🇪🇸 Barselona, İspanya'dan Türkçe Haberler
Gündem

Ünlü Sunucudan İtiraf: "Zengin Olsam Alışveriş Bağımlısı Olurdum"

8 Mayıs 2026, Cuma
3 dk okuma
Kaynak: Ara.cat
Ünlü Sunucudan İtiraf: "Zengin Olsam Alışveriş Bağımlısı Olurdum"

Barselona'dan tanınmış televizyon sunucusu Alba Riera (1991 doğumlu), yaptığı samimi bir açıklamayla dikkatleri üzerine çekti. Medya dünyasında kendine sağlam bir yer edinen Riera, bir röportajında "Eğer zengin olsaydım, benim bağımlılığım kompulsif alışveriş olurdu" ifadelerini kullanarak, modern toplumun en yaygın ancak çoğu zaman göz ardı edilen bağımlılıklarından birine ışık tuttu. Annesinden aldığı iletişim yeteneği ve babasından miras kalan fikirlerini kamuoyuyla paylaşmaktan çekinmeme erdemiyle bilinen Riera'nın bu sözleri, bireylerin tüketim alışkanlıkları ve bağımlılık eğilimleri üzerine önemli bir tartışma başlattı.

Riera'nın bu itirafı, sadece kişisel bir açıklama olmanın ötesinde, günümüz tüketim toplumunda giderek artan bir sorun olan kompulsif alışverişin (oniomania) görünürlüğünü artırdı. Normal alışverişin ötesine geçerek kontrol edilemez bir dürtü haline gelen bu davranış, bireylerin finansal durumlarını, sosyal ilişkilerini ve psikolojik sağlıklarını olumsuz etkileyebilir. Özellikle dijital çağda, online alışverişin kolaylığı ve sosyal medyanın yarattığı sürekli teşhir, bu tür bağımlılıkların yayılmasına zemin hazırlayarak, birçok kişinin farkında olmadan bu döngünün içine çekilmesine neden olmaktadır.

Kompulsif Alışverişin Psikolojik ve Sosyal Boyutları

Kompulsif alışveriş, genellikle altta yatan psikolojik sorunlarla ilişkilendirilen karmaşık bir davranış bozukluğudur. Uzmanlar, bu bağımlılığın sıklıkla düşük benlik saygısı, anksiyete, depresyon, stres veya yalnızlık gibi duygusal boşlukları doldurma çabasıyla ortaya çıktığını belirtmektedir. Alışveriş eylemi sırasında salgılanan dopamin, geçici bir haz ve rahatlama hissi yaratarak, bireyin bu davranışı tekrarlamasına yol açar. Ancak bu geçici rahatlama hissi, çoğu zaman pişmanlık, suçluluk ve utanç gibi olumsuz duygularla sonuçlanır, bu da bağımlılık döngüsünü daha da derinleştirir.

Araştırmalar, kompulsif alışverişin dünya genelinde yetişkin nüfusun yaklaşık %1 ila %6'sını etkilediğini göstermektedir, ancak bu oranın dijitalleşme ile birlikte arttığı düşünülmektedir. Kadınlarda erkeklere oranla daha sık görüldüğü belirtilse de, erkekler arasında da farklı ürün kategorilerinde (örneğin teknoloji, araba aksesuarları) benzer bağımlılıklar gözlemlenebilmektedir. İspanya ve Türkiye gibi dinamik ekonomilere sahip ülkelerde, artan gelir seviyesi, kredi kartı kullanımının yaygınlaşması ve alışveriş merkezlerinin çoğalması, bu tür bağımlılıkların ortaya çıkışı için uygun bir ortam yaratmaktadır. Özellikle Barselona gibi büyük şehirler, sunduğu geniş alışveriş olanaklarıyla bu eğilimi daha da tetikleyebilir.

Ekonomik Etkileri ve Destek Mekanizmaları

Kompulsif alışverişin sadece bireysel değil, aynı zamanda ekonomik ve toplumsal boyutları da bulunmaktadır. Bu bağımlılık, bireyleri borç batağına sürükleyebilir, aile içi çatışmalara neden olabilir ve hatta iflasa yol açabilir. Kontrolsüz harcamalar, birikimlerin erimesine, kredi kartı borçlarının birikmesine ve uzun vadede finansal istikrarsızlığa neden olur. Avrupa'da, özellikle pandemi sonrası dönemde online alışverişin patlamasıyla birlikte, bu tür bağımlılıkların finansal etkileri daha da belirgin hale gelmiştir. Örneğin, bir kişi ayda yüzlerce hatta binlerce Euro'yu gereksiz ürünlere harcayabilir, bu da hane halkı bütçelerinde ciddi açıklar yaratır.

Bu tür bir bağımlılıkla mücadele etmek için profesyonel yardım almak hayati önem taşır. Bilişsel davranışçı terapi (BDT), bağımlılık danışmanlığı ve destek grupları, kompulsif alışverişle başa çıkmada etkili yöntemler arasında yer almaktadır. İspanya'da ve Avrupa'nın diğer bölgelerinde, bu tür davranışsal bağımlılıklarla ilgilenen psikologlar ve terapistler bulunmaktadır. Türkiye'de de benzer şekilde, ruh sağlığı uzmanları bu konuda destek sağlamaktadır. Alba Riera'nın açık sözlülüğü, bu bağımlılığın utanç verici bir sır olmaktan çıkarılmasına ve daha fazla kişinin yardım arayışına girmesine yardımcı olabilir. Toplumun bu konudaki farkındalığının artırılması, hem bireylerin hem de ailelerin bu zorlu süreçle başa çıkabilmeleri için kritik bir adımdır.

Etiketler:
#alışveriş#bağımlılık#tüketim#psikoloji#alba-riera
Paylaş:
Kaynak: Ara.cat