Katalonya'nın aşırı sağcı bağımsızlıkçı partisi Aliança Catalana (AC), Barselona belediye başkanlığı için belirlediği adayı planlandığı gibi Sant Jordi (Aziz Jordi) Günü'nde açıklayamayacak. Partinin başkanı ve Ripoll belediye başkanı Sílvia Orriols, geçtiğimiz Perşembe günü Catalunya (Katalonya) Parlamentosu'nda yaptığı açıklamada, başkent Barselona'daki siyasi projelerine liderlik etmesi için güvendikleri kişinin "geri çekildiğini" duyurdu. Bu gelişme, partinin Barselona'daki seçim stratejisinde önemli bir aksaklık olarak değerlendiriliyor.
Orriols, adaylık için düşündükleri kişinin son anda vazgeçmesinin ardından, Barselona belediye başkanlığı listesine liderlik edebilecek farklı isimlerle görüşmelerin devam ettiğini belirtti. Sant Jordi Günü, Katalonya'da geleneksel olarak kitap ve gül alışverişiyle kutlanan, kültürel ve toplumsal açıdan büyük öneme sahip bir gündür. Aliança Catalana, bu özel günü Barselona adayını duyurmak için bir fırsat olarak görmüş, ancak yaşanan bu kriz nedeniyle planlarını değiştirmek zorunda kaldı. Orriols, Barselona adayının açıklanamayacak olmasına rağmen, Sant Jordi Günü'nü Katalonya'daki diğer belediyelerde liste başı olacak isimleri duyurmak için kullanacaklarını sözlerine ekledi.
Parti, aynı basın toplantısında Berga (Barselona) için belediye başkan adayını da tanıttı. Berga'da bağımsız bir grup olan Berga Grup Independent (BeGi) ile Aliança Catalana arasında yapılan anlaşma sonucunda, BeGi'nin belediye meclisi üyesi Judit Vinyes, AC'nin Berga adayı oldu. Vinyes, BeGi ve AC'nin "Aliança Catalana siyasi çatısı altında birleştiğini" ve bu birleşmenin "bölgeyi ve dili savunan ulusal bir projede güçleri birleştirmeyi" amaçladığını vurguladı. Vinyes, Berga'nın mevcut durumunu "düzensizlik, ihmal, teslimiyet ve kötü yönetim" olarak nitelendirerek, şehre "gerçek bir alternatif" sunma sözü verdi.
Berga'daki aday belirleme süreci, geçtiğimiz yılın sonlarında bölgesel teşkilatta bazı rahatsızlıklara yol açmıştı. İddialara göre, liste başının "el ile seçilmesi" yöntemi, parti içinde eleştirilere neden olmuştu. Ancak Aliança Catalana yönetimi, bu eleştirileri dile getirenlerin "çok sınırlı" bir grup Berga üyesi olduğunu belirterek, durumun büyüklüğünü küçümsemişti. Barselona'daki son aday krizi de partinin iç dinamiklerindeki zorlukları bir kez daha gözler önüne sermiş oldu.
Aliança Catalana ve Katalan Siyasetindeki Yeri
Aliança Catalana, Katalonya'da son dönemde yükselişe geçen aşırı sağcı, Katalan bağımsızlık yanlısı bir siyasi partidir. Partinin lideri Sílvia Orriols, 2023 yerel seçimlerinde Ripoll belediye başkanlığını kazanarak ulusal çapta dikkatleri üzerine çekmişti. AC, göçmen karşıtı söylemleri, Katalan kimliğinin ve dilinin korunmasına yönelik radikal yaklaşımları ile biliniyor. Özellikle yasa dışı göç ve suçla mücadele konularında sert politikalar savunarak, Katalan bağımsızlık hareketinin geleneksel partilerinden (Junts, ERC, CUP) farklı bir çizgi izlemektedir. Partinin yükselişi, Avrupa genelinde aşırı sağ partilerin güçlenmesi eğilimiyle de paralellik göstermektedir. AC, Katalonya'da bağımsızlık yanlısı seçmen tabanının bir kısmını, özellikle de mevcut partilerin politikalarından hayal kırıklığına uğramış kesimleri hedeflemektedir.
Barselona, Katalonya'nın başkenti ve İspanya'nın en büyük ikinci şehri olması nedeniyle, siyasi açıdan büyük bir sembolik ve stratejik öneme sahiptir. Barselona belediye başkanlığı seçimleri, hem Katalan hem de İspanyol siyasetinde her zaman büyük yankı uyandırır. Aliança Catalana'nın Barselona'da güçlü bir varlık gösterme çabası, partinin Katalonya genelindeki etkisini artırma arayışının bir parçasıdır. Ancak aday bulma konusundaki bu zorluk, partinin Barselona gibi büyük ve kozmopolit bir şehirde örgütlenme ve geniş tabana yayılma kapasitesi hakkında soru işaretleri yaratmaktadır. Barselona'nın çok kültürlü yapısı ve sol eğilimli seçmen tabanı, AC'nin aşırı sağcı ve göçmen karşıtı söylemleri için zorlu bir zemin sunmaktadır.
Aday Krizinin Etkileri ve Gelecek Senaryoları
Aliança Catalana'nın Barselona adayı krizinin, partinin önümüzdeki yerel seçimlerdeki performansını olumsuz etkilemesi beklenmektedir. Barselona gibi önemli bir şehirde aday belirleme sürecindeki aksaklıklar, partinin kurumsal yapısındaki zayıflıkları ve liderlik kapasitesi üzerindeki baskıyı gözler önüne sermektedir. Bu durum, partinin sadece Barselona'da değil, Katalonya genelindeki imajına da zarar verebilir. Sant Jordi Günü gibi kültürel açıdan önemli bir tarihte yapılması planlanan duyurunun iptali, aynı zamanda partinin iletişim ve strateji yönetimi açısından da bir başarısızlık olarak yorumlanabilir.
Önümüzdeki dönemde Aliança Catalana'nın Barselona için nasıl bir aday profili belirleyeceği ve bu adayın seçmenler üzerinde ne kadar etki yaratacağı merak konusudur. Partinin, yaşanan bu aksaklığa rağmen Barselona'da iddialı bir kampanya yürütebilmesi için güçlü ve karizmatik bir lider bulması gerekmektedir. Aksi takdirde, bu aday krizi, partinin Katalan siyasetindeki yükseliş ivmesini yavaşlatabilecek önemli bir engel teşkil edebilir. Türkiye'de de yerel seçimler ve siyasi partilerin aday belirleme süreçleri büyük önem taşımakta, benzer aday krizleri partilerin seçim performanslarını doğrudan etkileyebilmektedir. Avrupa genelinde aşırı sağın yükselişi göz önüne alındığında, Aliança Catalana'nın Barselona'daki mücadelesi, Katalan siyasetinin geleceği açısından da yakından takip edilmelidir.



