İspanya'nın önemli şehirlerinden Barselona'da siyasi manzarayı şekillendirecek kritik bir anket yayınlandı. El Periódico gazetesi tarafından GESOP araştırma şirketine yaptırılan son kamuoyu yoklamasına göre, eğer Barselona yerel seçimleri bugün yapılsa, mevcut Belediye Başkanı Jaume Collboni liderliğindeki PSC (Katalonya Sosyalist Partisi) sandıktan birinci çıkarak 9-10 belediye meclis üyesi kazanacaktı. Bu sonuç, Mayıs 2027'de yapılacak bir sonraki yerel seçimler öncesinde şehrin siyasi dinamiklerine dair önemli ipuçları sunarken, aynı zamanda Barselona Ajuntament'inde (Belediye Meclisi) giderek artan bir parçalanmaya işaret ediyor.
Anketin detayları, siyasi yelpazenin farklı noktalarındaki partilerin güç dengelerini gözler önüne seriyor. Collboni'nin sosyalistleri en çok oyu almasına rağmen, tek başına bir çoğunluk elde etmekten çok uzak kalıyor. İkinci sırada, Elisenda Alamany'nin liderliğindeki ERC (Katalonya Cumhuriyetçi Solu) 6-7 belediye meclis üyesi ile önemli bir güç olmayı sürdürüyor. Üçüncülük mücadelesi ise oldukça çekişmeli; eski belediye başkanı Ada Colau'nun partisi BComú (Barselona Ortakları), Katalan bağımsızlıkçı merkez sağ parti Junts (Katalonya İçin Birlikte) ve yeni siyasi oluşum Aliança (Aliança Catalana olarak bilinen aşırı sağ Katalan bağımsızlıkçı parti) 5-6 sandalye ile başa baş bir yarış veriyor. Bu durum, Barselona siyasetindeki çeşitliliğin ve seçmen tercihlerindeki dağılımın derinleştiğini gösteriyor.
Anket Sonuçları ve Parti Performansları
Anket sonuçları, mevcut Ajuntament de Barcelona (Barselona Belediyesi) yapısıyla karşılaştırıldığında bazı partiler için memnuniyet verici, bazıları için ise düşündürücü tablolar ortaya koyuyor. Jaume Collboni'nin PSC'si, şu anki 10 meclis üyesi sayısını koruyarak veya sadece bir sandalye kaybederek gücünü muhafaza ediyor. Bu istikrarlı performans, sosyalistlerin şehir yönetimindeki yerini sağlamlaştırdığını gösteriyor. Öte yandan, ERC, mevcut 5 meclis üyesini 6-7'ye çıkararak önemli bir yükseliş trendi yakalamış durumda; bu da Katalan bağımsızlıkçı solun şehirdeki etkisini artırdığına işaret ediyor.
Anketin en dikkat çekici sonuçlarından biri ise BComú ve Junts partilerinin yaşadığı değişimler. Ada Colau'nun liderliğindeki BComú, 2023 seçimlerinde kazandığı 9 sandalyeden 3-4 tanesini kaybederek 5-6'ya düşüyor. Bu düşüş, parti liderliğindeki değişiklik ve Gerardo Pisarello'nun yeni yüzüyle seçmenleri ikna etme zorluğunu yansıtabilir. Junts ise, 2023 yerel seçimlerini Xavier Trias liderliğinde 11 sandalye ile kazanmış olmasına rağmen, bu ankette 5-6 sandalyeye gerileyerek büyük bir kayıp yaşıyor. Ancak, bu sonuç, son Baròmetre (yarıyıllık anket) sonuçlarına kıyasla bir miktar toparlanma anlamına geliyor, zira o ankette Junts meclisteki son güç olarak gösterilmişti. İspanya'nın ana sağ partisi PP (Halk Partisi), Daniel Sirera liderliğinde mevcut 4 sandalyesini koruyarak istikrarlı bir duruş sergiliyor. Aşırı sağ parti Vox ise, Gonzalo de Oro'nun adaylığı henüz kesinleşmemiş olsa da, mevcut 2 sandalyesine ek olarak 1-2 sandalye daha kazanarak gücünü artırma eğiliminde olduğunu gösteriyor. Son olarak, anticapitalist ve Katalan bağımsızlıkçı CUP (Halk Birliği Adaylığı), Comunistes de Catalunya ile koalisyon yaparak altı yıl aradan sonra Ajuntament'e 2-3 sandalye ile geri dönüyor.
Tarihi Parçalanma ve Yeni Yönetim Dinamikleri
Bu anket sonuçları, Barselona Ajuntament'inin tarihinde eşi benzeri görülmemiş bir siyasi parçalanmaya doğru gittiğini gösteriyor. Eğer bu sonuçlar 2027'deki seçimlerde gerçeğe dönüşürse, Barselona Belediye Meclisi tam sekiz farklı siyasi partinin temsil edildiği bir yapıya bürünecek. Bu, daha önceki en parçalı dönem olan 2015-2019 arasındaki yedi partili meclis rekorunu da geride bırakacak. Post-Franco (Franco sonrası) dönemde, yani İspanya'nın demokrasiye geçişinden bu yana, Barselona Ajuntament'i genellikle dört veya beş partili, nispeten daha az parçalı ve sıklıkla güçlü bir sosyalist çoğunluğa sahip meclislerle yönetilmişti. Bu tarihi değişim, İspanya genelindeki siyasi parçalanma eğiliminin Barselona'ya da yansıdığını ve artık tek bir partinin veya kolayca kurulabilecek iki partili bir koalisyonun yönetimi ele almasının imkansız hale geldiğini gösteriyor.
Bu parçalanma eğiliminin yanı sıra, Barselona'nın artan nüfusu da yönetim dinamiklerini etkileyecek önemli bir faktör. Son dönemde 1.7 milyon kişiyi aşan nüfusuyla Barselona, yasal olarak belediye meclis üyesi sayısını artırmak zorunda kalacak. Mevcut 41 meclis üyesi yerine, 2027 seçimlerinde 43 meclis üyesi seçilecek. Bu durum, mutlak çoğunluk eşiğini de değiştirecek; mevcut 21 meclis üyesi yerine, bir sonraki dönemde 22 meclis üyesi çoğunluğu sağlamak için gerekecek. Hem siyasi parçalanmanın derinleşmesi hem de mutlak çoğunluk eşiğinin yükselmesi, Barselona'da istikrarlı bir koalisyon hükümeti kurmayı her zamankinden daha zor hale getirecek. Bu durum, Türkiye'deki büyükşehir belediyelerinde de zaman zaman karşılaşılan, farklı ideolojilere sahip partilerin geniş uzlaşmalarla yönetim kurma zorunluluğu gibi benzer dinamikleri akla getirmektedir. Barselona'nın turizm, konut krizi ve yaşam maliyeti gibi kritik meseleleri çözmek için güçlü ve kararlı bir yönetime ihtiyaç duyduğu bu dönemde, siyasi belirsizliklerin artması endişe yaratmaktadır.
Koalisyonlar ve Barselona'nın Geleceği
Anket sonuçları, Barselona'da gelecekteki koalisyon senaryolarının ne kadar karmaşık olacağını açıkça ortaya koyuyor. Jaume Collboni'nin liderliğindeki PSC, birinci parti olmasına rağmen, tek başına veya geleneksel ortaklarıyla bile çoğunluğu sağlamakta zorlanacak. Örneğin, Collboni'nin "öncelikli ortakları" olarak görülen PSC-ERC-BComú ittifakı, anket sonuçlarına göre meclis oylamalarında ve komisyonlarda çoğunluğu elde etmekte güçlük çekecek. Bu durum, mevcut yönetimin devamlılığı için daha geniş ve zorlu pazarlıkları gerektirebilir.
Diğer yandan, İspanyol siyasetinde "sociovergència" olarak bilinen PSC-Junts ittifakı da (ki bu dönemde Ciutat Vella'nın yeni kullanım planı gibi konularda işbirliği yapmışlardı) anket sonuçlarına göre mutlak çoğunluğun çok uzağında kalıyor. Bu, Barselona'da farklı ideolojik kutuplardan gelen iki büyük partinin bile bir araya gelerek istikrarlı bir hükümet kurmasının kolay olmayacağını gösteriyor. Sağ kanattaki partiler olan PP, Vox ve Aliança'nın ise kendi başlarına veya birbirleriyle birleşerek bir çoğunluk oluşturma ihtimalleri oldukça düşük görünüyor. Bu tablo, Barselona'da azınlık hükümetlerinin veya sık sık değişen koalisyonların daha olası bir senaryo olabileceğine işaret ediyor.
Barselona'nın siyasi geleceği, 2027 seçimlerine kadar partilerin stratejilerini nasıl adapte edeceğine, yeni ittifaklar kurup kuramayacağına ve seçmenlerin bu parçalı manzaraya nasıl tepki vereceğine bağlı olacak. Şehir yönetimi, konut, turizm, çevre ve sosyal hizmetler gibi Barselona'nın karşı karşıya olduğu büyük zorluklarla etkin bir şekilde başa çıkabilmek için güçlü ve istikrarlı bir liderliğe ihtiyaç duyuyor. Ancak anket sonuçları, bu hedefe ulaşmanın kolay olmayacağını, siyasi partiler arasında daha fazla uzlaşma ve işbirliği gerektireceğini gösteriyor. Bu durum, Barselona'nın önümüzdeki yıllarda dinamik ve belki de çalkantılı bir siyasi döneme gireceğinin habercisi niteliğinde.


