🇪🇸 Barselona, İspanya'dan Türkçe Haberler
Şehir

Barselona'da Konut Krizi Derinleşiyor: Evsizler Şehir Dışına İtiliyor, Gözden

14 Nisan 2026, Salı
4 dk okuma
Kaynak: Betevé
Barselona'da Konut Krizi Derinleşiyor: Evsizler Şehir Dışına İtiliyor, Gözden

Barselona'da konut krizi, kentteki en kırılgan kesimleri derinden etkilemeye devam ederken, sivil toplum kuruluşları yetkililerin evsizlere yönelik politikalarını eleştiriyor. Observatori DESCA (Konut Hakları Gözlemevi), Barselona'daki gayriresmi yerleşim alanlarının (assentaments) giderek artan bir sıklıkla tahliye edildiğini ve bu tahliyelerin, dezavantajlı grupları şehir merkezinden uzaklaştırma amacı taşıdığını iddia etti. DESCA Direktörü Irene Escorihuela, Bon dia, Barcelona adlı programda yaptığı açıklamada, yetkililerin "bu alanları şehirde istemedikleri için" daha az dikkat çeken, "gözlerden uzak" bölgelere ittiğini belirtti. Escorihuela, insanların ellerindeki az sayıdaki eşyalarıyla birlikte merkeze daha uzak, kimsenin dikkatini çekmeyen başka bir bölgeye gitmek zorunda kaldıklarını vurguladı.

Escorihuela, son dönemde gayriresmi yerleşimlerin "hijyen veya güvensizlik" gibi gerekçelerle dağıtılmasının, aslında "çok kırılgan insanları dışarı itmekten" başka bir işe yaramadığını dile getirdi. Bu senaryo karşısında, mevcut yeniden yerleştirme sisteminin "çökmüş" durumda olduğunu savunan DESCA direktörü, kurumları tahliyelerden önce savunmasız insanlara "gerçek bir alternatif" sunup sunmadıklarını sorgulamaya çağırdı. Kurumların, bu insanların yaşamak için başka bir yolu olup olmadığını düşünmeleri gerektiğini, aksi takdirde evsizliği çözmek yerine sadece görünmez kıldıklarını ifade etti.

Barselona, İspanya'nın en pahalı şehirlerinden biri haline gelmiş durumda ve konut krizi, özellikle son on yılda dramatik boyutlara ulaştı. Turizmin yoğunluğu, kısa dönem kiralık evlerin artışı ve yatırım amaçlı konut alımları, yerel halkın uygun fiyatlı konut bulmasını neredeyse imkansız hale getirdi. Bu durum, binlerce insanı ya aşırı kira yükü altında ezilmeye ya da gayriresmi yerleşimlerde yaşamaya itiyor. Bu yerleşimler genellikle terk edilmiş binalarda, eski sanayi bölgelerinde veya şehrin çeperlerindeki boş arazilerde kuruluyor ve burada yaşayanlar temel hijyen, güvenlik ve sağlık hizmetlerinden mahrum kalıyor.

Barselona'daki Konut Krizi ve Politikalar

Barselona'daki konut krizi, 2008 ekonomik krizinden bu yana giderek kötüleşen bir sorun. Şehrin çekiciliği, küresel yatırımcıların dikkatini çekmiş ve konut fiyatlarını hızla yükseltmiştir. Ajuntament de Barcelona (Barselona Belediyesi) tarafından açıklanan verilere göre, Barselona'da kiralar son on yılda ortalama %50'den fazla artış göstermiştir. Bu durum, özellikle düşük gelirli aileler ve göçmenler için büyük bir barınma sorununa yol açmaktadır. Şehirde 2023 itibarıyla yaklaşık 1.000'den fazla kişinin sokaklarda yaşadığı, binlerce kişinin ise gayriresmi yerleşimlerde veya aşırı kalabalık ve sağlıksız koşullarda barınmaya çalıştığı tahmin edilmektedir.

Konut krizine karşı mücadelede önemli bir adım olarak, eski Belediye Başkanı Ada Colau'nun liderliğindeki sol koalisyon hükümeti döneminde, 2018 yılında tartışmalı bir yasa olan "%30 konut rezervi" uygulaması başlatıldı. Bu yasa, Barselona'da yapılacak yeni inşaatların veya büyük tadilatların %30'unun sosyal konut olarak ayrılmasını zorunlu kılıyordu. Irene Escorihuela, bu yasanın "konutu metalaştırmayı engellemek" için anahtar bir uygulama olduğunu savunuyor. Escorihuela, mülk sahiplerinin evlerini "bağışlamalarını" değil, "daha erişilebilir fiyatlarla" piyasaya sürmelerini istediklerini belirtiyor. Ancak, bu tedbirin uygulanmasında ciddi aksaklıklar yaşandığını ve istenen etkiyi yaratmadığını da ekliyor.

%30 Konut Rezervi Yasasının Uygulama Sorunları

DESCA direktörü, %30 konut rezervi yasasının Ada Colau hükümeti döneminde yürürlüğe girmesine rağmen, uygulamasının "beklenen etkiyi yaratmadığını" dile getirdi. Escorihuela'ya göre, sorun yasanın kendisinde değil, onun "uygulanmamasında" yatıyor. Bu nedenle, yasanın ihlallerine karşı daha fazla "yaptırım ve denetim" talep ediyor. Mevcut Belediye Başkanı Jaume Collboni (PSOE) hükümeti de bu yasanın uygulanması konusunda kararlı olduğunu belirtse de, sivil toplum kuruluşları ve muhalefet, uygulamanın yetersiz kaldığını ve inşaat firmalarının çeşitli yollarla bu yükümlülükten kaçtığını iddia ediyor. Bu durum, Barselona'da sosyal konut stokunun artışını yavaşlatarak, konut krizini daha da derinleştiriyor.

Türkiye'deki büyük şehirlerde de benzer konut ve barınma sorunları yaşanmaktadır. Özellikle İstanbul gibi metropollerde, kentsel dönüşüm projeleri adı altında eski ve düşük gelirli mahallelerin yıkılarak lüks konutlara dönüştürülmesi, buralarda yaşayan dar gelirli kesimlerin şehir dışına, merkeze uzak bölgelere itilmesine neden olmaktadır. Bu durum, Barselona'daki "gözlerden uzaklaştırma" politikasının bir benzeri olarak görülebilir. Her iki durumda da, şehirlerin ekonomik ve sosyal yapısındaki değişimler, en savunmasız grupları yerinden etmekte ve onları daha da zor koşullara mahkum etmektedir. Bu tür tahliyeler, sadece fiziksel bir yerinden edilme değil, aynı zamanda sosyal bağların koparılması ve toplumsal dışlanmanın derinleşmesi anlamına gelmektedir.

Sonuç olarak, Observatori DESCA'nın Barselona'daki gayriresmi yerleşimlerin tahliyesine yönelik eleştirileri, sadece bir şehirdeki konut krizinin ötesinde, küresel bir sorunun yansımalarını ortaya koymaktadır. Kentlerin "temiz" ve "güvenli" gösterilme çabaları, çoğu zaman en kırılgan kesimlerin yaşam haklarını ihlal etmekte ve onları daha da marjinalleştirmektedir. Kurumların, bu tür politikalar yerine, kapsamlı sosyal konut projeleri, etkili yeniden yerleştirme programları ve yoksullukla mücadele stratejileri geliştirmesi, insani ve sürdürülebilir bir şehir yaşamı için elzemdir. Aksi takdirde, şehirler sadece zenginler için yaşanabilir alanlar haline gelirken, yoksullar ve evsizler "gözlerden uzak" yerlerde yaşam mücadelesi vermeye devam edecektir.

Etiketler:
#barselona#konut-krizi#evsizlik#tahliye#sivil-toplum
Paylaş:
Kaynak: Betevé