Barselona'nın yerel polis gücü Guàrdia Urbana, bir yıl önceki siyasi engellemenin ardından nihayet elektrikli şok tabancaları, yani Taser cihazlarını envanterine katmaya bir adım daha yaklaştı. Temmuz ayında toplanan Başkanlık Komisyonu (Comissió de Presidència), bu cihazların satın alınmasını mümkün kılacak düzenlemeyi ilk aşamada onayladı. Karar, iktidardaki Katalonya Sosyalist Partisi (PSC), Katalonya İçin Birlik (Junts) ve Halk Partisi (PP) partilerinin lehte oylarıyla kabul edilirken, aşırı sağcı Vox çekimser kaldı. Barselona Ortakları (BComú) ve Katalonya Cumhuriyetçi Solu (ERC) ise düzenlemeye karşı oy kullandı.
Komisyonun bu kararlı adımıyla birlikte, düzenleme metni şimdi kamuoyunun incelemesine ve itirazlara açılacak. Bu süreçte belediye grupları, polis sendikaları ve ilgili diğer kuruluşlar, Taser yönetmeliğine ilişkin değişiklik ve iyileştirme önerilerini sunabilecekler. Geçen yıl hazırlanan ancak siyasi engellere takılan önceki düzenlemeyle büyük ölçüde benzerlik gösteren mevcut taslak, örneğin, polis memurlarının 14 yaşın altındaki bireylere Taser kullanmasını yasaklıyor ve Taser kullanımının otomatik olarak videoya kaydedilmesini zorunlu kılıyor. Bu maddeler, şeffaflık ve hesap verebilirlik açısından büyük önem taşıyor.
Barselona Polisi Taser'lara Ne Zaman Kavuşacak?
Başkanlık Komisyonu tarafından ilk aşamada onaylanan bu metnin, itiraz süreci tamamlandıktan sonra nihai onay için genel kurulda oylanması gerekiyor. Belediyeden yapılan açıklamalara göre, nihai onayın 2026 yılının Ekim veya Kasım ayları gibi gerçekleşmesi bekleniyor. Ancak bu onay, Taser'ların hemen kullanılmaya başlanacağı anlamına gelmiyor. Onayın ardından Barselona Belediyesi (Ajuntament de Barcelona), cihazları sağlayacak firmayı bulmak için bir kamu ihale süreci başlatacak. Bu sürecin ve cihazların teslimatının en az altı ay sürmesi öngörülüyor.
Tüm bu bürokratik ve lojistik aşamalar göz önüne alındığında, Guàrdia Urbana'nın Taser'ları en erken 2027 yılının ortalarında envanterine katması bekleniyor. Bu süre zarfında, belediye, Taser kullanacak tüm polis memurlarına kapsamlı eğitimler verecek. Bu eğitimler, cihazın doğru ve güvenli bir şekilde kullanımı, etik kurallar ve olası riskler hakkında bilgi içerecek. Amaç, Taser'ların sadece gerektiğinde ve en uygun koşullarda kullanılmasını sağlamak ve potansiyel kötüye kullanımların önüne geçmek olarak belirlendi.
Taser Tartışmasının Arka Planı ve Siyasi Yansımaları
Barselona'da Taser kullanımı tartışması yeni değil; aslında geçen yıl da benzer bir yönetmelik siyasi anlaşmazlıklar nedeniyle bloke edilmişti. Geçen yılki engellemede kilit rol oynayan Junts partisi, bu kez lehte oy kullanarak pozisyonunu değiştirdi. Junts temsilcisi Jordi Martí, hükümetin polis sendikalarıyla müzakereler yürüttüğünü ve sendikaların endişelerinin giderildiğini belirterek bu değişikliği savundu. Bu durum, önceki engellemenin temel nedenlerinden biri olan sendika görüşmelerinin eksikliğinin giderildiğini gösteriyor.
Muhalefet cephesinden Halk Partisi (PP) temsilcisi Sonia Devesa, tüm gruplara Taser yönetmeliğini "partizan bir mücadeleye dönüştürmeme" ve bir kez daha engellememe çağrısında bulundu. Aşırı sağcı Vox partisinden Gonzalo de Oro ise belediye yönetimini "dört yıl geç kalmakla" eleştirerek, Belediye Başkanı Jaume Collboni'nin güvenlikle ilgili önerilerini şimdiye kadar dinlemediğini iddia etti. Bu eleştiriler, şehirdeki güvenlik sorunlarının derinleştiği bir dönemde siyasi partilerin konuya farklı açılardan yaklaştığını ortaya koyuyor.
Taser'a karşı çıkan cephede ise Barselona Ortakları (BComú) ve Katalonya Cumhuriyetçi Solu (ERC) yer alıyor. BComú sözcüsü Marc Serra, İspanya'da elektrikli şok tabancalarının kullanımıyla ilişkilendirilen sekiz ölüm vakasına dikkat çekerek, bu cihazların potansiyel ölümcül risklerine vurgu yaptı. ERC meclis üyesi Jordi Coronas ise, "14 yaşındaki oğluma Taser sıkılsaydı ne olurdu hayal etmek bile istemiyorum... Her şeye lanet okurdum" diyerek, özellikle gençlere yönelik kullanım riskleri konusundaki derin endişelerini dile getirdi. Bu karşıt görüşler, Taser'ların etkinliği ve güvenliği konusundaki küresel tartışmaları Barselona özelinde de yansıtıyor.
Artan Güvenlik İhtiyacı ve Taser'ın Rolü
Belediye hükümeti adına, Güvenlikten Sorumlu Belediye Başkan Yardımcısı Albert Batlle, geçen yıl hazırlanan yönetmeliği savunarak, şehrin mevcut bağlamının – özellikle son zamanlarda yaşanan silahlı saldırıların – "polis memurlarının ateşli silahlar kadar ölümcül olmayan, ara bir silaha ihtiyaç duyduğunu bir kez daha kanıtladığını" belirtti. Batlle, Taser'ların "yüksek karmaşıklıkta durumlarda yaralanmaları önleyebilecek" bir araç olduğunu vurguladı. Bu açıklama, Barselona'da artan suç oranları ve kamu güvenliği endişeleri karşısında yerel polisin yeteneklerini artırma çabasını ortaya koyuyor.
Barselona, İspanya'nın en büyük ve en çok turist çeken şehirlerinden biri olmasına rağmen, son yıllarda suç oranlarında, özellikle hırsızlık ve şiddet olaylarında artış yaşandığına dair kamuoyunda yaygın bir algı bulunuyor. Bu durum, yerel yönetimi ve güvenlik güçlerini yeni önlemler almaya itiyor. Taser'lar, polis memurlarına, ateşli silah kullanmaktan kaçınırken, tehlikeli durumları kontrol altına alma ve şüphelileri etkisiz hale getirme imkanı sunan bir "ara güç" seçeneği olarak görülüyor. Ancak bu durum, insan hakları örgütleri ve bazı siyasi partiler tarafından potansiyel kötüye kullanım riskleri ve temel hak ihlalleri gerekçesiyle eleştiriliyor.
İspanya'da Katalonya Özerk Polisi (Mossos d'Esquadra) gibi bazı bölgesel polis güçleri ve diğer Avrupa ülkelerindeki birçok polis teşkilatı Taser kullanıyor. Bu durum, Barselona'nın bu adımı atmasında bir emsal teşkil ediyor. Ancak Taser'ların yaygınlaşması, polis gücünün artan yetkileri ve bu yetkilerin denetimi konusunda sürekli bir tartışmayı da beraberinde getiriyor. Barselona'nın Taser'ları envanterine katma kararı, şehrin güvenlik stratejisinde önemli bir dönüm noktası olacak ve gelecekteki polis uygulamaları üzerinde belirleyici bir etki yaratacaktır.



