece bir park yenileme projesi olmaktan öte, modern bir kentin çevresel, sosyal ve demokratik hedeflerini bir araya getiren örnek bir model teşkil etmektedir.



