Barselona'nın dinamik Sant Antoni (Aziz Anton) mahallesinin kalbinde yer alan ve şehrin en sevilen köşelerinden biri haline gelen Bar Calders, kuruluşunun 15. yıl dönümünü kutluyor. Mart 2011'de kapılarını açan bu özgün mekan, kurucusu Marc Lamarca'nın vizyonuyla kısa sürede bir buluşma noktasına dönüştü. Parlament Caddesi ile Pere Calders Geçidi'nin kesiştiği güneşli bir noktada konumlanan bar, adını aldığı Katalan yazar Pere Calders'a yaptığı göndermelerle dikkat çekiyor. Özellikle vermut kültürü etrafında şekillenen atmosferiyle Bar Calders, Barselona'nın sosyal yaşamında kendine özgü bir yer edindi.
Bar Calders'ın menüsünün tartışmasız yıldızı, açıldığı günden bu yana özel bir köşe ayrılan vermutlardır. İşletme sahibi Marc Lamarca'nın belirttiğine göre, bu özel içkiler Camp de Tarragona bölgesindeki küçük kooperatiflerden tedarik ediliyor ve özellikle Reus'tan gelen ticari ürünlerden farklılaşarak özgün bir tat profili sunuyor. Son dönemde menüye eklenen füme vermut ve çok özel beyaz vermut çeşitleri, damak zevkine düşkün Barselonalıların ve turistlerin ilgisini çekiyor. Hatta, Amerikalı aktris Eva Longoria'nın bile yıllar önce CNN kameraları eşliğinde bu mekanı ziyaret ederek Bar Calders'ın eşsiz vermutlarını tattığı biliniyor.
İçeceklerin yanında sunulan gastronomik lezzetler, Bar Calders deneyiminin ayrılmaz bir parçasıdır. Klasik İspanyol tapasları arasında yer alan Rus salatası gibi seçeneklerin yanı sıra, Marc'ın "Soviet" adını verdiği kendilerine özgü bir Rus salatası da bulunuyor. Bu isim, hem yemeğin Rus kökenine hem de barın bulunduğu Parlament Caddesi'ne yapılan esprili bir gönderme olarak öne çıkıyor. Menüdeki en anlamlı bölümlerden biri ise, İspanya İç Savaşı sonrası Meksika'ya sürgün edilmek zorunda kalan hayal gücü zengini Katalan öykücü Pere Calders'a adanmış "Sürgün Yemekleri" (Plats de l'exili) kısmıdır. "Cumhuriyetçi Quesadillalar" ve sürgünleri ağırlayan Meksika Devlet Başkanı Lázaro Cárdenas'a atıfta bulunan "Başkan'ın Naçosları" gibi yemekler, Calders'ın yaşam öyküsüne ve İspanya tarihine dokunaklı bir saygı duruşu niteliğinde.
Vermut Kültürünün Yeniden Doğuşu ve Bar Calders'ın Rolü
Vermut, İspanya ve özellikle Catalunya (Katalonya) bölgesinde köklü bir geçmişe sahip, geleneksel bir aperitif şarabıdır. 19. yüzyılın sonlarında popülerleşen ve özellikle öğle yemeği öncesi sosyalleşmenin vazgeçilmez bir parçası olan "hora del vermut" (vermut saati) geleneği, 20. yüzyılın ortalarında bir düşüş yaşamıştı. Ancak son 15-20 yıldır Barselona'da ve tüm İspanya'da vermut kültürü adeta bir rönesans yaşıyor. Bar Calders gibi mekanlar, bu yeniden doğuşun öncülerinden biri olarak, geleneksel lezzetleri modern bir dokunuşla sunarak genç nesilleri de bu kültüre çekmeyi başardı. Mekanın, küçük yerel üreticilerden tedarik ettiği kaliteli vermut çeşitleri, bu canlanmada önemli bir rol oynuyor.
Barın adını taşıyan Pere Calders (1912-1994), Katalan edebiyatının en özgün ve yaratıcı yazarlarından biridir. Fantastik öyküleri ve absürt mizahıyla tanınan Calders, İspanya İç Savaşı (Guerra Civil Española) sırasında Cumhuriyetçi saflarda yer almış ve savaş sonrası Franco rejiminden kaçarak Meksika'ya sürgün edilmiştir. Bar Calders, menüsündeki "Sürgün Yemekleri" ile sadece bir yazarı anmakla kalmıyor, aynı zamanda İspanya'nın yakın tarihindeki acı dolu bir döneme ve sürgün yaşamının zorluklarına dikkat çekiyor. Barın bulunduğu Sant Antoni mahallesi ise, son yıllarda geçirdiği dönüşümle Barselona'nın en popüler ve trend semtlerinden biri haline gelmiştir. Geleneksel pazarları, butik dükkanları ve hareketli bar kültürüyle Sant Antoni, hem yerel halkın hem de turistlerin gözdesi konumundadır.
Barselona'nın Sosyal Dokusunda Bar Calders'ın Yeri ve Geleceği
15 yıldır Barselona'nın sosyal yaşamına renk katan Bar Calders, sadece bir yeme-içme mekanı olmanın ötesinde, bir kültür ve buluşma noktası haline gelmiştir. Geleneksel vermut kültürünü modern bir yaklaşımla harmanlayarak, hem yerel lezzetleri koruyor hem de yeni damak tatlarına hitap ediyor. Marc Lamarca'nın vizyonuyla kurulan bu bar, Katalan edebiyatına ve tarihine yaptığı saygılı göndermelerle de derinlikli bir kimlik kazanmıştır. Barselona'nın hızla değişen kentsel dokusunda, Bar Calders gibi otantik ve özgün mekanlar, şehrin ruhunu canlı tutarak hem yerleşik halka hem de ziyaretçilere unutulmaz deneyimler sunmaya devam edecektir. Bu tür işletmeler, sadece ekonomik bir değer yaratmakla kalmıyor, aynı zamanda bir şehrin kültürel mirasının korunmasında ve gelecek nesillere aktarılmasında da kilit rol oynuyor.


