🇪🇸 Barselona, İspanya'dan Türkçe Haberler
Gündem

Adalet Sistemi Çocukları Koruyamıyor: İspanya'da Kurumsal Şiddet Alarmı

27 Nisan 2026, Pazartesi
4 dk okuma
Kaynak: Betevé
Adalet Sistemi Çocukları Koruyamıyor: İspanya'da Kurumsal Şiddet Alarmı

İspanya'da çocuk ve ergenlerin maruz kaldığı kurumsal cinsiyetçi şiddetin endişe verici boyutlara ulaştığı, bu vakaların önemli bir kısmından yargı sisteminin sorumlu olduğu ortaya çıktı. Observatori de Violències Institucionals Masclistes (OVIM) adlı gözlem evinin 2025 yılı raporuna göre, aile içi cinsiyetçi şiddet mağduru çocukların ve ergenlerin yaşadığı kurumsal şiddet vakalarının yaklaşık %60'ı yargı süreçlerinden kaynaklanıyor. Bu durum, devletin en temel görevlerinden biri olan çocuk koruma mekanizmalarındaki ciddi aksaklıkları ve yargısal kararların mağduriyetleri derinleştirme potansiyelini gözler önüne seriyor.

OVIM'in ülke genelindeki şikayet kanalına 2025 yılında toplam 139 vaka bildirildiği belirtildi. Bu vakaların 44'ünde çocuklar ve ergenler doğrudan mağdur olarak merkezde yer alırken, bu 44 vakanın %58'inde yargı sisteminin eylemlerinde, cinsiyetçi şiddete karşı etkin koruma tedbirlerini ve gençlerin haklarını ihlal eden kalıplar tespit edildi. Rapor, yargı organlarının, çocukların ve ergenlerin korunmasında hayati rol oynayan yasal çerçevelere rağmen, çoğu zaman onların en temel haklarını göz ardı ettiğini ve mağduriyetlerini artırıcı kararlar aldığını vurguluyor.

Raporda öne çıkan yargısal hatalar arasında, cinsiyetçi şiddetle suçlanan ebeveynlerle çocukları bir araya getiren ziyaret ve velayet düzenlemelerinin dayatılması yer alıyor. Mahkemelerin, çocukların ve ergenlerin açıkça ifade ettikleri isteklerini ve görüşlerini dikkate almaması, hatta bazı durumlarda çocukları annelerinden ayırma tehdidiyle karşı karşıya bırakması da eleştirilen uygulamalar arasında. Bu tür kararlar, çocukların saldırgan karşısındaki ana koruyucu bağları olan annelerinden mahrum bırakılmasına yol açarak, onların travmalarını daha da derinleştiriyor ve güvenliklerini tehlikeye atıyor.

OVIM, bu vahim durumun önüne geçmek amacıyla, cinsiyetçi şiddet mağduru bir kadına verilen her koruma kararının, ailedeki çocukları da otomatik olarak kapsaması gerektiğini talep ediyor. Bu sayede, çocukların anında ve etkili bir şekilde korunması amaçlanıyor. Gözlem evinin kanalında paylaşılan bir tanıklıkta, cinsel istismara uğrayan 15 yaşındaki kızının hızlı yargılaması sırasında yaşadıkları bir anne tarafından dile getirildi: "Kızımı dinlemek istemediler, raporlar da gelmedi, bu yüzden uzaklaştırma kararı verilmedi." Bu durum, yargı sisteminin mağdurlara yönelik duyarsızlığını ve koruma mekanizmalarındaki boşlukları acı bir şekilde ortaya koyuyor.

İspanya'da Cinsiyetçi Şiddetle Mücadele ve Yasal Çerçeve

İspanya, cinsiyetçi şiddetle mücadelede Avrupa'nın öncü ülkelerinden biri olarak kabul edilmekle birlikte, bu rapor mevcut sistemdeki derin çatlakları gözler önüne seriyor. Ülke, 2004 yılında yürürlüğe giren ve cinsiyetçi şiddete karşı bütünsel bir koruma sağlamayı amaçlayan Ley Orgánica 1/2004 (Cinsiyetçi Şiddete Karşı Bütünsel Koruma Kanunu) ile önemli bir adım atmıştı. Bu yasa, mağdurlara hukuki, sosyal ve ekonomik destek sağlamayı hedeflerken, çocukların korunması konusunda da çeşitli hükümler içeriyor. Ancak OVIM raporu, yasanın ruhunun yargı pratiklerine tam olarak yansımadığını ve özellikle çocukların korunmasında ciddi eksiklikler bulunduğunu gösteriyor.

“Kurumsal cinsiyetçi şiddet” kavramı, devlet kurumlarının (yargı, polis, sosyal hizmetler vb.) kadınlara ve çocuklara yönelik cinsiyetçi önyargılarla hareket etmesi, mağdurları yeniden mağdur etmesi veya yeterli koruma sağlayamaması durumunu ifade eder. İspanya'da bu kavram, son yıllarda kadın ve çocuk hakları savunucuları tarafından sıkça dile getirilen bir sorun haline gelmiştir. OVIM'in raporu, yargı sisteminin bu tür kurumsal şiddetin en önemli kaynaklarından biri olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Bu durum, Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi'nin çocukların yüksek yararını gözeten temel ilkeleriyle de çelişmektedir.

Türkiye'de de benzer sorunlar zaman zaman gündeme gelmektedir. Özellikle İstanbul Sözleşmesi'nden çekilme süreci ve 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un uygulanmasındaki aksaklıklar, kadın ve çocukların korunmasında yargı ve devlet kurumlarının rolünü tartışmaya açmıştır. İspanya'daki bu rapor, farklı coğrafyalarda da olsa, devlet mekanizmalarının toplumsal cinsiyet eşitliği perspektifinden ne kadar uzaklaşabildiğini ve bunun mağdurlar üzerindeki yıkıcı etkilerini göstermesi açısından Türkiye için de önemli dersler içermektedir.

Yargı Reformu ve Toplumsal Farkındalığın Önemi

OVIM raporunun bulguları, İspanya'daki yargı sisteminde acil reform ihtiyacını ortaya koymaktadır. Yargı mensuplarının cinsiyetçi şiddet ve çocuk hakları konusunda kapsamlı eğitimler alması, çocukların ifadelerine daha fazla değer verilmesi ve koruma kararlarının otomatik olarak çocukları da kapsayacak şekilde genişletilmesi gibi adımlar büyük önem taşımaktadır. Uzmanlar, bu tür yargısal kararların çocukların psikolojik gelişimi üzerinde derin ve uzun süreli travmatik etkiler bırakabileceği konusunda uyarıyor. Bir çocuğun, istismarcısıyla aynı ortamda bulunmaya zorlanması veya annesinden ayrılma tehdidiyle yaşaması, güven duygusunu temelden sarsarak ciddi psikolojik sorunlara yol açabilir.

Bu rapor sadece İspanya'nın değil, tüm dünyadaki adalet sistemlerinin kendilerini sorgulaması gerektiğini gösteriyor. Çocukların yüksek yararının her zaman öncelikli olması gerektiği ilkesi, yargı kararlarının temelini oluşturmalıdır. Toplumsal farkındalığın artırılması, mağdurların seslerinin duyulması ve sivil toplum kuruluşlarının bu konudaki çalışmaları, yargı sisteminin daha adil ve koruyucu hale gelmesinde kilit rol oynamaktadır. İspanya'da yaşanan bu durum, devletin tüm kurumlarının, özellikle de adalet mekanizmalarının, cinsiyetçi şiddetle mücadelede daha proaktif ve mağdur odaklı bir yaklaşım benimsemesinin kaçınılmaz olduğunu bir kez daha hatırlatmaktadır.

Etiketler:
#ispanya#çocuk-koruma#adalet-sistemi#kurumsal-şiddet#cinsiyetçi-şiddet
Paylaş:
Kaynak: Betevé