Barselona'nın siyasi sahnesinde önemli bir aktör olan Barcelona En Comú (Barselona Ortaklaşa), 2027 yerel seçimleri için stratejilerini belirlemeye başladı. Parti, ilk kez eski belediye başkanı Ada Colau dışında bir adayla seçime girme hazırlığında. Bu önemli görevi, Kongre milletvekili ve eski birinci belediye başkan yardımcısı Gerardo Pisarello üstlendi. Pisarello, parti içindeki ön seçimlerde mizahçı Bob Pop'u geride bırakarak belediye başkan adayı olmaya hak kazandı. Ancak aday belirleme sürecinden önce, partinin yeni yürütme kurulu, anketlerde kendilerine biçilen düşük oranları tersine çevirmek ve Barselonalılara Sosyalist İşçi Partisi'ne (PSC) karşı gerçek bir alternatif sunmak amacıyla kapsamlı bir strateji geliştirmeye başladı. Parti yönetimi kaynaklarından edinilen bilgilere göre, bu stratejinin temelini, oylarının aşırı sağa kaymasını engellemek ve büyüme potansiyeli gördükleri Eix Besòs bölgesindeki mahallelerde yeniden varlık göstermek oluşturuyor.
Barselona'nın kuzeydoğusundaki Eix Besòs bölgesi, tarihsel olarak işçi sınıfının yoğunlukta olduğu, ekonomik ve sosyal zorluklarla mücadele eden ancak aynı zamanda büyük bir toplumsal çeşitliliğe sahip bir alandır. Barcelona En Comú'nun bu bölgeye odaklanması tesadüf değil; zira parti, kuruluşundan bu yana sosyal adalet, konut hakkı ve kamu hizmetlerinin güçlendirilmesi gibi konulara verdiği önemle bu tür mahallelerde güçlü bir tabana sahipti. Ancak son yıllarda, özellikle 2023 yerel seçimlerinde yaşanan oy kaybı ve Sosyalistlerin yükselişiyle birlikte, partinin bu kilit bölgelerdeki etkisi zayıflamıştı. Yeni strateji, partinin özüne dönerek, kentsel dönüşüm, yoksullukla mücadele ve yerel halkın yaşam kalitesini artırma gibi konularda somut çözümler sunarak eski seçmenlerini geri kazanmayı hedefliyor.
Barcelona En Comú'nun Yükselişi ve Mevcut Siyasi Ortam
Barcelona En Comú, 2014 yılında Ada Colau liderliğinde, küresel finans krizi sonrası ortaya çıkan kemer sıkma politikalarına ve yolsuzluklara karşı bir tepki olarak doğan "municipalist" (belediyecilik odaklı) bir hareket olarak kuruldu. Parti, 2015 ve 2019 yerel seçimlerinde Barselona'da zafer kazanarak Colau'yu kentin ilk kadın belediye başkanı yapmıştı. Colau yönetimi, konut kriziyle mücadele, su hizmetlerinin yeniden kamulaştırılması ve turizmin şehre etkilerini dengeleme gibi konularda cesur adımlar atmıştı. Ancak 2023 seçimlerinde, Sosyalistlerin adayı Jaume Collboni'nin yükselişi ve sağ partilerin güçlenmesiyle birlikte BComú, belediye başkanlığını kaybetmişti. Bu sonuçlar, partinin kendi tabanında bir öz eleştiri sürecini tetikledi ve 2027 seçimleri için yeni bir yol haritası belirleme ihtiyacını ortaya çıkardı.
Gerardo Pisarello'nun adaylığı, partinin entelektüel ve aktivist köklerine dönüş sinyali olarak yorumlanabilir. Arjantin kökenli bir hukukçu ve akademisyen olan Pisarello, Colau'nun ilk döneminde birinci belediye başkan yardımcısı olarak kilit roller üstlenmiş, özellikle kentsel planlama ve konut politikaları konusunda önemli çalışmalara imza atmıştı. Onun deneyimi ve partinin kurucu felsefesine olan bağlılığı, Eix Besòs gibi bölgelerde yeniden güven inşa etme çabalarında kritik bir rol oynayabilir. Öte yandan, İspanya genelinde ve özelde Katalonya'da aşırı sağın (örneğin Vox partisi) özellikle işçi sınıfı mahallelerinde artan popülaritesi, Barcelona En Comú için ciddi bir tehdit oluşturuyor. Bu durum, partinin sadece kendi seçmen tabanını konsolide etmekle kalmayıp, aynı zamanda aşırı sağın söylemlerine karşı etkili bir alternatif sunma zorunluluğunu da beraberinde getiriyor.
Eix Besòs Bölgesinin Stratejik Önemi ve Türkiye Bağlantısı
Eix Besòs, Barselona'nın Sant Martí ve Nou Barris gibi semtlerini de kapsayan, Besòs nehri kıyısında yer alan geniş bir bölgedir. Bu bölge, Barselona'nın en yoksul mahallelerinden bazılarına ev sahipliği yapmakla birlikte, son yıllarda kentsel yenileme projeleriyle de dikkat çekmektedir. Ancak bu projeler, bölge sakinlerinin yaşam kalitesini artırma potansiyeli taşısa da, aynı zamanda soylulaşma (gentrification) ve yerel halkın yerinden edilmesi riskini de beraberinde getirmektedir. Barcelona En Comú'nun bu bölgeye odaklanması, partinin geleneksel olarak savunduğu "halkın şehri" vizyonuyla uyumludur. Parti, konut hakkının korunması, kamu hizmetlerine erişimin iyileştirilmesi ve yerel ekonominin desteklenmesi gibi konularda Eix Besòs sakinlerinin taleplerini merkeze almayı hedefliyor.
Bu strateji, Türkiye'deki büyük şehirlerin yaşadığı benzer kentsel ve sosyal dinamiklerle de paralellik gösteriyor. İstanbul, Ankara veya İzmir gibi metropollerde, özellikle gecekondu bölgeleri veya kentsel dönüşüm alanları, siyasi partiler için önemli birer mücadele alanı haline gelmiştir. Bu bölgelerde yaşayan vatandaşlar, genellikle ekonomik zorluklar, altyapı eksiklikleri ve sosyal dışlanma gibi sorunlarla boğuşmaktadır. Aşırı sağ veya popülist partilerin bu mahallelerdeki seçmenlerin endişelerini istismar etme potansiyeli, Barselona örneğinde olduğu gibi Türkiye'de de siyasi partileri bu bölgelere yönelik özel stratejiler geliştirmeye itmektedir. Barcelona En Comú'nun Eix Besòs'a dönüş hamlesi, sadece yerel bir seçim stratejisi olmanın ötesinde, Avrupa'nın birçok şehrinde gözlemlenen, sol ve ilerici hareketlerin kendi tabanlarıyla yeniden bağ kurma ve aşırı sağın yükselişine karşı koyma çabasının bir göstergesidir.
Özetle, Barcelona En Comú'nun 2027 seçimleri için belirlediği Eix Besòs odaklı strateji, partinin geçmiş başarılarına dayanarak, sosyal adalet ve yerel halkın ihtiyaçlarını merkeze alan politikalarla Barselonalıların güvenini yeniden kazanma çabasıdır. Gerardo Pisarello liderliğindeki bu yeni dönem, partinin kendi ideolojik köklerine dönerek, hem Sosyalist İşçi Partisi'ne karşı güçlü bir alternatif oluşturmayı hem de aşırı sağın bu hassas bölgelerdeki etkisini kırmayı amaçlamaktadır. Önümüzdeki yıllar, bu stratejinin Barselona'nın siyasi haritasını nasıl şekillendireceğini ve kentin geleceği üzerindeki etkilerini gözler önüne serecektir.


