Barselona'nın canlı tiyatro sahnesinde, yaz aylarının geleneksel "kuraklığına" ve pandemi sonrası dönemin zorluklarına meydan okuyan bir yapım, seyircilerin kalbini fethetmeye devam ediyor. Dramaturglar ve yönetmenler Sergi Belbel ile Roc Esquius'un imzasını taşıyan 'Angle mort' (Kör Nokta) adlı komedi oyunu, 2021'deki prömiyerinden bu yana Sala Versus Glòries sahnesinde büyük bir başarı hikayesi yazdı. Beşinci sezonunu Ağustos ayında kutlayan ve 13 Eylül'e kadar sahnelenmeye devam edecek olan bu uzun soluklu yapım, hem eleştirmenlerden hem de seyircilerden tam not alarak Barselona tiyatrosunun direncini ve yaratıcılığını gözler önüne seriyor.
Oyunun kökenleri, dünya genelinde kültürel yaşamı derinden sarsan COVID-19 pandemisinin en zorlu günlerine, tam da karantina dönemine dayanıyor. Sergi Belbel ve Roc Esquius, bu belirsizlik ve kısıtlama ortamında, adeta bir oyun gibi, insan doğasının ve ilişkilerinin "kör noktalarını" mizahi bir dille ele alan bu eseri kaleme aldılar. Pandeminin getirdiği zorluklara rağmen sahneye taşınan 'Angle mort', kısa sürede Barselona tiyatro çevrelerinde büyük yankı uyandırdı ve seyircinin yoğun ilgisiyle karşılaştı. Bu ilgi, eserin yalnızca bir komedi olmanın ötesinde, içinde bulunduğumuz çağın ruhuna dokunduğunun bir kanıtıydı.
Oyunun başarısı, 2021 yılında kazandığı Teatre Barcelona En İyi Yakın Temaslı Gösteri (Millor espectacle de proximitat) ödülüyle taçlandı. Bu ödül, 'Angle mort'un sadece eğlenceli olmakla kalmayıp, aynı zamanda seyirciyle samimi ve etkileşimli bir bağ kurabildiğini de gösterdi. Ödülün ardından oyun, Barselona'daki Sala Versus Glòries'te sezonlar boyunca yeniden programlanarak sahne ömrünü uzattı. Normalde yaz aylarında tiyatro salonlarının boş kaldığı bir dönemde, 'Angle mort'un beşinci sezonunda dahi kapalı gişe oynaması, Barselona'nın kültürel direncini ve tiyatroya olan bağlılığını bir kez daha kanıtlıyor.
Pandemiden Yaz Kuraklığına: Tiyatronun Direnişi
'Angle mort'un başarısı, sadece bir oyunun kalitesiyle açıklanamaz; aynı zamanda Barselona tiyatro sahnesinin genel direncini ve adaptasyon yeteneğini de yansıtır. COVID-19 pandemisi, dünya genelinde sahne sanatlarını durma noktasına getirmiş, birçok tiyatro salonunun kapılarını uzun süre kapatmasına neden olmuştu. İspanya'da da tiyatro sektörü, bu süreçte ağır kayıplar yaşadı. Ancak 'Angle mort' gibi yapımlar, hem yaratıcıların hem de tiyatro yöneticilerinin bu zorlu koşullara rağmen sanat üretmeye ve seyirciyle buluşmaya devam etme azmini gösterdi. Oyunun karantina döneminde yazılması ve pandemi sonrası dönemde bu kadar uzun süre sahnede kalması, tiyatronun kriz anlarında bile bir kaçış, bir nefes alma alanı olabileceğinin en güzel örneklerinden biri.
Ayrıca, oyunun Ağustos ayında da başarıyla sahnelenmesi, İspanya'daki tiyatro alışkanlıkları açısından oldukça dikkat çekici. Geleneksel olarak, Ağustos ayı İspanyolların büyük çoğunluğunun tatil yaptığı ve şehirlerden uzaklaştığı bir dönemdir. Bu durum, tiyatro salonları için genellikle "yaz kuraklığı" olarak adlandırılan düşük seyirci dönemini beraberinde getirir. Ancak 'Angle mort', bu genel eğilimin aksine, yaz sıcağına ve tatil dönemine rağmen seyircileri salonlara çekmeyi başarıyor. Bu durum, oyunun içeriğinin ve sahnelemesinin ne kadar güçlü olduğunu, seyircinin ona duyduğu ilginin mevsimsel faktörlerin ötesine geçtiğini ortaya koyuyor. Sala Versus Glòries gibi bağımsız ve "yakın temaslı" sahnelemelere odaklanan bir tiyatronun bu başarısı, büyük prodüksiyonların gölgesinde kalan daha butik yapımların da ne denli etkili olabileceğini gösteriyor.
Başarının Sırrı ve Toplumsal Etkisi
'Angle mort'un bu denli uzun ömürlü olmasının ardında yatan sırlar neler? Öncelikle, Sergi Belbel gibi Katalan tiyatrosunun önde gelen isimlerinden birinin deneyimi ile Roc Esquius'un genç ve dinamik bakış açısının birleşimi, oyuna benzersiz bir derinlik ve mizah katıyor. Belbel, keskin diyalogları ve karakter analizleriyle tanınırken, Esquius çağdaş temaları işleme becerisiyle öne çıkıyor. Oyunun adı olan "kör nokta", insanların kendi hayatlarında görmezden geldiği gerçekleri, ilişkilerindeki gizli dinamikleri veya toplumsal sorunları mizahi bir dille ele alıyor olması, seyircinin kendinden bir şeyler bulmasını sağlıyor. Komedinin bu tür zorlu konuları işlerken kullandığı incelikli dil, izleyicinin hem gülmesini hem de düşünmesini sağlıyor.
Bu başarı, Barselona'nın zengin kültürel dokusunun ve tiyatroya olan tutkusunun da bir göstergesi. Türkiye'deki tiyatro sahneleri de benzer zorluklarla, özellikle pandemi ve ekonomik dalgalanmalarla mücadele etmiş olsa da, 'Angle mort' gibi örnekler, sanatın her koşulda direnebileceğini ve seyirciyle bağ kurabildiğini kanıtlıyor. Barselona'daki bu komedi, tiyatronun sadece bir eğlence aracı olmakla kalmayıp, aynı zamanda toplumsal aynalar tutan, düşündüren ve zor zamanlarda insanlara moral veren güçlü bir sanat formu olduğunu bir kez daha kanıtlıyor. 'Angle mort', Sala Versus Glòries sahnesinde yeni seyircilerle buluşmaya ve Barselona'nın kültürel takviminde önemli bir yer tutmaya devam edecek gibi görünüyor.



