🇪🇸 Barselona, İspanya'dan Türkçe Haberler
Gündem

ABD'den İran'a Yeni Saldırılar: 170 Hedef Vuruldu, 14 Can Kaybı

9 Temmuz 2026, Perşembe
3 dk okuma
Kaynak: Ara.cat
ABD'den İran'a Yeni Saldırılar: 170 Hedef Vuruldu, 14 Can Kaybı

Amerika Birleşik Devletleri, İran'a yönelik hava saldırılarını yeniden başlattı. Çarşamba sabahından itibaren iki ayrı dalga halinde gerçekleştirilen bu saldırılarda, ABD ordusuna ait füzeler İran'daki 170 hedefi vurdu. İran Sağlık Bakanlığı'ndan yapılan açıklamalara göre, saldırılar sonucunda şu ana kadar 14 kişi hayatını kaybederken, 78 kişi de yaralandı. Washington'ın bu adımı, dönemin ABD Başkanı Donald Trump'ın Çarşamba günü Ankara'daki NATO Zirvesi sırasında yaptığı "İran ile ateşkes sona erdi" açıklamasının ardından geldi ve ABD ordusu, Trump'ın tehdidini yerine getirerek saldırılarını sürdürdü.

Saldırıların ilk dalgası Çarşamba günü erken saatlerde gerçekleşirken, ikinci ve daha kapsamlı dalga Perşembe sabahı şafak vakti düzenlendi. Hedef alınan bölgelerin askeri tesisler, mühimmat depoları ve komuta merkezleri olduğu belirtiliyor. İranlı yetkililer, saldırıların uluslararası hukuku ihlal ettiğini ve bölgedeki gerilimi tehlikeli bir seviyeye taşıdığını ifade ederek uluslararası toplumu kınamaya çağırdı. Bu yeni saldırı dalgası, iki ülke arasındaki zaten gergin olan ilişkileri daha da derin bir krize sürükleme potansiyeli taşıyor.

Donald Trump, Ankara'daki NATO Zirvesi'nde gazetecilere yaptığı açıklamada, ABD ordusunun zaten saatler önce İran'a saldırdığını doğrulamış ve Perşembe sabahı yeni saldırıların düzenleneceğini duyurmuştu. Trump'ın bu sert çıkışı, İran'ın bölgedeki faaliyetlerine ve nükleer programına yönelik ABD'nin "maksimum baskı" politikasının bir devamı olarak yorumlandı. ABD'nin bu eylemleri, İran'ın misilleme yapma ihtimalini artırarak Orta Doğu'da geniş çaplı bir çatışma riskini gündeme getiriyor.

ABD-İran Gerilimi ve Tarihsel Arka Plan

ABD ile İran arasındaki gerilim, 1979 İslam Devrimi'nden bu yana köklü bir geçmişe sahiptir. Şah rejiminin devrilmesi ve ardından gelen rehine kriziyle başlayan bu düşmanlık, yıllar içinde farklı boyutlara evrildi. Özellikle İran'ın nükleer programı, ABD'nin ve Batılı müttefiklerinin en büyük endişe kaynaklarından biri haline geldi. 2015 yılında imzalanan Kapsamlı Ortak Eylem Planı (JCPOA) olarak bilinen nükleer anlaşma, İran'ın nükleer faaliyetlerini kısıtlaması karşılığında yaptırımların hafifletilmesini öngörüyordu. Ancak Donald Trump yönetimi, 2018 yılında bu anlaşmadan tek taraflı olarak çekilerek İran'a yönelik yaptırımları yeniden uygulamaya koydu ve "maksimum baskı" kampanyasını başlattı.

Bu tarihten itibaren iki ülke arasındaki ilişkiler hızla kötüleşti. Hürmüz Boğazı'nda tanker saldırıları, Suudi Arabistan'daki petrol tesislerine yönelik saldırılar ve ABD'ye ait insansız hava araçlarının düşürülmesi gibi olaylar, gerilimi tırmandıran önemli dönüm noktaları oldu. ABD, İran'ı bu tür eylemlerin arkasında olmakla suçlarken, İran ise iddiaları reddederek kendi savunma haklarını kullandığını savundu. Bu karşılıklı suçlamalar ve eylemler, bölgede sürekli bir çatışma tehdidi oluşturdu ve uluslararası toplumda büyük endişelere yol açtı.

Bölgesel ve Küresel Yansımalar

ABD'nin İran'a yönelik bu yeni saldırıları, Orta Doğu'daki istikrarsızlığı daha da derinleştirme potansiyeli taşıyor. Bölgedeki birçok ülke, bu gerilimin kendi sınırlarına sıçramasından endişe duyuyor. Özellikle Türkiye gibi hem ABD ile stratejik ilişkilere sahip hem de İran ile komşu olan ülkeler, bu gelişmelerden doğrudan etkilenebilir. Türkiye, NATO üyesi bir ülke olarak ABD ile müttefiklik ilişkilerini sürdürürken, İran ile de önemli ekonomik ve diplomatik bağlara sahiptir. Ankara'nın bu karmaşık denklemde dengeleyici bir rol oynaması ve diplomatik çözümleri teşvik etmesi bekleniyor.

Küresel çapta ise, bu saldırılar petrol piyasalarında dalgalanmalara yol açarak enerji fiyatlarını etkileyebilir. Ayrıca, Birleşmiş Milletler (BM) ve Avrupa Birliği (AB) gibi uluslararası örgütler, tarafları itidale davet ederek diplomatik kanalların açık tutulması çağrısında bulunuyor. İspanya ve diğer AB ülkeleri, genellikle diyalog ve diplomasi yoluyla gerilimin azaltılmasından yana bir tutum sergilemektedir. Ancak, ABD'nin tek taraflı eylemleri, bu tür diplomatik çabaları zorlaştırabilir ve bölgedeki krizin daha da derinleşmesine neden olabilir. Uzmanlar, bu tür askeri müdahalelerin, uzun vadede bölgedeki terör örgütlerinin güçlenmesine zemin hazırlayabileceği ve daha geniş çaplı bir vekalet savaşını tetikleyebileceği konusunda uyarıyor.

Etiketler:
#abd#iran#saldr#orta-dou#trump
Paylaş:
Kaynak: Ara.cat