Barselona'nın kuzeydoğu kesiminde, Sant Andreu bölgesindeki HM Sant Jordi Hastanesi, on yıl süren kapsamlı izin süreçlerinin ardından nihayet genişleme ve modernizasyon çalışmalarına başladı. Bu iddialı proje, hastaneyi şehrin kuzeydoğu yakasında bir referans sağlık merkezine dönüştürmeyi hedefliyor. Toplamda 35 milyon Euro yatırım ile 16.000 metrekarelik modern bir alana yayılacak olan merkezin, 2029 yılına kadar tamamlanması öngörülüyor. Ancak, bu büyük çaplı dönüşüm, bölgedeki bazı sakinlerin yoğun eleştirileriyle karşılaşıyor.
Genişleme projesi kapsamında, hastanenin yatak kapasitesi üç katına çıkarılarak 20'den 60'a yükselecek. Benzer şekilde, ameliyathane sayısı da ikiden altıya çıkarılacak. Acil servis, 24 saat hizmet verecek şekilde genişletilirken, son teknolojiyle donatılmış yeni bir Yoğun Bakım Ünitesi (UCI) de hizmete girecek. Bu yenilikler, hastanenin daha fazla hastaya hizmet vermesini ve daha karmaşık tıbbi durumları yönetmesini sağlayacak. HM Sant Jordi Hastanesi yönetimi, bu genişlemenin sadece kapasite artışı değil, aynı zamanda bölgedeki sağlık hizmetlerinin kalitesini de yükseltecek stratejik bir adım olduğunu vurguluyor.
HM Sant Jordi: Yüz Yıllık Geçmişten Geleceğe
HM Sant Jordi Hastanesi, 1925 yılında Sant Andreu semtinde küçük bir klinik olarak kurulmuş ve yüz yılı aşkın süredir Barselona (Barcelona) ve çevresine hizmet vermektedir. Hastane direktörü Jordi Otner, "Hastanemiz bize küçük gelmeye başladı," diyerek mevcut tesislerin artan talebi karşılamakta yetersiz kaldığını belirtiyor. Bu genişlemenin, yeni iş imkanları yaratmanın, yetenekli sağlık profesyonellerini bölgede tutmanın ve sunulan uzmanlık alanlarını genişletmenin önemli bir fırsat olduğunu ifade ediyor. Proje tamamlandığında, Kadın Sağlığı ve Ruh Sağlığı gibi özel alanlara ek olarak 52 farklı tıbbi uzmanlık dalında hizmet verilebilecek.
Yeni bina, en son teknolojiye sahip tıbbi cihazlarla donatılacak. Bu ileri teknoloji, daha hassas teşhisler konulmasına ve yüksek karmaşıklıkta tedavilerin uygulanmasına olanak tanıyacak. Genişleme çalışmaları, mevcut hastane binasının yıkılmasına gerek kalmadan, bugüne kadar otopark olarak kullanılan alanda gerçekleştirilecek. Bu sayede, inşaat süresince hastane hizmetlerinin aksamadan devam etmesi sağlanacak. Bu planlama, hem hasta bakımının sürekliliği hem de projenin zamanında tamamlanması açısından kritik bir öneme sahip.
Komşuların Endişeleri ve Kentsel Gelişim Çatışmaları
HM Sant Jordi Hastanesi'nin Plaça de l'Estació (İstasyon Meydanı) bölgesindeki genişleme projesi, özellikle Carrer del Cinca (Cinca Caddesi) üzerindeki bitişik binalarda yaşayan sakinler arasında ciddi endişelere yol açtı. Sekiz katlı olarak planlanan yeni hastane binasının, çoğunlukla alçak katlı evlerden oluşan bir mahallede inşa edilmesi, komşular tarafından orantısız bulunuyor. Hastanenin gerekliliğini kabul etseler de, projenin konumu konusunda itirazları olan sakinler, hem hastane yönetimi hem de Ajuntament de Barcelona (Barselona Belediyesi) tarafından yeterince bilgilendirilmediklerini ve iletişim taleplerinin yanıtsız kaldığını dile getiriyorlar.
Komşular, gelecekteki hastane binasının yaratacağı "gürültü, koku ve sağlık sorunları" nedeniyle derin kaygı duyuyorlar. Ayrıca, bölgedeki trafik ve hareketlilik sorunlarının artacağı, sekiz katlı yapının görsel kirlilik yaratacağı ve kendi binalarına kurdukları güneş panellerinin verimliliğini gölgeleyerek riske atabileceği iddia ediliyor. Bu durum, Barselona gibi yoğun nüfuslu şehirlerde sıkça karşılaşılan, kentsel gelişim ihtiyaçları ile yerel halkın yaşam kalitesi beklentileri arasındaki çatışmanın tipik bir örneğini teşkil ediyor. Türkiye'deki büyük şehirlerde de benzer şekilde, yeni yapılaşma projeleri genellikle yerel sakinlerin çevresel etki, altyapı yetersizliği ve mahalle dokusunun bozulması gibi konularda tepkileriyle karşılaşmaktadır.
Yetkililerin ve Hastanenin Yanıtları
Barselona Belediyesi'ne bağlı Sant Andreu bölge yönetimi, projenin yürürlükteki imar yönetmeliklerine ve 2016 tarihli Özel Plan'a uygun olduğunu savunuyor. Yetkililer, çevresel etki raporlarının mevcut olduğunu ve olumsuz etkileri en aza indirmek için gerekli önlemlerin alındığını belirtiyorlar. Ayrıca, projenin yeşil alanlar içerdiğini ve tarihi hastane binasının korunarak belediye hizmetlerinde kullanılacağını hatırlatıyorlar. Komşular, hastaneye karşı olmasalar da, mevcut konumun uygunsuz olduğu konusundaki ısrarlarını sürdürüyorlar.
Hastanenin sahibi olan şirket ise, komşularla toplantılar yapıldığını ve başlangıçta onaylanan planlamaya kıyasla binanın yüksekliğinin düşürüldüğünü belirtiyor. İlk planda izin verilen 37 metrelik yüksekliğin, nihai projede 29 metreye indirildiği ifade edildi. Bu değişiklik, komşuların görsel etki ve güneş paneli endişelerini bir nebze olsun gidermeyi amaçlayan bir uzlaşma çabası olarak değerlendirilebilir. Bu tür projelerde, yerel yönetimlerin ve yatırımcıların, toplumsal katılımı ve şeffaflığı artırarak, halkın endişelerini dikkate alan çözümler üretmesi, sürdürülebilir kentsel gelişim için büyük önem taşımaktadır.


