Yıllardır süren hukuki mücadelelerin ardından, İspanya Yüksek Mahkemesi (Tribunal Suprem), Barselona'nın yeni Evcil Hayvan Barınağı Merkezi (Centre d'Acollida d'Animals de Companyia de Barcelona - CAACB) projesine nihayet yeşil ışık yaktı. Collserola (Kollserola) Doğal Parkı içinde, Montcada i Reixac (Montkada i Reyşaç) belediye sınırları dahilinde inşa edilmesi planlanan bu tesisin önündeki en büyük engel kalkmış oldu. Katalonya Yüksek Adalet Divanı'nın (Tribunal Superior de Justícia de Catalunya) daha önce verdiği kararı onaylayan Yüksek Mahkeme, Doğal Mirası Koruma Birliği (Lliga per a la Defensa del Patrimoni Natural - DEPANA) tarafından yapılan itirazı reddetti. DEPANA, Collserola Doğal Parkı'nı korumak amacıyla projenin durdurulmasını talep ediyordu.
Bu karar, Barselona Belediyesi (Ajuntament de Barcelona) için önemli bir zaferi temsil ediyor ve hayvan refahı alanında uzun zamandır beklenen bir adımın atılmasına olanak tanıyor. Hukuki süreç, projenin 2023 yılında geçici olarak durdurulmasına neden olmuştu, ancak Yüksek Mahkeme'nin nihai ve temyiz yolu kapalı olan bu kararı, inşaatın yeniden başlaması için yasal zemini sağlamlaştırdı. Belediyeden yapılan açıklamaya göre, proje revizyonları, ihale süreçleri ve inşaatın tamamlanmasıyla birlikte yeni merkezin 2030 yılına kadar tam kapasiteyle faaliyete geçmesi bekleniyor.
Projenin Geciken Tarihçesi ve Gelecek Vizyonu
Barselona Evcil Hayvan Barınağı Merkezi'nin Montcada i Reixac bölgesinde inşa edilmesine yönelik ilk anlaşma, 5 Kasım 2014 tarihine dayanıyor. "Torre Doña Juana" olarak bilinen arazide, Collserola Mezarlığı'nın bitişiğinde yer alacak olan bu yeni tesis, mevcut barınağın yetersiz koşullarını ortadan kaldırmayı hedefliyor. 1972 yılından bu yana Carretera de l'Arrabassada'da hizmet veren mevcut barınak, yapısal eksiklikler ve kapasite sınırlamaları nedeniyle uzun süredir eleştiriliyordu. Barselona Birinci Belediye Başkan Yardımcısı Laia Bonet, kaybedilen zamandan duyduğu üzüntüyü dile getirirken, Yüksek Mahkeme'nin kararını "projenin yasalara uygun olduğunun teyidi" olarak değerlendirdi.
Yeni barınak, yaklaşık 2,6 hektarlık kapalı bir alan üzerine kurulacak ve hayvanlar için peyzajlı açık alanlar ve eğlence alanları içerecek. Yaklaşık 6.000 metrekarelik inşaat alanı, merkezi hizmet binası, kedi evleri (zemin kat ve iki bodrum katı) ile barınma kutularını kapsayacak. Toplamda, bu modern tesis 350 köpek ve 150 kediye ev sahipliği yapma kapasitesine sahip olacak. Bu geniş kapasite, Barselona ve çevresindeki hayvan terk edilme sorununa çözüm sunma potansiyeli taşıyor.
Modern Hayvan Refahı ve Toplumsal Etki
Montcada i Reixac'a da hizmet verecek olan yeni merkez, sadece bir barınak olmanın ötesinde, hayvan refahı konusunda yenilikçi bir yaklaşım benimseyecek. Proje, hayvanların barındırılmasının yanı sıra, sahiplendirme oranlarını artırmaya yönelik çalışmalar yapmayı, hayvan refahını iyileştirmek için yeni araştırma alanları geliştirmeyi ve üniversitelerle sıkı işbirliği içinde olmayı amaçlıyor. Ayrıca, okullarla yapılacak işbirlikleri aracılığıyla sorumlu evcil hayvan sahiplenme bilincinin yaygınlaştırılması da merkezin hedefleri arasında yer alıyor.
Bu tür modern hayvan barınaklarının kurulması, şehirlerin hayvan refahına yönelik artan hassasiyetini ve toplumsal bilincin yükselişini gösteriyor. İspanya genelinde ve özellikle büyük şehirlerde evcil hayvan sahiplenme oranları artarken, terk edilme vakaları da önemli bir sorun olmaya devam ediyor. Yeni CAACB, bu soruna kapsamlı ve çağdaş çözümler sunarak, Barselona'yı hayvan dostu şehirler arasında öncü konuma taşımayı hedefliyor. Türkiye gibi benzer sorunlarla boğuşan ülkeler için de Barselona'nın bu girişimi, modern barınak yönetimi ve hayvan refahı politikaları konusunda ilham verici bir model teşkil edebilir.
Yüksek Mahkeme'nin kararı, uzun süreli bir belirsizliği sona erdirerek, Barselona'nın hayvan refahı altyapısını güçlendirme yolunda önemli bir dönüm noktası oldu. Bu gelişme, hem yerel yönetimlerin kararlılığını hem de sivil toplum kuruluşlarının çevre ve hayvan hakları konusundaki mücadelesinin önemini bir kez daha gözler önüne serdi. Yeni merkezin 2030'da faaliyete geçmesiyle birlikte, bölgedeki sahipsiz hayvanların yaşam kalitesinde önemli bir iyileşme sağlanması ve sorumlu sahiplenme kültürünün daha da yaygınlaşması bekleniyor.
