🇪🇸 Barselona, İspanya'dan Türkçe Haberler
Şehir

Barselona'da Hasél Protestoları: Polis Aracını Yakanlara 25 Yıl Hapis İstemi

21 Eylül 2026, Pazartesi
4 dk okuma
Kaynak: Betevé
Barselona'da Hasél Protestoları: Polis Aracını Yakanlara 25 Yıl Hapis İstemi

Barselona'da, 2021 yılının Şubat ayında rapçi Pablo Hasél'in tutuklanmasını protesto eden gösteriler sırasında bir Guàrdia Urbana (Barselona Yerel Polisi) aracını ateşe vermekle suçlanan zanlılar için savcılık, her biri için 25 yıl beş ay hapis cezası talep ediyor. Kamu savcılığı, olayın bir "cinayete teşebbüs" olduğunu iddia ediyor zira araç içerisinde bir polis memuru bulunuyordu; ancak memur şans eseri yara almadan kurtulmayı başarmıştı. Bu ağır ceza talebi, İspanya'da ifade özgürlüğü ile kamu düzeni arasındaki hassas dengeye dair tartışmaları yeniden alevlendirdi ve Barselona'nın adli gündemine oturdu.

Savcılık iddianamesine göre, sanıklar sadece cinayete teşebbüsle değil, aynı zamanda kamu görevlilerine saldırı, kamu düzenini bozma, mala zarar verme, yasa dışı gösteri düzenleme ve "suç örgütüne üyelik" gibi ciddi suçlamalarla da karşı karşıya. Ayrıca, eylemleri sırasında özel kıyafetler giyerek kimliklerini gizlemeye çalışmaları nedeniyle "kılık değiştirme" ağırlaştırıcı sebebi de suçlamalar arasına eklendi. Bu durum, olayın sadece spontane bir eylemden öte, organize bir suç faaliyeti olarak değerlendirildiğini gösteriyor.

27 Şubat 2021 tarihinde gerçekleşen olayda, savcılık, sanıkların "başkalarının mülküne saldırma niyetiyle" koordineli bir şekilde hareket ettiklerini belirtiyor. Protestolar sırasında altı banka şubesi, bir mağaza ve bir otel ile şehir mobilyaları da dahil olmak üzere birçok mülk zarar gördü. Toplamda dokuz sanık (yedi İtalyan, bir Fransız ve bir Katalan), 3 Mart 2021'de tutuklanarak önleyici hapis cezasına çarptırıldı. Katalan uyruklu sanık bir ay hapis yatarken, İtalyan sanıkların çoğu Haziran 2022'ye kadar, yani bir yıldan fazla süreyle cezaevinde kaldı.

Hasél Protestolarının Arka Planı ve Toplumsal Yankıları

Barselona'daki bu olaylar, İspanyol rapçi Pablo Hasél'in terörü yüceltme ve monarşi ile devlet kurumlarına hakaret etme suçlamalarıyla tutuklanıp hapse girmesinin ardından patlak veren geniş çaplı protesto dalgasının bir parçasıydı. Hasél'in şarkı sözleri ve tweet'leri, İspanya'da ifade özgürlüğünün sınırları, nefret söylemi ve sanatın toplumsal sorumluluğu üzerine hararetli bir tartışmayı tetiklemişti. 2021 yılının Şubat ayında Hasél'in tutuklanması, özellikle Katalonya (Catalunya) ve Valensiya (Valencia) gibi bölgelerde binlerce kişinin sokaklara dökülmesine neden oldu. Başlangıçta barışçıl başlayan gösteriler, sık sık polisle çatışmalara, vandalizme ve yağmalama olaylarına dönüştü.

Bu protestolar, İspanya'nın "Ley Mordaza" (Susturma Yasası) olarak bilinen Vatandaş Güvenliği Yasası'nın eleştirilmesine de yol açtı. Bu yasa, kamu düzenini bozucu eylemlere ve polise karşı protestolara ağır cezalar öngörüyor ve birçok insan hakları örgütü tarafından ifade özgürlüğünü kısıtladığı gerekçesiyle eleştiriliyor. Türkiye'de de benzer şekilde ifade özgürlüğü ve terör propagandası arasındaki sınırlar sıkça tartışılmakta olup, bu tür olaylar iki ülke arasında ortak hukuki ve toplumsal sorunlara işaret etmektedir. Barselona'da bir polis aracının ateşe verilmesi, protestoların şiddet düzeyinin ne kadar yükseğe çıktığını ve kamu düzeni açısından ne denli ciddi bir tehdit oluşturduğunu gözler önüne sermiştir.

Hukuki Süreç ve Toplumsal Etki Analizi

Savcılığın talep ettiği 25 yıl beş aylık hapis cezası, "cinayete teşebbüs" suçlamasının ciddiyetini vurgulamaktadır. İddianamede, Rambla Caddesi üzerindeki Guàrdia Urbana karakolu önünde altı polis minibüsünün (ikisi Mossos d'Esquadra – Katalonya Bölgesel Polisi, dördü Guàrdia Urbana'ya ait) bulunduğu belirtiliyor. İçlerinden birinde üniformalı bir polis memuru varken, grubun liderlerinden biri araçlara karşı yanıcı bir madde fırlatmış, ancak hedefi tutturamamıştır. Ancak, diğer grup üyeleri polis hatlarına ve araçlara çeşitli nesneler atmaya başlamış ve bir işaret fişeği, memurun bulunduğu minibüsün çok yakınında yerde alevlere neden olmuştur. Ardından, kimliği belirsiz bir kadın, alevlerin üzerine yanıcı bir sıvı dökerek yangını körüklemiş ve minibüsün alev almasına neden olmuştur. Polis memuru, son anda araçtan yara almadan çıkmayı başarmıştır.

Bu olay, Barselona'da ve genel olarak İspanya'da kamu düzeni, güvenlik güçlerinin korunması ve protesto hakkının sınırları üzerine büyük bir tartışma yaratmıştır. Toplum, protestoların şiddete dönüşmesi konusunda ikiye bölünmüş durumdadır; bir kesim, eylemleri meşru bir hoşnutsuzluk ifadesi olarak görürken, diğerleri şiddeti ve vandalizmi kabul edilemez bulmaktadır. Yabancı uyruklu sanıkların (İtalyanlar, Fransızlar) olaya karışması, bu tür eylemlerin uluslararası anti-kuruluş veya anarşist hareketlerle bağlantılı olabileceği yönünde spekülasyonlara yol açmıştır. Yargı süreci devam ederken, bu davanın hem sanıklar hem de İspanya'nın gelecekteki protesto politikaları ve yasal çerçevesi üzerinde önemli etkileri olması beklenmektedir. Mahkemenin vereceği karar, ifade özgürlüğü ile kamu güvenliği arasındaki denge arayışında bir emsal teşkil edebilir ve Barselona'nın toplumsal barışına yönelik önemli bir mesaj içerecektir.

Etiketler:
#barcelona#protesto#polis#yarg#hasel
Paylaş:
Kaynak: Betevé