🇪🇸 Barselona, İspanya'dan Türkçe Haberler
Gündem

ABD'den Güney Kore'ye İran Tepkisi: Ortak Tatbikatlar Azaltılıyor

17 Ağustos 2026, Pazartesi
4 dk okuma
Kaynak: Ara.cat
ABD'den Güney Kore'ye İran Tepkisi: Ortak Tatbikatlar Azaltılıyor

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ile Güney Kore arasındaki askeri iş birliğinde önemli bir değişiklik yaşanıyor. Dönemin ABD Başkanı Donald Trump, geçtiğimiz günlerde Pentagon'un Güney Kore topraklarında her yıl gerçekleştirdiği ortak askeri tatbikatların kapsamını daraltacağını duyurdu. Bu kararın temelinde, Seul yönetiminin ABD'ye İran ile yaşanan gerilimde destek vermeyi reddetmesi yatarken, Trump'ın Kuzey Kore lideri Kim Jong-un ile kurduğu "iyi ilişkinin" de bu kararda etkili olduğu belirtildi. Bu hamle, iki ülke arasındaki köklü ittifakın geleceğine dair soru işaretleri yaratırken, bölgesel güvenlik dinamiklerini de derinden etkileyecek potansiyele sahip.

ABD-Güney Kore İttifakında Çatlaklar: THAAD ve Tatbikatlar

ABD'nin Güney Kore'ye yönelik attığı bu adım, aslında ilk değil. Daha önce de Kuzey Kore'nin nükleer ve füze tehditlerine karşı caydırıcı bir rol üstlenen THAAD (Terminal Yüksek İrtifa Bölge Savunması) füze savunma sisteminin geri çekilmesi gündeme gelmişti. THAAD sistemleri, balistik füzeleri atmosferin üst katmanlarında veya uzayda imha etme kapasitesiyle biliniyor ve Güney Kore'nin savunması için kritik öneme sahipti. Bu sistemin geri çekilmesi olasılığı dahi, Seul'ün savunma kapasitesi ve bölgesel güvenlik algısı üzerinde büyük bir endişe yaratmıştı. Çin de THAAD sistemlerinin bölgeye yerleştirilmesine kendi ulusal güvenlik çıkarlarına aykırı olduğu gerekçesiyle şiddetle karşı çıkmıştı.

Şimdi ise sıra, yıllardır iki ülkenin askeri hazırlığını ve birlikte çalışma kabiliyetini pekiştiren büyük ölçekli ortak tatbikatlara geldi. "Key Resolve" ve "Foal Eagle" gibi adlarla bilinen bu tatbikatlar, ABD ve Güney Kore ordularının koordinasyonunu sağlamak, savaş senaryolarına karşı hazırlıklı olmak ve Kuzey Kore'ye karşı güçlü bir caydırıcılık mesajı vermek açısından hayati bir rol oynuyordu. Bu tatbikatların azaltılması, hem Güney Kore'nin savunma kapasitesini zayıflatma riski taşıyor hem de Kuzey Kore'ye yanlış bir mesaj gönderme potansiyeli barındırıyor. Uzmanlar, bu tür hamlelerin ittifakın gücünü aşındırabileceği ve bölgesel istikrarsızlığı artırabileceği konusunda uyarıyor.

Kararın temel nedenlerinden biri olarak gösterilen Güney Kore'nin İran politikasındaki tutumu, dönemin ABD yönetiminin "Önce Amerika" (America First) dış politika felsefesinin bir yansıması olarak değerlendirilebilir. Donald Trump yönetimi, 2018'de İran nükleer anlaşmasından (JCPOA) tek taraflı olarak çekilmiş ve Tahran'a yönelik ağır yaptırımlar uygulamaya başlamıştı. ABD, müttefiklerinden de bu yaptırımlara uymalarını ve İran'a karşı askeri veya diplomatik destek vermelerini talep etmişti. Ancak Güney Kore, İran ile olan ekonomik ilişkilerini tamamen kesmek veya Orta Doğu'daki bir çatışmaya doğrudan dahil olmak konusunda isteksiz davrandı. Seul yönetimi, özellikle petrol tedarikinde İran'a olan bağımlılığı ve bölgedeki ticari çıkarları nedeniyle daha dengeli bir politika izlemeyi tercih etti. Ayrıca, Güney Kore'nin birincil güvenlik önceliği, her zaman Kuzey Kore tehdidi olmuştur ve Orta Doğu'da yeni bir cephe açmak, stratejik kaynaklarını dağıtmak anlamına gelecekti.

Arka Plan: ABD-Güney Kore İttifakının Tarihsel Kökenleri ve Trump Dönemi

ABD ile Güney Kore arasındaki ittifak, 1950-1953 Kore Savaşı'nın ardından şekillenmiş ve yarım asırdan fazla süredir bölgedeki en güçlü askeri ortaklıklardan biri olmuştur. Bu ittifak, Kuzey Kore'nin saldırgan tutumlarına karşı Güney Kore'nin güvenliğini sağlamanın temel direği olarak kabul edilir. Günümüzde yaklaşık 28.500 ABD askeri, Güney Kore topraklarında konuşludur. Ancak Donald Trump'ın başkanlığı döneminde bu ittifak, maliyet paylaşımı ve stratejik öncelikler konusunda ciddi gerilimler yaşadı. Trump, Güney Kore'nin ABD askeri varlığının maliyetini daha fazla karşılaması gerektiğini savunmuş, aksi takdirde birliklerin çekilebileceği sinyallerini vermişti. Bu durum, Seul'de büyük bir endişe yaratmıştı.

Aynı zamanda, Trump'ın Kuzey Kore lideri Kim Jong-un ile doğrudan diplomasi yürütme çabaları da ittifak içinde karmaşık bir durum yarattı. Trump, Kim ile Singapur, Hanoi ve Kore Yarımadası'ndaki silahsızlandırılmış bölgede (DMZ) üç kez bir araya gelmişti. Bu zirveler, nükleer silahsızlanma konusunda somut bir ilerleme kaydedemese de, Trump'ın Kuzey Kore'ye yönelik geleneksel ABD politikasından sapmasını gösteriyordu. Trump, ortak tatbikatları "çok pahalı" ve "provokatif" olarak nitelendirerek, Kim Jong-un ile olan ilişkisini iyileştirme adına bu tatbikatları azaltma eğilimindeydi. Bu durum, Güney Kore'yi bazen ABD'nin Kuzey Kore politikasında dışarıda bırakıldığı hissine kapılmasına neden oldu ve ittifakın uyumunu zorladı.

Sonuç ve Küresel Etkiler: Türkiye İçin Çıkarımlar

ABD'nin Güney Kore'ye yönelik bu kararı, sadece Kore Yarımadası'nı değil, küresel ittifak ilişkilerini de etkileyecek nitelikte. Bu tür tek taraflı adımlar, müttefikler arasında güven erozyonuna yol açabilir ve bölgesel güç dengelerinde belirsizlik yaratabilir. Güney Kore, ABD'nin koruyucu şemsiyesinin zayıflaması durumunda, kendi savunma kapasitesini artırma veya Çin gibi diğer bölgesel aktörlerle ilişkilerini yeniden gözden geçirme yoluna gidebilir. Kuzey Kore ise bu durumu, ABD-Güney Kore ittifakındaki bir zayıflık işareti olarak algılayarak provokatif eylemlerini artırma fırsatı bulabilir.

Bu olay, Türkiye gibi NATO üyesi ve ABD ile stratejik ortaklığı olan ülkeler için de önemli dersler içermektedir. ABD'nin "Önce Amerika" politikası çerçevesinde müttefiklerinden daha fazla maliyet paylaşımı talep etmesi ve kendi jeopolitik çıkarları doğrultusunda hareket etmeyen ülkelere karşı yaptırım veya kısıtlama yoluna gitmesi, küresel ölçekte müttefiklik kavramının yeniden sorgulanmasına neden olmuştur. Türkiye de S-400 hava savunma sistemleri alımı gibi konularda ABD ile benzer gerilimler yaşamış, F-35 programından çıkarılma gibi sonuçlarla karşılaşmıştır. Güney Kore örneği, müttefiklerin ulusal çıkarlarını korurken, büyük güçlerin beklentileriyle nasıl bir denge kurmak zorunda kaldıklarını net bir şekilde göstermektedir. Bu tür kararlar, uzun vadede küresel güvenlik mimarisini ve uluslararası ilişkilerin doğasını değiştirebilecek potansiyele sahiptir.

Etiketler:
#abd#gney-kore#iran#askeri-tatbikat#uluslararas-ilikiler
Paylaş:
Kaynak: Ara.cat